'Büyük Buhran koşullarına geri dönülmesi riski vardı'

'Büyük Buhran koşullarına geri dönülmesi riski vardı'
'Büyük Buhran koşullarına geri dönülmesi riski vardı'

Fischer, ?Krizden çıkışta bazı ülkelerde vergilerin artırılması gerekecek? dedi.

Krizin en büyük tehlikesinin 'Büyük Buhran koşullarına geri dönmek' olduğunu belirten İsrail Merkez Bankası Başkanı Fischer, 'Dünya bir çökmeyle karşı karşıyayken küresel koordinasyonun vurgulanması çok hoştu' dedi

İSTANBUL - Daha önce IMF Başkan Yardımcılığı yapan, eski Citigroup Başkanı ve şu anda İsrail Merkez Bankası Başkanı olan Stanley Fischer, katıldığı ‘Krizde Mali Politikalar ve Toparlanma’ konulu seminerde “Bu krizde en büyük tehlike ‘Büyük Buhran’ın koşullarına geri dönülmesiydi” dedi.

Her ülkenin çıkışı farklı
IMF’nin kriz süresince mali genişleme gereksinimi geliştirmek için yaptıklarının memnuniyet verici olduğunu belirten Fischer şöyle konuştu:
“Krizden çıkış yollarını tartışırken, cevaplar çoğunlukla ülke bazında verilebilir. Yükselen ekonomiler için yapılan G-20 tahminlerinde borcun GSYİH’e oranının düşmesi öngörülüyor. Hatta bazı sanayileşmiş ülkelerde bile bu oranın inmesi bekleniyor. Krizden çıkış sürecinde bazı ülkelerin vergilerinin artırılması ve harcamaların azaltılması gerekecek. Birçok ülkede çok zorluk çekilmeden hesaplar konsolide edilebilecek. Bu da mali politikalar ve parasal politikalarla gerçekleştirilecek.” 

Büyük Buhran’ın oğlu
Krizde koordinasyonun vurgulanmasının çok hoş bir şey olduğunu beliren Stanley Fischer, “Bütün dünya bir çökmeyle karşı karşıyayken, bu çok önemliydi. Belki de Büyük Buhran olmasa bile, Büyük Buhran’ın oğluyla karşı karşıyaydık” dedi.
“Biz İsrail olarak kriz boyunca bir mali politika izlemedik” diyen Fischer konuşmasını şöyle sürdürdü: “Başbakanımız eylülde istifa ettiğini açıkladı. Harcamalarımızı yeni bir hükümet gelene kadar genişletmedik. Yeni hükümet temmuzda kurulana kadar bir mali politikamız yoktu. Bizim için toparlanma 2009’un ikinci yarısında başladı. Ama biz krizden önce çok güçlü bir pozisyonda olduğumuz için şanslıydık. Bankalarımızın durumu iyiydi, cari dengemiz fazlalık veriyordu, hane halkı geliri iyi bir durumdaydı. Bu yüzden resesyondan çok hızla çıktık. Umuyorum ki bu toparlanma devam eder ve IMF yaptığı en iyi işi yapmaya devam eder. Bu da ülkelere mali politikalarını düzene sokmayı söylemek!”

‘Öncelik büyüme olmalı’
MHP Antalya Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi, Başbakan Erdoğan’ın Merkez Bankası’nın bağımsızlığından şikayet ettiğini belirterek, Fischer’e “Sizin döneminizde bağımsızlık önerilmişti” dedi. Bağımsızlıkla ilgili bir şey söylemeyen Fischer’in yanıtı ise şöyle oldu: “Eskiden Türkiye’yi çok yakından takip ediyordum ama şu anda mali kuralın ne olduğunu bilmiyorum. GSYİH’ın bu yıl yüzde 5 oranında düşmesi bekleniyor. Bence ülkenizin mali kural kapsamında, şu andaki önceliği tekrar sürdürülebilir büyümeye dönüş yapmak. Eğer bir mali kural uygulanmaya başlanırsa, bunun da bir yardımı olur. Düşük faiz oranları mali politikanın etkisini arttırır, tam tersi değil.”

Tam kalkınıyorduk kriz çıktı
Ruanda Maliye Ve Ekonomi Planlama Bakanı James Musoni de, krizin yoksul ülkeleri direkt vurduğunu ve önemli bir gıda krizi yarattığını söyledi. Musoni, 1990’ların sonunda ülkesinde yaşanan iç savaşı hatırlatarak, “Tam toparlanmaya başladık, kriz çıktı. Bugüne kadar yoksul ülkeler için yapılanlar yeterli değil” diye konuştu.