Çalışma hayatında 'sürekli eylem' Başbakanlık Basımevi'nden başladı

Çalışma hayatında 'sürekli eylem' Başbakanlık Basımevi'nden başladı
Çalışma hayatında 'sürekli eylem' Başbakanlık Basımevi'nden başladı

Zonguldak?taki maden işçileri, Tekel işçilerinin eylemine destek vermek amacıyla maden ocaklarına 1 saat geç girme eylemi yaptı. FOTOĞRAF: ERSİN ERCAN / DHA

Tekel başta olmak üzere Türk-İş'e bağlı sendikaların işçileri, çalışma yaşamındaki sorunların çözülmesi amacıyla 'çalışmama hakkını kullanma' eylemiyle bir saat geç işbaşı yaptı. Türk-İş Başkanı Kumlu 'sürekli eylemlerin', 'hükümetin duyarsızlığı devam ettiği sürece' devam edeceğini belirtti. Eylem her cuma yapılacak

ANKARA - Türk-İş üyeleri, Başkanlar Kurulu’nun kararı doğrultusunda Tekel işçilerine destek ve çalışanların sorunlarına destek amacıyla dün bir saat boyunca ‘çalışmama hakkını” kullandılar.
İş bırakma eylemleri, gelecek cuma iki, üçüncü cuma üç, dördüncü cuma da dört saat olarak devam edecek. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, “Maksadımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil” dedi. Konfederasyon üyeleri, Türk-İş’in örgütlü olduğu işyerlerinde Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun aldığı karar doğrultusunda mesaiye bir saat geç başladı. 

KESK de destek veriyor
KESK Yönetim Kurulu’nun aldığı karar doğrultusunda konfederasyon üyeleri de Türk-İş’in örgütlü olduğu iş yerlerinde eyleme katıldı. DİSK üyeleri de çeşitli iş yerlerinde eyleme büyük destek sağladı.
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Türk-İş’in çalışma yaşamına ilişkin talepleri doğrultusunda başlatma karar aldığı ‘bir saat geç işbaşı yapma’ eylemine Resmi Gazete’ninde basıldığı Başbakanlık Basımevi’ne gelerek katıldı. Kumlu, “Hükümetin duyarsızlığı devam ettiği sürece, bizim eylemlerimiz de devam edecektir” dedi.
Kumlu ve beraberindeki Türk-İş yöneticileri sabah saatlerinde dayanışma eyleminin yapılacağı Başbakanlık Basımevi Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü önüne geldi. Burada bir konuşma yapan Kumlu, Türk-İş Başkanlar Kurulunun bugünü ‘Tekel işçileriyle dayanışmak için eylem günü’ ilan ettiğini belirterek, “Eylemlerimiz hükümetin sesimizi duyması, haklı taleplerimizi yerine getirmesi içindir. Hükümetin duyarsızlığı devam ettiği sürece, bizim eylemlerimiz de devam edecektir” dedi.

AK Parti önünde eylem
Bir kez daha Türkiye’deki tüm Türk-İş’e bağlı işyerlerinde ‘çalışmama hakkını’ kullanma eylemi yaptıklarını, bir ay boyunca her cuma günü bu eylemi tekrarlayacaklarını kaydeden Türk-İş Baykanı Mustafa Kumlu, “Ayrıca bu akşam iş çıkışında ülke çapında AK Parti binalarının önünde kitlesel basın toplantıları düzenleyeceğiz. Yaptığımız bu eylem, aldığımız ‘sürekli eylem’ kararının ilk adımıdır. Bu adımı, profesyonel sendikacıların Ankara Güvenpark’a gelişi izleyecektir” diye konuştu.
Daha sonra yapılacakları 30 Aralık’taki Başkanlar Kurulu toplantısında belirleyeceklerini, her hafta çarşamba günleri toplanacak ve gelişmeleri değerlendireceklerini, yeni eylem kararları alacaklarını belirten Mustafa Kumlu, “Bunları hükümete sesimizi duyurmak için yapıyoruz. İtirazımız var, onun için yapıyoruz” dedi.

