Büyümede acı fren

Aralıksız 19 çeyrek hızlı büyüyen ekonomi frene bastı.
2006'nın üçüncü çeyreğindeki büyüme hızı yüzde 3.4'te kaldı. 2006'nın ikinci çeyreğinde bu rakam yüzde 7.8 idi.
Düşüşte mayısta piyasaları sarsan dalgalanma ve 2007'ye ilişkin siyasi belirsizlik ihtimali etkili oldu. Yine de dokuz aylık büyüme hızı yüzde 5.6'yla hedefin üstünde.


Büyütmek için tıklayınız
İSTANBUL- Yılın üçüncü çeyreğindeki büyüme rakamıyla tam 19 çeyrektir büyüyen Türkiye ekonomisi artık frene basıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK), sabit fiyatlarla 2006 yılı 9 aylık büyüme hızını yüzde 5.6, üçüncü çeyrek büyüme hızını ise yüzde 3.4 olarak açıkladı.
Büyüme hızı 2005 yılında yüzde 7.4 olurken, 2006 yılının ilk çeyreğinde yüzde 6.5, ikinci çeyrekte de yüzde 7.8 olarak gerçekleşmişti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üretim yöntemiyle hesaplanan gayri safi milli hasıla (GSMH) ve harcama yöntemiyle gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre, bu yılın üçüncü çeyreğinde GSYH artışı (ekonomik büyüme) yüzde 3.4, GSMH artışı ise sabit fiyatlarla yüzde 3 oldu.
İstikrar endişesi var
Büyüme hızının gerilemesinde sanayideki yavaşlama, tarımsal üretimin küçülmeye devam etmesi ve tüketimin de Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele programı çerçevesinde faizleri artırmasının etkisiyle baş aşağı gitmesi etkili oldu. Yılın ilk üç aylık döneminde yüzde 4.5, ikinci üç aylık döneminde yüzde 10.8 oranında büyüyen sanayi üçüncü çeyrekte ise büyüme hızını yüzde 6.4'e düşürdü. Sanayide büyüme hızının yavaşlamasının en önemli nedenlerii olarak mayıs ve haziranda piyasalarda yaşanan dalgalanmanın yanı sıra 2007'de Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler nedeniyle doğabilecek siyasi istikrarsızlığın sanayiciyi yatırımdan, iç talep yetersizliğinin de üretimden caydırması gösteriliyor. Sanayide dokuz aylık büyüme ise yüzde 7.3 olarak gerçekleşti.
Merkez'in faizi yansıdı
Tarımda ikinci çeyrekte yaşanan küçülme üçüncü çeyrekte de hızlanarak devam etti. İkinci çeyrekte yüzde 1.6 oranında küçülen tarım, üçüncü çeyrekte de yüzde 2 küçüldü. Tarımdaki dokuz aylık küçülme ise yüzde 1.2 oldu. Üçüncü çeyrekteki büyümeyi özel nihai tüketimdeki ciddi daralma da etkiledi. Yılın ilk üç ayında yüzde 8.4 oranında büyüyen özel nihai tüketim yılın ikinci üç aylık döneminde yüzde 10.3 oranında artmıştı.
Ancak Merkez Bankası'nın mayıs ve haziran aylarındaki dalgalanmanın enflasyonla mücadeleye verdiği zararı en aza indirmek için yaptığı yüksek faiz artırımları ve buna bağlı olarak talebin ertelenmesi etkisini üçüncü üç aylık dönemde gösterdi.
Söz konusu dönemde özel nihai tüketim yalnızca yüzde 1.3 oranında arttı. Dayanıklı tüketim yüzde 8.9, gıda tüketimi ise yüzde 1.1 oranında geriledi. Bu da yılın üçüncü çeyreğindeki büyümeye olumsuz etki yaptı.
Bu arada yılın üçüncü üç aylık döneminde harcama yöntemiyle GSYH tahmininde devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 15.4, gayri safi sabit sermaye oluşumu yüzde 9.4 , mal ve hizmet ihracatı yüzde 5.7 , mal ve hizmet ithalatı yüzde 1.7 artış gösterdi.
En yükseği sanayiden
İkinci çeyrekte özel tüketim yüzde 10.4 , devletin tüketimi ise yüzde 18 artmıştı. Bu arada yılın dokuz ayında ise özel nihai tüketim harcamaları sabit fiyatlarla yüzde 6.2, devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 14.2 , gayri safi sabit sermaye oluşumu yüzde 15.7, mal ve hizmet ihracatı yüzde 4.1, mal ve hizmet ithalatı yüzde 6.6 oranlarında arttı.
TÜİK'e göre yılın üçüncü üç aylık döneminde sektörel olarak en hızlı büyüme yüzde 20'yle inşaat sektöründe yaşandı. Büyümeye en yüksek katkı ise yüzde 6.4 ile hızını kesen sanayi sektöründen geldi. Yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin 1.7 puanlık kısmını sanayi sektörü, 1 puanlık kısmını ise hızını sürdüren inşaat sektörü yarattı.
Tarımın katkısı yok
Yüzde 3.7'lik bir büyüme kaydeden ticaret sektörünün katkısı 0.9 puan, ithalat vergisindeki yüzde 3.23'lik artışın katkısı ise 0.2 puan olarak gerçekleşti.
