'Çağrı muafiyeti istiyoruz'

Turkcell'in çoğunluk hisselerini satın almak için Çukurova Grubu ile anlaşma imzalayan TeliaSonera'nın üst yöneticisi (CEO) Anders Igel, yüzde 27 hisse için belirledikleri 3.1 milyar doların son derece adil bir fiyat olduğunu düşündüklerini söyledi.

İSTANBUL - Turkcell'in çoğunluk hisselerini satın almak için Çukurova Grubu ile anlaşma imzalayan TeliaSonera'nın üst yöneticisi (CEO) Anders Igel, yüzde 27 hisse için belirledikleri 3.1 milyar doların son derece adil bir fiyat olduğunu düşündüklerini söyledi. Turkcell'in yabancı ortağı TeliaSonera'nın üst yöneticisi Igel, Turkcell operasyonuyla ilgili soruları yanıtladı. Çukurova Grubu ile TeliaSonera arasındaki anlaşma yürürlüğe girdiğinde 3.1 milyar doları nakit olarak ödeyeceklerini belirten Anders Igel, çağrı yükümlülüğünden muafiyet gibi koşullarla ilgili olarak da şöyle dedi:
"Belirli şeyler aslında son derece önemli. Her şeyden önce resmi bir onay sürecinden geçmesi ve bu onayların alınması gerekiyor. Ama bizim açımızdan en önemli koşul aslında SPK'nın bizi çağrıda bulunma konusundaki yükümlülükten muaf tutması. Çünkü biz daha fazla hisse almak istemiyoruz Turkcell'den. Turkcell ile yerel şirket olarak ortaklığımızı sürdürmek istiyoruz. Hisselerimizi bu düzeyde tutmak istiyoruz. Turkcell'le çok dostane anlaşma yaptık. Turkcell'in Türkiye'deki ismi ve şirket olarak konumu son derece net. Ayrıca borsada kote durumunu sürdürmesini istiyoruz."
Muafiyetin anlamı ne?
Igel'in sözünü ettiği çağrı muafiyeti Sermaye Piyasası Kanunu'nda küçük ortakları korumak için konulmuş hüküm. Buna göre bir şirkette hâkim ortak konumuna geçenler, diğer ortaklara da satın aldıkları hisseler için ödedikleri fiyatı teklif etmek zorunda. Turkcell'de çağrı muafiyeti tanınmaması durumunda TeliaSonera, diğer ortakları da hisselerini satmaya davet edecek. Ortakların teklifi kabul etmeleri halinde ise hisseleri almaya mecbur. Telia Sonera tüm ortakların hisselerini almak zorunda kalırsa fatura 3.9 milyar dolar daha kabararak 7 milyar dolara kadar çıkabilecek. SPK Başkanı Doğan Cansızlar ise, TeliaSonera'nın henüz kendilerine 'çağrı muafiyeti' ile ilgili başvuru yapmadığını belirterek, "Şirket önce genel kurul yapacak. Genel kurulda çağrı muafiyeti kararı alacak. Sonra bize müracaat edecek. Müracaat edilirse değerlendireceğiz" dedi.
Anders Igel, 3.1 milyar dolarlık yatırımın kendileri açısından çok ciddi ve büyük bir yatırım olduğunu belirterek, "Turkcell'in çok büyük bir şirket olduğuna inanıyoruz ve biz de bu alanda çok büyük yatırım yaptık" dedi. TeliaSonera'nın ust yöneticisi Anders Igel, daha önce, Turkcell'in çoğunluk hisselerini alma yönünde açıklamalarının bulunduğunun anımsatılması üzerine, şunları söyledi: "Çukurova Grubu ile görüşmelerimizi sürekli devam ettiriyorduk ama bunun için uygun ortamın ve fırsatların oluşmasını bekliyorduk. Daha sonra ise hisselerimizi artırmak için bir fırsat doğdu ve bu fırsatı değerlendirdik. Bizim açımızdan da olumlu bir gelişme oldu."
