Bu tahmin iyi işaret

Göstergeler olumlu
Merkezi Washington'da bulunan Uluslararası Finans Enstitüsü'nün (IIF) Türkiye raporu, ekonomi açısından umut verici: "AB süreci, enflasyonun düşmesi, hızlanan özelleştirme ve programın yürümesi, doğrudan sermaye girişini artıracak."
Özelleştirme iyi
Raporda şu tahminler yer alıyor: "Gelişmeler, dolaylı yabancı sermaye girişini hızlandırdı. Ülkeye bu yıl ve gelecek yıl 10'ar milyar dolar doğrudan sermaye girişi olması mümkün. Özelleştirmede hedef tutacak. En büyük sorun cari açık."

İSTANBUL - Merkezi Washington'da bulunan Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), Türkiye'ye bu yıl ve gelecek yıl 10'ar milyar doların üzerinde doğrudan yabancı sermaye girişinin beklendiğini açıkladı. Uluslararası bankaların ve mali kuruluşların üye olduğu Uluslararası Finans Enstitüsü'nün raporuna göre, makroekonomideki gelişmeler, enflasyondaki düşüş, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile stand-by programının yürütülmesi, özelleştirmenin hızlanması, yabancı bankaların Türkiye'ye ilgilerinin artması ve Avrupa Birliği (AB) ile müzakerelerin başlayacak olması gibi unsurlar, Türkiye'ye doğrudan yabancı sermaye girişini artıracak.
8 milyar dolarlık gelir
Türkiye'nin özellikle enflasyon, borçlanma ve kamu finansman açığı konularında önemli iyileşmeler kaydettiğinin vurgulandığı raporda, doğrudan yabancı sermayenin yanı sıra, dolaylı portföy cinsi yabancı sermayenin de Türkiye'de arttığı vurgulandı.
Büyük özelleştirmelerin gerçekleştirilmeye başlandığına dikkat çekilen IIF'nin raporunda, bütün bu gelişmeler çerçevesinde, Türkiye'ye girecek olan yabancı sermayenin artarak devam edeceği ifade edildi. Türkiye'nin bu yıl, özelleştirme hedefini tutturacağının belirtildiği raporda, özelleştirmelerin bu trendde devam etmesi halinde, gelecek yıl 8 milyar dolardan fazla özelleştirme geliri elde edebileceği ifade edildi.
Türkiye'nin başarılı kamu maliyesi politikası sonucunda kamu finansman açığını daralttığı ve faiz dışı fazla hedefini tutturduğunun belirtildiği Uluslararası Finans Enstitüsü'nün raporunda, hükümetin, gelecek yıl, daha çok yatırıma kaynak ayırabilmek için muhtemelen IMF'den, faiz dışı fazla hedefinin düşürülmesini isteyeceği vurgulandı. Enerji özelleştirmelerinin ise bazı düzenlemelerin gerekmesi nedeniyle, gelecek yıldan itibaren hız kazanabileceği de kaydedildi.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın faiz politikasını yürütürken, enflasyon ve cari işlemler açığı ikilemi arasında kaldığının vurgulandığı raporda, Merkez Bankası'nın faiz oranlarını düşürmesinin Yeni Türk Lirası'nı zayıflatarak, cari işlemler açığının daraltılmasına katkıda bulunacağı, faiz oranlarının değiştirilmemesinin ise enflasyonla mücadeleye destek olacağı ifade edildi.
En büyük sorun cari açık
Cari işlemler açığının en önemli sorunların başında geldiğine dikkat çekilen raporda, bu yıl gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yüzde 5.1'i oranında beklenen cari açığın, gelecek yıl, artan ihracatla birlikte GSYİH'nin yüzde 4.7'sine gerileyebileceği kaydedildi.
Raporda, kamu maliyesi politikasının yolunda gitmesi durumunda, Avrupa Birliği'ndeki, Türkiye'yi ilgilendiren olumsuz gelişmelerin Türkiye ekonomisini etkilemeyeceği de vurgulandı.