Tarım sektörünün üretiminin yüzde 2 oranında azaldığı üçüncü çeyrekte, ulaştırma ve haberleşme sektörü yüzde 0.9 oranında büyüdü. Tarım sektörünün büyüme hızını 0.4 puan aşağı çektiği belirlendi.
Yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 2 gerileyen tarım sektörünün toplam üretimi 29.5 milyar YTL oldu. Söz konusu dönemde çiçekçilik ve hayvancılık dışındaki tüm alanlarda üretim geriledi. Hububat üretiminde yüzde 5, bakliyat üretiminde yüzde 1.7'lik, diğer tarla ürünlerinde de yüzde 2.9 gerileme oldu. Meyve üretimindeki gerileme ise yüzde 0.9 ile sınırlı kaldı. Ormancılık üretimi yüzde 11.8 oranında artarak parasal değerinin 451.7 milyon YTL'ye ulaştı.
388.1 milyar dolarlık ekonomiyiz
Türkiye, bu yılın üçüncü çeyreğinde düşük oranlı da olsa yüzde 3'lük büyümeyle birlikte 388.1 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. TÜİK'in çeyrek dönemler itibarıyla açıkladığı GSMH verilerinden yapılan hesaplamaya göre bu yıl eylül sonu itibarıyla son bir yıllık dönemde Türkiye'nin milli geliri cari fiyatlarla 548 milyar 939.2 milyon YTL olarak gerçekleşti. Böylece Türkiye ekonomisi 500 milyar YTL'nin üzerindeki büyüklüğünü sürdürdü. 72 milyon 974 bin kişilik nüfus dikkate alındığında 2005'te 5 bin 8 dolar olan kişi başına gelir, son bir yıllık dönem için 5 bin 318 dolar olarak hesaplandı. Geçen yılın dördüncü çeyreğiyle bu yılın ilk dokuz aylık dönemini kapsayan son bir yıllık dönemde cari fiyatlarla milli gelirdeki büyüme yüzde 16.1 oldu.
Cari açık ekim ayında patladı
Türkiye'nin ekim ayındaki cari işlemler açığı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 176.3 oranında artarak 2 milyar 476 milyon dolara yükseldi. Yılın ilk on aylık dönemindeki açık ise yüzde 67.1 oranında artışla 28 milyar 21 milyon dolara ulaştı. Ekim sonu itibarıyla yıllık cari işlemler açığı ise 34.4 milyar dolarla, hükümetin 30.7 milyar dolarlık tahmininin üzerinde gerçekleşti.
Ekimde cari açığın patlamasında dış ticaret açığının bir önceki yıla göre yüzde 45.4'lük artışla 3 milyar 432 milyon dolara ulaşması, yatırım geliri dengesinin yüzde 372 milyon dolar açık vermesi ve hizmetler dengesindeki fazlanın da yüzde 29.7 azalışla 1 milyar 160 milyon dolara düşmesi etkili oldu. Böylelikle Türkiye 10 ayda geçen yılın tümünden fazla açık vermiş oldu.
İnşaat sektörü yine lokomotif
Üçüncü çeyrekte sektörel bazda en yüksek büyüme, sabit fiyatlarla yüzde 20 ile son iki dönemde olduğu gibi inşaatta yaşandı. İnşaat ilk çeyrekte yüzde 27.1 , ikinci çeyrekte de yüzde 14.7 büyümüştü. Mayıs ve haziranda piyasalarda yaşanan dalgalanmanın henüz inşaat sektörünü etkilemediği gözlendi. Büyüme, ulaştırma haberleşmede yüzde 0.9, konut sahipliğinde yüzde 2.2, serbest meslek ve hizmetlerde yüzde 3.4, devlet hizmetlerinde yüzde 1.9 , ithalat vergisinde yüzde 3.2 , kâr amacı olmayan kuruluşlarda ise yüzde 0.2 , mali kuruluşlarda yüzde 1.5 büyüme oldu.
Bu arada TÜİK'in 2006 yılı için öngördüğü 72 milyon 974 bin kişilik Türkiye nüfusu dikkate alındığında 2005 yılında 5 bin 8 dolar olan kişi başına gelir, son bir yıllık dönem için 5 bin 318 dolar hesaplandı.
Sanayide gidişat pek parlak görünmüyor
Yılın üçüncü üç aylık döneminde büyümeye en büyük katkı sanayiden geldi. Ancak ekim ayı sanayi büyüme rakamı, yılın son çeyreği için önümüzdeki iki ayda canlanma görülmezse sonucun pek parlak olmayacağını gösteriyor. TÜİK'in rakamları sanayinin ekimde geçen yılın aynı ayına göre yalnızca yüzde 2.5 büyüdüğünü gösterdi. Sanayide yüzde 8.7'lik temmuz rakamının ardından inişe geçen büyümenin aynı yolda devam ettiği görülüyor. Ağustosta yüzde 4.8'e, eylülde yüzde 3.5'e gerileyen sanayi büyümesi üçüncü çeyrek içinde yer almayan ekimde ciddi oranda hız kesti. Şimdi kasım ve aralık rakamları bekleniyor. Eğer bu aylara ilişkin sanayi büyüme rakamları da ekimdeki gibi çıkarsa Türkiye'nin yüzde 5'lik büyüme hedefine ulaşma olasılığı azalacak.