Cop ve biber gazına tepki
Başkanlar Kurulu’nun her hafta çarşamba günü toplanarak gelişmeleri değerlendirip yeni eylem kararları alacağını ifade eden Kumlu, eylemin gerekçesini şöyle anlattı: “Özelleştirmeler ve işyeri kapatmalarıyla yaşanan işsizleştirmelere itirazımız var. Bu memlekete ömrünü vermiş Tekel işçileri için ’yatarak para kazanıyorlar’ denilmesine, Tekel işçilerinin 12 gündür sürdürdükleri ekmek mücadelesine duyarsız kalınmasına itirazımız var.  Ekmek mücadelesi için sesini duyurmaya çalışan işçi kardeşlerimize, tazyikli su ve biber gazı sıkılmasına, işçi kardeşlerimizin coplanmasına, gözaltına alınmasına itirazımız var. Asgari ücret adı altında sefalet ücreti belirlenmesine, kiralık işçilik düzenlemesiyle işçilerin köleleştirilmesine, sağlık hizmetlerinin paralı hale getirilmesine, sendikalaşma hakkından ve kıdem tazminatından yoksun 4C statüsüne, örgütlenme için atılan her adımın işten çıkartılmalarla sonuçlanmasına itirazımız var.
Üretenin, alın terinin baş tacı edildiği, özgürce örgütlenebildiği, yasakların olmadığı bir Türkiye istiyoruz. Türkiye’yi emekçilerin alın teri var ediyor. Ama ilk fırsatta işsiz, aşsız, umutsuz kapıya bırakılan bizler oluyoruz. Her fırsatta sağlık hakkına, eğitim hakkına, kıdem tazminatı hakkına, sendikalaşma hakkına göz dikilen bizler oluyoruz. Seçim zamanı geldiğinde kapımızı aşındıranlara sesleniyorum: Demokrasi emeğin üzerinden yükselen rejimin adıdır. Bunun farkına varın. Türk-İş Başkanlar Kurulu bugünü ’Tekel işçileriyle dayanışmak için eylem günü’ ilan etmiştir. Ekmek parası için mücadele eden Tekel işçilerine selam olsun. Eylemimiz, hükümetin sesimizi duyması, haklı taleplerimizi yerine getirmesi içindir. Hükümetin duyarsızlığı devam ettiği sürece, bizim eylemlerimiz de devam edecektir.”

Amaç üzüm yemek
Kumlu, daha sonra Türk-İş önünde eylemlerini sürdüren ve çok sayıda sivil toplum kuruluşundan destek alan Tekel işçilerini ziyaret etti. 

Başbakan’la görüştüm...
Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu işçilere hitap ederken, eyleme diğer bazı sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin de destek verdiğine dikkat çekerek, “Sayın Başbakanımızla ben görüştüm. Suriye’ye giderken havaalanındaki açıklamalarından sonra mecbur kaldık, bu eylem kararını aldık. Maksadımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil” diye konuştu.

Zonguldaklı madencilerden bir saatlik destek
Zonguldak’taki maden işçileri, Türk-İş’in aldığı karar doğrultusunda Tekel işçilerinin eylemine destek vermek amacıyla maden ocaklarına bir saat geç girme eylemi yaptılar. Türk-İş’in “Tekel işçilerinin sorunlarının giderilmesi için aldığı eylem kararı” doğrultusunda Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı Üzülmez, Karadon, Kozlu, Amasra ve Armutçuk maden ocaklarına işçiler bir saat geç girdiler. Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ramis Muslu, Üzülmez Müessese Müdürlüğü’nde maden işçilerine yönelik yaptığı konuşmada, Türk-İş Başkanlar Kurulunu bugünü ‘Tekel işçileriyle dayanışma günü’ ilan ettiğini söyledi. Türk-İş’e bağlı tüm iş yerlerinde çalışanların mesailerine bir saat geç başlayacağını belirten Muslu, şunları kaydetti:
“Bu eylem 4 hafta boyunca cuma günleri birer saat artırılarak sürdürülecek. Tüm illerde iş çıkışında AK Parti İl Başkanlıkları önünde kitlesel basın toplantıları düzenlenecek. 28 Aralık Pazartesi günü Türk-İş’e bağlı sendikaların tüm yöneticileri Ankara Güven Park’ta bulaşarak, TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin yetkililerini ziyaret edecekler. Hükümet, çalışanların hak ve taleplerine karşı duyarsız davranışını sürdürüyor. Mücadele eden emekçilere ve onların temsilcilerine karşı sağduyu ve nezaketten uzak, kaba ve şiddet içeren davranışlarla çatışma ortamı yaratılmak isteniyor. Bir yandan işçilerin örgütlenmesi engelleniyor, diğer yandan örgütlü işçileri ve sendikaları dağıtacak düzenlemeler yapılıyor.” Muslu, işçilerle, emekçilerle kavga etmenin ve tek taraflı kararlar almanın hiçbir hükümete yarar sağlamadığını ifade ederek, “Hükümet öncelikle 4C uygulamasına son vermelidir. Tekel işçilerinin özlük haklarının kaldırılmasını istemiyoruz. İşçilere, Ankara’da misafirhanemizi açarak destek veriyoruz” dedi.
Türk-İş’in önerdiği İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yasası’nın bir an önce çıkmasını istekilerini kaydeden Muslu, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki maden ocağında göçüğün ihmaller zinciri sonucu yaşandığını, benzer olayların meydana gelmemesi için özel ocaklarda örgütlenmenin önünün açılmasını istediklerini bildirdi. Zonguldak Belediyesi işçileri de belediye binası önünde alkışlara Tekel işçilerinin eylemine destek verip, mesailerine bir saat geç başladı.

