Bütçeye sivil toplum takibi

Sivil toplum örgütleri bütçeyi izlemeye aldı. Ekonomi Politikaları Araştırma Enstitüsü'nün ardından Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) da bütçe izleme raporu yayımladı.

ANKARA - Sivil toplum örgütleri bütçeyi izlemeye aldı. Ekonomi Politikaları Araştırma Enstitüsü'nün ardından Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) da bütçe izleme raporu yayımladı. Raporda, 2005'te IMF tanımlı faiz dışı fazlaya ulaşılamayacağı tespiti yapılırken, 2006'da mali disiplinin de sıkılaştırılmadığına vurgu yapıldı. 2005 bütçesinde sosyal güvenlik kaynakla 3.2 milyar YTL'lik sapma olacağına dikkat çekildi.
TESEV adına Pelin Yenigün Dilek'in hazırladığı, 'Sivil Toplum Bütçeyi İzliyor: 2006 Kamu Bütçesini İzlerken Nelere Dikkat Edilmeli' başlıklı raporda, 2005 bütçe uygulamaları değerlendirildi ve üç yıllık hedefler irdelendi. Raporda yer alan tespitlerin bazıları şöyle:
FAİZ DIŞI FAZLA TUTMAZ: Bütçe faiz harcamaları faiz oranlarının hızla düşmesiyle 2005 bütçesindeki harcamaların küçülmesine bağlı olarak yıl sonunda bütçe açığı GSMH'nın yüzde 6'sı değil, yüzde 3'ü civarında gerçekleşecek. Fakat faiz dışı fazla açısından, sapmanın boyutu büyük olmasa da, hedefin altında kalma ihtimali var. 2005 bütçe planı GSMH'nin yüzde 5.1 faiz dışı fazla öngörüyordu. Ancak bu hedef konulurken faiz dışı harcamaların GSMH'ya oranının bir puan artması, vergi gelirlerindeki artışın da bunu finanse edeceği planlanmıştı. Revize bütçe rakamlarından hem vergi gelirlerinde, hem de faiz dışı harcamalarda 2005 bütçe başlangıç hedefine ulaşılacağını anlıyoruz; sapmanın IMF tanımlı vergi dışı gelirlerden kaynaklandığını tahmin ediyoruz.
Mali disiplinin önemli bir parçası olan diğer kamu sektöründeki performansla ilgili gerçekleşme tahminleri yayımlanmadı. En son Ağustos 2005 sonu itibarıyla yayımlanan konsolide kamu sektörü gerçekleşmelerinde, KİT'lerden elde edilen sekiz aylık faiz dışı fazlanın (880 milyon YTL) yıl sonu hedefinden (4.051 milyon YTL) çok düşük gerçekleştiği görülüyor.
KİT'lerin performansındaki kötüleşmenin bir miktar fonlarla telafi imkânı olsa da, yıl sonu toplam faiz dışı fazlanın hedeflenen yüzde 6.5'in altında çıkmasının mümkün olduğunu tahmin ediyoruz.
TARIMSAL KİT'LER: Arz-talep dengesi dikkate alınarak uygulanan tarımsal ürün alımları, 2004 ve 2005'teki yüksek alımlar nedeniyle TMO'da tam gerçekleştirilememiştir. 2005'te 700 bin ton olarak programlanan buğday alımlarının 4.3 milyon ton gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. 8.5 milyon ton programlanan şekerpancarı alımı da 9.3 milyon ton oldu.
SOSYAL GÜVENLİKTE SAPMA: Sosyal güvenlik harcamaları yüzünden cari transferlerde sene sonu itibarıyla 3 bin 152 YTL'lik ciddi düzeltmeye gidileceği tahmin ediliyor. Sosyal güvenlik kurumlarına transferlerin nominal seviyesi 2006'da 2005 ile aynı, sağlık harcamalarında ve tarımsal desteklemede sadece yüzde 5'lik artış var. Bunların tutabilmesinin tek yolu, 2005'te yapılmayan reformların hemen Meclis'ten geçip uygulanmaya başlanması. Aksi halde, hedefi tutturmak yine ödenekler arasında transferle mümkün olabilir.
ÖTV-KDV HEDEFİN ALTINDA: 2005'te dolaysız vergilerde tahminlerin üzerinde tahsilat yapılırken, dolaylı vergilerde sene başı tahminlerinin ciddi altında kaldı. Dolaylı vergilerde özellikle vergi oranlarının değiştirildiği iki kalemde hedef oldukça saptı. İlki, KDV'nin bazı ürünlerde düşürülmesi; ikincisi içkilerden alınan ÖTV'nin artırılmasının tahsilatı düşürmesinden kaynaklanıyor.
2006 DAHA SIKI DİSİPLİN İÇERMİYOR: Üç yıllık bütçe olumlu. En büyük eksiklik kamu kurumlarının dengesinin açıklanmamış ve program tanımlı faiz dışı fazla tahminlerinin verilmemesi. Yeni yılda bütçe açığı GSMH'nın yüzde 2.4'üne düşüyor. Ancak, Disiplin açısından yeni bütçede sıkılaşma yok. Program tanımlı faiz dışı fazla 2005'teki gibi GSMH'nın yüzde 5.1'i hedefleniyor. Toplam kamuda faiz dışı fazlaya nasıl ulaşılacağı net açıklanmadı. 2006'da azalacak KİT gelirlerinin faiz dışı fazla hedefinde nasıl telafi edileceği çok büyük bir önem taşıyor.
BORÇ STOKUNDA HASSASİYET: Özellikle faiz dışı fazladaki meydana gelecek gevşeme, reel faizlerin yükselmesiyle, kamu borcundaki azalmanın durmasına sebep olabilir. İyileşmenin devamı, mali disiplinin reformla kalıcı hale getirilmesinden geçiyor.