Büyümeye '7.6 puan kriz rötuşu' geldi, hükümet 'yüzde 3.6 küçülme var' dedi

Büyümeye '7.6 puan kriz rötuşu' geldi, hükümet 'yüzde 3.6 küçülme var' dedi
Büyümeye '7.6 puan kriz rötuşu' geldi, hükümet 'yüzde 3.6 küçülme var' dedi

Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile birlikte düzenlediği toplantıda, küresel krizin Türkiye?ye etkileri hakkında bilgi verdi. FOTOĞRAF: BÜLENTUZUN/AA

*'Etkinlik ve yaygınlık bakımından daha önce görülmemiş bir kriz yaşıyoruz' diyen Bakan Nazım Ekren, 2009 yılı tahminlerini revize etmek zorunda kaldıklarını söyledi
*Hükümet, büyümede 7.6'lık geri adım attı. Yıl başında yüzde 4 öngörülen 2009 büyümesi, yüzde 3.6 daralmaya revize edildi. Yüzde 10 beklenen işsizlik yüzde 13.5'a yükseltildi

ANKARA - Hükümet, büyümeden bütçe açığına, işşizlikten faiz dışı fazlaya kadar pek çok temel ekonomik göstergeye ilişkin hedefini revize etti.
2008 yılı Avrupa Birliği’ne (AB) adaylık kapsamında hazırlanan ‘Katım Öncesi Ekonomik Program’ kapsamında revize edilen makro ekonomik rakamlara göre ekonomi 2009’da yüzde 3.6 daralacak, bütçe 48 milyar TL açık verecek.
Ayrıca vergi ve harçlar güncellenecek, vergide otomatik tahsilata geçilecek ve kamu maaş politikalarında gelir kaybına yol açacak düzenlemelere gidilmeyecek. 

Hedefler sil baştan
Nazım Ekren, Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından düzenlenen ortak basın toplantısında revize edilen rakamları açıkladı.
Bu kapsamda Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından hazırlanan programda 2009 yılında yüzde 4 oranında büyüme hedefi, yüzde 3.6 oranında daralma olarak revize edildi. Hükümet, 2008 yılı ‘Katılım Öncesi Ekonomik Program’da makro ekonomik hedeflerini sil baştan yeniledi.
Bu kapsamda büyümeyi 2009 yılı için yüzde 3.6 oranında daralma yönünde değiştiren hükümet, 2010 yılında yüzde 3.3, 2011 yılında ise yüzde 4.5 oranında büyüme gerçekleştirileceği açıkladı.
Ekonomide büyümenin en önemli göstergelerinden sanayi sektörü hedeflerinde de revizyona gidiliyor. Programda 2009 yılı için Gayrisafi Yurtiçi Hasılanın (GSYH) yüzde 3.9’u oranında artış göstermesi beklenen sanayi üretimi verileri, 2009 yılı için yüzde 9.7 daralacak. Bu verinin,  2010 yılında 3, 2011 yılında ise yüzde 4.7 oranında artış göstermesi bekleniyor.



2009’da faiz dışı fazla yok
2009 yılındaki küçülmenin, işgücüne yansıyacağına dikkat çekilen programa göre, işsizlik oranı bu yıl için 10.4 oranında artış beklerken yüzde 13.5 düzeyine yükseleceğini deklare etti. İşsizlik oranı 2010 ve 2011’de ise yüzde 13.9 düzeyinde olacak.
Yapılan revizyonla daha önce hep fazla veren IMF tanımlı faiz dışı fazla açık verilen bir yöne doğru geçiş yapacak. Bu kapsamda 2009’da 2.4 oranında olması hedeflenen faiz dışı fazla hedefi, yüzde 0.6 oranında açığa geçti.
Buna karşın hükümet, sadece enflasyon hedeflerinde değişikliğe gitmedi. Enflasyon hedefi programdaki gibi 2009’da yüzde 7.5, 2010’da yüzde 6.5, 2011 yılında ise yüzde 5.5 olarak korundu. 



Cari açık fazlaya döndü
Hükümet, DPT programında 2009 yılı için 50.5 milyar dolarlık bir cari işlemler açığı vereceğini düşünürken, programda, 2009 yılı cari işlemler açığı 11 milyar dolar olarak öngörüldü. 2010 ve 2011 yıllarında ekonominin toparlanmasıyla birlikte cari işlemler açığının bir miktar artacağı ve söz konusu rakamın 2010’da 18.6 milyar dolar, 2011’de ise 26.4 milyar dolar olacağı belirtildi.
Revize edilen rakamlar içinde en dikkat çekici olan ise bütçe rakamları oldu. Bu yıl için bütçede 10.509 milyar TL açık planlanırken, bu rakam 48 milyar TL olarak revize edildi. Bütçenin 2010 yılında GSYH’nin yüzdi 3.2’si, 2011 yılında ise 2.8’i  oranında açık vermesi bekleniyor. 

