Bu yaz tarlayı da çiftçiyi de 'kuruttu'

Bu yaz tarlayı da çiftçiyi de 'kuruttu'
Bu yaz tarlayı da çiftçiyi de 'kuruttu'
Nisana kadar tarlalara damla yağmur düşmemesi zaten toprağı kıraç olan İç Anadolu'yu vurdu. Köylülerin tarımdan aldığı verim 3'te 1 indi, masraflar katlandı.
Haber: CAN MUMAY - can.mumay@radikal.com.tr / Arşivi

Mevlana’nın hoşgörüsü ile bilinen Konya, bu yazı kuraklık ile geçirdi. İkindi yağmurları olarak bilinen bahar yağmurlarının beklenenden az yağması ve karın nisan ayında ancak yerden kalkması buğdayın kilosunu 65 kuruşa kadar çıkardı. Biz de tarlaları kurutan ve çiftçileri zor durumda bırakan bu kuraklığı yerinde görmek için Anadolu yollarına çıktık. Konya Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner son 40 yılın en çetin kışını geçirdiklerini ifade ederek, yağmurun çok az yağdığını söylüyor. Ataiyibiner, “Konya genelinde tarımdan alınan verim ortalama 3’te 1 oranında düştü, girdilerimiz çok yüksek” diyor. Kendisi de sulu arazide ekim yapan Ataiyibiner kuraklıktan kıraç arazilerde ekim yapanlara nazaran daha az etkilenmiş.
Birlikte Meram Hasanköy’de tarlaları gezdiğimiz Meram Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Hüdaver Sağlam da, “Mazot 4 liraya dayanmış, gübre fiyatları almış başını gidiyor, bu ortamda çiftçinin kazanması mümkün değil” diyor. Meram’daki tarlalarda kuraklığın izlerine rastlamak mümkün. Anızların boyu olması gerekenden çok daha kısa kalmış. Sağlam bu konu ile ilgili olarak, “İşte kuraklığın boyutlarını anız boylarından anlayabilirsiniz. Köylü ufacık bir buğday sapı bile ziyan olmasın diye arazileri tıraşlamış, neredeyse yakacak anız bile kalmadı” diyor. Sağlam, kuraklığa bağlı olarak çiftçilerin borç ertelemesi hakkında da, bu uygulamanın bir anlam ifade etmediğini söylüyor. Başkan Yardımcısı, “Tamam borçlar ertelendi ama çiftçinin tarım kredi kooperatiflerindeki mal kotaları doldu. Zaten yeni malzeme ve alımı borç ile yapamayacaklar” diyor.

 

Saman fiyatı rekor kırdı
Kuraklığa bağlı olarak ekinlerin boyunun kısa kalması saman fiyatlarını da ciddi oranda etkilemiş. Geçen yıl kilosu 18 kuruş olan saman fiyatları bu yıl 65 kuruşa kadar çıktı. Samanın kilosu bu yıl buğday ekiminin olmadığı Karadeniz’de ise 1.25 TL sınırını geçti. 2011 hasat zamanında bir balya saman (20 kilogram) 2.5 liraya alıcı bulurken, bu yıl 1 balya samanın fiyatı 7.5-10 lira arasında değişiyor. Konu ile ilgili konuşan Nevşehir Ziraat Odası Başkanı Mustafa Ekiz, “Bu yılki kuraklık yüzünden saman fiyatları ciddi bir biçimde arttı. Buna bağlı olarak yem endüstrisi de etkilenecek, hayvancılık bitme noktasına geldi” dedi. Dekar alanda aldıkları verimin geçen yıl 400 ile 600 kilogram buğday olduğunu ifade eden Ekiz, “Bu yıl dekar alandan ancak 250 kilogram verim alabiliriz” diyor.