‘Bu oyunu aslanlar gibi bozacağız’
Türk-İş’in aldığı karar uyarınca kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu bir grup, Kartal’daki Tekel Cevizli Yerleşkesi önünde bir araya geldi. Burada bir açıklama yapan Tekgıda-İş’in Örgütlenmeden Sorumlu Daire Başkanı Göksel Şengün, Tekel işçilerinin mücadelesinin 11. gününde olduğunu belirterek, “Bugün işçilerin, emekçilerin, Türkiye’nin dört bir yanında verdiği mücadele ekmek mücadelesidir. Yani eve giren paranın sofraya konan yemeğin mücadelesidir” dedi.
Türk-iş Başkanlar Kurulu’nun, hükümetin Tekel işçilerinin taleplerine karşı duyarsızlığını protesto için sürekli eylem kararı aldığını anımsatan Şengün, “Tekel işçileri seslerini duyurmak için, bir saat geç iş başı yaparak dört hafta boyunca cuma günleri bu eylemi tekrarlayacaktır. İşçiye, çalışana saygısı olmayan bu hükümetten kurtulana kadar mücadelemiz devam edecektir. ’Babalar gibi satacağız’ diyen zihniyete karşı, sözümüz şudur; biz de senin oyununu aslanlar gibi bozacağız” dedi.

‘Uzatılan deli gömleğini giymeyeceğiz’
Öte yandan DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası’na bağlı işçiler de Esentepe’deki Kartal Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü önünde toplandı. Çeşitli pankart ve dövizler açan, sloganlar atan grup adına bir basın açıklaması yapan DİSK Yönetim Kurulu üyesi Celalettin Aykanat, Türkiye’nin yangın yerine döndüğünü savunarak, “Cumhuriyet tarihinin en baskıcı siyasi anlayışla karşı karşıyayız. Emekçilere karşı saldırılar devam ediyor. Ankara’da soğuğa, yağmura karşı Tekel işçileri direniyor. Tekel işçileri Ankara’da çoban ateşini yaktılar. Bizim de bu ateşe destek vermemiz lazım. Bize dayatılan kölelik yasalarını, bize uzatılan deli gömleğini giymek istemiyoruz” dedi. 

‘İşçi sınıfı ortak sorunlarda birleşir’
 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Türk-İş’in Tekel işçileriyle dayanışma için bir saat geç iş başı yaparak gerçekleştirdiği ‘Çalışmama Hakkını Kullanma’ eylemine, üyelerinin de destek verdiğini bildirdi. Şişli Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü garajı önünde gerçekleştirilen dayanışma eyleminde konuşan Çelebi, işçi sınıfının ortak sorunlar karşısında ortak davranış göstermesinin önemine işaret etti. Çelebi, Türk-İş’in Tekel işçileriyle dayanışma için bir saat geç iş başı yaparak gerçekleştirdiği ‘Çalışmama Hakkını Kullanma’ eylemine, üyelerinin de destek verdiğini bildirdi.
Eylemin bazı işyerlerinde değil, bütün sektörlerde etkin bir katılımla gerçekleşmesini istediklerini kaydeden Çelebi, bunun haksızlıklara karşı iyi bir yanıt olacağını söyledi. Bütün emek örgütlerinin işçi sınıfının hak ve çıkarlarını sağlamak için bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Çelebi, belediyelerde, Tekel’de, Sinter’de, Kent A.Ş’de, Kızılay’da hak ihlallerinin sürdüğünü öne sürdü. Kriz, özelleştirmeler, işsizlik, istihdam sorunu, asgari ücretin belirlenmesi, kıdem tazminatı, eğitim ve sağlık hakları konusunda işçi sınıfının sorunlarının ortak olduğunu ifade eden Süleyman Çelebi, sözlerini şöyle tamamladı: “Ortak sorunlara karşı mücadelenin de ortak olması esastır. Haksızlıkları engellemenin tek yolu, tüm emekçileri, emek örgütlerini ve emek dostlarını tek bir vücut halinde organize ederek, işçi sınıfının birleşik mücadelesini yükseltmektir. Ülkemizin bütün demokrasi güçlerini, emekçilerini, emek dostlarını, aydınlarını, gençlerini, kadınlarını, işçilerini ve işsizlerini ’hepimiz Tekel işçisiyiz’ demeye çağırıyoruz.”

Saadet Partisi’nden de destek
Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, “Emeğe saygı göstermeyen, pılısını pırtısını toplayıp defolup gitmeye mahkumdur” dedi.
Kurtulmuş, Türk-İş önünde eylemlerini sürdüren Tekel işçilerini ziyaret etti. Engellemeler nedeniyle parti merkezinde sadece işçi temsilcilerini kabul edebildiğine işaret eden Kurtulmuş, işçilerin yanına gelmeyi vazife kabul ettiğini söyledi.
Tekel işçilerinin Türkiye’ye örnek bir mücadele sergilediğini vurgulayan Saadet partisi Başkanı Kurtulmuş, işçilerin ekmeğine, çocuklarının geleceğine sahip çıkarken, aynı zamanda millete giydirilmeye çalışılan deli gömleğinin de giyilmeyeceğini ilan ettiklerini belirtti. (Radikal)