Evdeki hesap başkaydı
Oysa DPT geçen yıl 2009 yılı için GSYH’ın 1.2’si oranında bir açık vermeyi planlıyordu. Ayrıca geçen yıl yüzde 1.5 olarak gerçekleşen genel devlet açığının GSYH oranının bu yıl yüzde 4.6’ya yükseleceği ifade edilen programda, 2010 ve 2011 yılları için de söz konusu oranın için yüzde 3.2 ve yüzde 2.8 düzeyinde olacağı tahminlerine yer verildi.
Toplantının ardından bakanlar soru yağmuruna tutuldu. 

‘Ek bütçeye gerek yok’
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, ‘ek bütçe yapmayı düşünüyor musunuz? sorusuna, düşünmediklerini belirterek, şu yanıtı verdi: “Ek bütçe yapmaksızın, Hazine’nin borçlanma rakamlarının değişmesi için Meclis’e gideriz. Onun dışında vergi gelirlerinde azalma için Meclise gitmeye gerek yok. Ödeneklerde yetersizlik olursa bunlar için gidebiliriz. Şu anda bunun için bir şey söylemek için erken. Yılın dördüncü ayındayız. Bunu zaman gösterecek.”
Bakan Unakıtan, tedbir paketi kapsamında artacak gelirlere ve kısılacak harcamalara EKK’nın karar vereceğini söyledi. Unakıtan, mart ayı bütçesinin de birkaç gün içinde açıklanacağını belirtti.

‘Güven sorunu’ sorusu
Nazım Ekren de büyüme rakamı gibi göstergelerde yapılan bu değişikliğin güven sorunu yaratıp yaratmayacağına yönelik soru üzerine, yüzde 4’lük büyüme rakamını ekonominin eylüldeki durumuna göre belirlenip Başbakan’a aktarıldığını belirterek, “O günkü koşullarda o rakam belirlenmişti. Bugünkü rakamı da bugünkü koşullarda belirleyip yine Başbakan’a iletiyoruz” dedi.
Ekren, mali kuralın kapsamı içinde bütçe açığı ve kamu borçlarının gayri safi yurtdışı hasılaya oranı ile faiz dışı fazlanın dahil edilebileceğini aktararak, şahsi görüşü olarak da verimliliği yüksek kamu altyapı harcamaları ile reform amaçlı harcamaların kapsam dışında kalması gerektiğini söyledi. (Radikal)

‘Kabine revizyonu piyasaları etkiler’ 
Bu arada gazetecilerin, ekonomideki bakanlara yönelik kabine revizyonunun, piyasalara yönelik etkisi üzerine yönelik sorusu üzerine Mehmet Şimşek, “Sayın Başbakanımızın takdiri. Piyasaları etkilemesi değişikliğin niteliğine bağlı” derken, Bakan Unakıtan da esprili bir şekilde, “Etkileyebilir de” yanıtını verdi. Unakıtan, “İcra bir bütündür. İnsanların, şahısların değişmesiyle hiçbir şey değişmez. Mühim olan kurumların devamıdır” dedi. 

‘Beni kriz değil, ameliyat etkiledi’
Küresel krizin özel hayatlarına etkisine yönelik soru üzerine de Şimşek, “Daha çok çalışmak durumunda kaldık, stres biraz daha arttı. Hepimiz takım ruhu içinde Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sorunları çözmek için çaba içine girdik” dedi. Unakıtan ise, “Hükümet üyeleriyiz. Türk milletini etkileyen her şey bizi etkiler. Sabit gelirli olduğumuz için maaşları her zaman alıyoruz.
Özel sektör ya da geliri sabit olmayanlara göre daha düzenli. Beni krizden daha fazla ameliyat etkiledi, bayağı da etkiledi” diye konuştu.