 

Muhtar bakkal olursa...
Tarlaları gezdikten sonra kasaba halkı ile görüşmek için tekar yola çıkıyoruz. Kırşehir’in Kaman ilçesine bağlı Hamit kasabasında halkın en önemli geçim kaynağı tarım. Cumhuriyetin erken yıllarında dinamit yolu ile açılarak ulaşım sağlanan köye Hamit’in yarması da deniyor. Bu köydeki insanların en önemli geçim kaynağı tarım ancak girdilerin fazla olması ve yerel yöneticilerin ilgisizliği çiftçileri bıktırmış. Kırıkkale Üniversitesi’nde motor teknisyenliği okuyan Alişen Gürbüztürk (21), “Muhtar bakkal olursa çiftçinin sorunundan ne kadar anlar” diyor. Genel olarak köy muhtarlarının il tarım ve ziraat odaları ile ilişkileri sağlaması gerektiğini söyleyen Gürbüztürk, “Muhtarlar çiftçinin sorunları ile ilgilenmiyor,sesimizi duyurmakta zorlanıyoruz” diyor. Yerel yönetimlerden şikayetçi olan diğer bir köylü ise Veysel Mirza. Ankara -Kayseri karayolu üzerinde karpuz satarak geçimini kazanan Mirza’nın asıl mesleği demir ustalığı. Elinden bir an olsun kitap gazete düşürmeyen ‘Veysel Dayı’ köyün okumuşlarından. Yanına gittiğimde elinde okuduğu Ahmet Ümit, ‘Beyoğlu Rapsodi’sini bırakıyor ve anlatmaya başlıyor. Mirza, Türkiye ’de 70’li yıllarda emeğe saygı olduğunu ama 12 Eylül’den sonra köylülerin de hakkını arayamadığını, pasifize olduğunu bildiriyor. Hamitlilerden Tahir Silsüpür’ün soyu ise İstiklal Mahkemeleri törpüsünden geçip idam edilmiş olan Kırşehir milletvekili Rıza Silsüpür’e dayanıyor. Tahir Silsüpür, “Çiftçiler korkuyor. Örgütlü olarak bir direnseler kimse önlerinde duramaz. Tarım her şeydir” diyor.

Kışın okulda yazın tarlada Kaman’daki köylülerden kimisinin eli kışın kalem tutuyor. Yazın ise başakların arasına giriyorlar. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okuyan Ruhi Silsüpür, yazları ailesine yardım ediyor. Diğer bir okuyan çiftçi ise Alişen Gürbüztürk. Kırıkkale Üniversitesi’nde Motor Teknisyenliği bölümünde eğitimine devam eden Gürbüztürk, bu yıl da okulunu bitirdikten sonra motor teknisyenliği bir an önce işine başlamak istediğini belirtiyor. Ankara ODTÜ’de makine mühendisliği okuyan Mustafa Şener de, erken yaşına rağmen çiftçilikte jübilesini yapmış. Asıl olarak Ankara’da yaşayan Şener, yazları bazen akrabası olan Ruhi ve Alişen’e yardım etmek için Hamit kasabasına geliyor.

Eleme tesisi boş, kanal lkuru
Hamit kasabasında ayçekirdeği eleme tesisleri de bomboş. Köylüler bu mevsimde elemenin tıklım tıklım dolu olması gerektiğini söylüyor. Kuraklık yüzünden verim ve ürün miktarı boş olunca tesislerde işlenen ürün de azalmış. Eleme tesisinde çalışan Fahrettin Atalay, “Ağustos sonu gibi çiftçi tarlasında ay çiçeklerini kestirir ve bize gelirler ama şu an tesis çok tenha” diyor. Kuraklığın etkilerini azaltmanın en önemli yolu damla sulama sistemine geçmek. Hemen hemen her köylünün ağzında damla sulama var. Kaman Ziraat Odası Başkanı Selami Kayhan’a göre, sulamadaki asıl sorun kanalların çok eski olması. Sulama kanallarının hali gerçekten de içler acısı. Suyu asıl dağıtan yavru kanalların derinliği 1 metre, boyu ise 50 cm kadar. Bu kanallarda su olduğu zaman sürekli olarak taşıyor ve ekinleri berbat ediyor.

bigPara.com