'Hükümetle de görüştük'
TeliaSonera'nın üst yöneticisi Igel, "Tabii bazı hükümet organlarıyla ve hükümetten yetkili kişilerle görüştük. En azından bu işlemin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği konusunda onlardan bilgi aldık. Ama bir onay süreci söz konusu değil. Zaten o nedenle bu işlemin nihayete erebilmesi için bazı mekanizmalardan gelen onayları beklememiz gerekti" dedi.
Türkiye'deki işlerini geliştirmeyi, Turkcell'in iş potansiyelini de artırmayı düşündüklerini belirten Igel, Turkcell'deki hisselerin oranını artırarak, bölgede de güçlü bir konuma yükseldiklerini vurguladı. TeliaSonera'nın üst yöneticisi Igel şunları söyledi: "Turkcell Türkiye'de çok güçlü bir şirket, konumu gerçekten muazzam. Ayrıca Türkiye'de telekom hizmetler çok hızlı bir şekilde ilerleme kaydediyor. Telekomünikasyon hizmetleri açısından son derece büyük bir pazar var. Biz Türkiye'deki pazarı gözlemlediğimizde Turkcell'den öğrenebileceğimiz çok şey olduğunu, Nordik ve Baltık ülkelerindeki deneyimlerimize çok şey aktarabileceğimizi görüyoruz. Ama aynı şey Turkcell için de geçerli. Turkcell'in bizim deneyimlerimizden edinebileceği çok fazla şey var."
'Telekom'la ilgiliyiz'
TeliaSonera'nın üst yöneticisi Anders Igel, Türk Telekom'un özelleştirme süreciyle ilgili soru üzerine, Telekom'un özelleştirme ihalesiyle potansiyel olarak ilgilenen bir dizi şirket bulunduğuna ve bunlar arasında Turkcell'in Almanya'daki bir iştirakinin de yer aldığına işaret ederek, şunları söyledi: "Bunların oluşturduğu konsorsiyum var. Turkcell de bu konsorsiyuma zaten taraf şu anda. Telekom'un özelleştirilmesiyle ilgili fırsatı sürekli canlı tutuyor. Bugün bu konuda daha fazla ekleyeceğim bir şey yok ama özelleştirme sürecinde konsorsiyumda taraf olmaya devam edeceğiz." Igel, Telsim'le ise ilgilenmediklerini kaydetti.
'Türkiye fırsatlar ülkesi'
İsveç'in büyük ortaklardan biri olduğu TeliaSonera'nın CEO'su Igel, şöyle dedi: "İsveç hükümeti bu operasyon sırasında bizi çok destekledi. Çünkü İsveç Türkiye'nin AB üyeliğinin de arkasında en çok duran hükümetlerden birisi. Gelecekte bu olumlu gelişmelerin süreceğini ve Türkiye'nin hem ülke olarak hem yeni iş geliştirmek isteyen şirketler için pazar olarak çok cazip ülke haline geleceğini düşünüyorum. Aynı zamanda yatırımlar için de büyük fırsat ülkesi olduğunu düşünüyorum."
'Son derece adil fiyat'
Anders Igel, Turkcell'de ödeyecekleri 3.1 milyar dolar için, "Son derece adil bir fiyat olduğunu düşünüyoruz" dedi. Fiyat belirlerken işlemin geleceğinin dikkate alındığını, sağlanacak toplam değerin hesaplandığını belirten Igel, "Turkcell'in başarısını etkileyebilecek bütün faktörleri dikkate alıyoruz. Hisse payımızı artırmanın getirisi götürüsü ne olur, nasıl bir değer elde ederiz, hepsini analizden geçiriyoruz. Ve bu rakama ulaşıyoruz" diye konuştu. Igel, Çukurova ile imzaladıkları anlaşmanın yürürlüğe girmesi için belirli onayların alınması gerektiğine işaret ederek, "Bu kısa sürede belli kişilerle görüştük. Yanlış izlenime kapılmamışsam, hepsi anlaşma konusunda son derece olumlu. Umuyoruz ve inanıyoruz ki bu onayları en kısa sürede alacağız" dedi.