‘IMF ile yüz yüze görüşmeler uzak değil’
Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF heyeti ile Türkiye’nin görüşmelerinin ne zaman başlayacağı sorusuna, G20 zirvesinde IMF ile temel prensipler ve altyapı konusunda mutabakata vardıklarını anımsatarak, “IMF’nin Washington’daki bahar toplantıları önümüzdeki hafta başlıyor. Ya bahar toplantılarında yüz yüze görüşeceğiz ya da eğer fırsat doğarsa ondan önce Ankara’da birtakım görüşmeler yapılabilir.
Ankara’ya davet ederiz. Kesin şu veya bu şekilde olacak diyemiyorum. Yüz yüze görüşmeler çok uzak değil. Önümüzdeki bir hafta içinde yaşanmış olacak” diye konuştu.
Şimşek, dış finansman açığının ise ortak bir çalışma ile ortaya çıkacağını belirterek, ancak Türkiye’nin ortaya koyduğu makro çerçeve ile IMF arasında bu konuda yüzde 100 bir mutabakat olmadığını aktardı. Şimşek, milli gelirin yüzde 0.7-0.8’i olarak ocak ayında belirlenen tedbir rakamının da bir miktar daha yukarıda olabileceğini aktardı.
Mehmet Şimşek, IMF ile üç yıllık bir stand-by anlaşması olmasını öngördüklerini söyledi.

Vergide artış sinyali var, kemer sıkılacak
Programa göre, 2009-2011 döneminde uygulanacak kamu gelir, harcama ve borç yönetimi politikalarından bir kısmı şöyle:

* Vergi ve kamu maaş politikaları ile KİT’lerin fiyatları, program hedefleriyle uyumlu şekilde uygulanacak.
Maktu vergi ve harçlar ekonomik koşullar dikkate alınarak güncellenecek ve gelir kaybına yol açacak herhangi bir düzenlemeye gidilmeyecek. 

* Mahalli idarelerin öz gelirlerini artırmaya yönelik reform bu yıl tamamlanacak. Mahalli idarelerin borçlanma limitlerine ilişkin istisnalar gözden geçirilerek daraltılacak.

* Enerji KİT’leri vergi ve benzeri ödemelerini geciktirmeyecek. BOTAŞ’ın gecikmiş vergi borçlarını ödemesi sağlanacak. 

* 2010 yılında otomatik vergi tahsilatı sistemi hayata geçirilecek.

* Mali kurula ilişkin düzenleme bu yıl TBMM’ye sunulacak.

* Bütçede belirlenen ödeneklerin özel ödenek düzenlemesiyle aşılmasına izin verilmeyecek.

* İlaç ve tedavi giderlerinden kaynaklanan mali yükler kontrol altına alınacak. 

* Vergi harcamalarının toplam boyutu tespit edilecek ve yeni vergi harcamasına yol açacak düzenleme yapılmayacak. 

* Yeni bütçe dışı fon oluşturulmayacak.

* Gerek görüldüğünde daralan talebin canlandırılması ve stokların eritilmesi için çalışma yapılacak. 

TİM: Hedeflerin revizyonu olumlu
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2009 yılında büyüme rakamlarında yüzde 3,6’lık düşüş hedeflenerek, bu rakamın revize edilmesini olumlu bulduklarını belirtti. Büyükekşi, büyüme rakamlarının revize edilmesinin gelecek adına olumlu olduğunu vurguladı.
Büyükekşi, şunları kaydetti: “2009 yılında büyüme rakamlarında yüzde 3,6’lık düşüş hedeflenerek, bu rakamın revize edilmesini olumlu buluyoruz. 2009 yılında 148 milyar dolarlık ihracat hedefinin de 104 milyar dolar olarak revize edilmesini gerçekçi buluyoruz. Bundan sonra moral bozmadan 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşmak için çalışacağız. Bunun için toplantılar, çalışmalar yapacağız.” İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş da “Açıklanan tablo, 2009 yılı makro ekonomik hedeflerinin daha gerçekçi bir platforma oturtulması açısından son derece isabetli” dedi.
Yalçıntaş Katılım Öncesi Ekonomik Programı’nı (KEP) değerlendirerek, hükümetin, krizin etkilerini dikkate alarak ekonomik hedeflerini yenilemesinin, beklenen gerçekçi adımlar olduğunu belirtti. Programın aynı zamanda IMF ile görüşülen anlaşmanın da temel bileşenlerini içerdiğini dile getiren Yalçıntaş, şunları kaydetti: “Bu noktada, IMF ile anlaşmanın bir an önce netleşmesi ve Hazine’nin de elde edeceği kaynağın ne kadarlık bir bölümünü ’Kredi Garanti Fonu’ kapsamında, ne kadarının borç geri ödemesinde kullanacağının netleşmesi de yerinde olacaktır. Bu fon, bankalarla geçici finansman sorunu yaşayan firmalar arasında aracı rolü oynayacak. Bu sayede reel sektör banka kredilerinin yeniden yapılanması sağlanacak ki, bunu çok önemli buluyoruz.”