'Çatıdaki çatlağın' ek yükü 3.5 milyar YTL

IMF'nin de talebiyle düzenlenen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'yla çalışanlara sağlık ve sosyal güvenlik alanında verilecek hizmetlerin aynı düzeye getirilimesi...
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - IMF'nin de talebiyle düzenlenen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'yla çalışanlara sağlık ve sosyal güvenlik alanında verilecek hizmetlerin aynı düzeye getirilimesi amaçlansa da Anayasa Mahkemesi'nin bazı maddeleri iptali, yasayı amacından uzaklaştırdı. Böylece, tek çatının üç ayağından biri kırılırken, ortaya çıkacak yaklaşık 3.5 milyar YTL'lik ilave yük devletin üstüne kalmış oldu.
Hükümetin 'reform' olarak adlandırdığı 5510 sayılı Kanun, bütün çalışanların aynı sosyal güvenlik mevzuatına tabi olmasını öngörüyor. Bu amaçla da, SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur tasfiye edilerek, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı çatısı altında birleştirildi. Bir başka ifadeyle kanun esnaf, işçi, memur ayrımı yapmadan tüm çalışanları aynı mevzuata tabi kılarak, norm birliği sağlamayı amaçlıyor. Anayasa Mahkemesi'nin, kanunun önemli bazı maddelerini sadece memurlar yönünden iptal etmesiyle, memurlar açısından farklı bir mevzuat gereği ortaya çıktı, norm birliği de bozuldu. Bu yönüyle, kanunun hükümet açısından en önemli 'reform' unsurlarından biri ortadan kalktı.
Devlet külfet yüklendi
Uzun vadede sosyal güvenlik sisteminin açıklarını azaltmayı hedefleyen 5510 sayılı Kanun, kısa vadede bütçeye ek yük getiriyor.
2006'da 5 milyar YTL olan bütçeden sosyal güvenlik kurumlarına ödenen 'sosyal güvenlik devlet primi', 2007 yılında 10.1 milyar YTL'ye çıkacak. Devlet primindeki 5.1 milyar YTL'lik artışın 2.6 milyar YTL'lik kısmı devletin bu yasa nedeniyle ilk olarak yeşil kartlılar için bütçeden ödeyeceği sağlık priminden kaynaklanıyor. Devlet, yine bu yasa dolayısıyla ilk kez işçi, memur ve esnaf tarafından ödenen prime bağlı olarak emeklilik sigortası toplam primlerinin yüzde 5'i, toplam sağlık primlerinin de yüzde 3'ü oranında sisteme ilave katkı yapacak. Bu katkının toplamı da 2007 için en az yaklaşık 3.5 milyar YTL olacak. Yasanın iptal edilen hükümleri bu katılımı engellemeyecek. Dolayısıyla, yasa amacına ulaşmasa da külfetten kurtulmaya çalışan devlet ek yükün altına girmiş olacak. Ta ki, yasanın diğer iptal edilmeyen kmaddelerinin de yürürlüğü durdurulana kadar.
Diğer yandan, kanun, ailesinin sigorta kaydı bulunsun ya da bulunmasın, prim borcu olsun olmasın 18 yaşından küçük çocuklarının tüm sağlık harcamalarının Genel Sağlık Sigortası'ndan karşılanmasını düzenliyor. Bunun da sisteme ek yük getirmesi bekleniyor.
Esnaf ve hükümet rahat
5510 sayılı Kanun, emekli aylığı almakta iken yeni bir işte çalışmaya başlayanlardan her ay, yeni işte kazandıkları brüt ücretin yüzde 33.5'i oranında sosyal güvenlik destek primi ödenmesini öngörüyor. Bu uygulamadan da en fazla esnaf emeklileriyle emekli olduktan sonra esnaflık yapan memurlar etkilenecekti. Bu iki kesimin halen aylık 55-70 YTL civarında olan aylık destek primi ödemeleri, yeni yılda en az 178 YTL'ye ulaşacaktı. Bu maddenin esnaftan büyük tepki alması üzerine Başbakan Tayyip Erdoğan önceki hafta Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu'na talimat vererek, tepkileri azaltacak formül bulunmasını istedi. Bakanlık kanadı ise Yüksek Mahkeme'nin kararından önce, IMF'nin tepki göstereceğini düşünerek, geri adımı sınırlı tutacak formüller üzerinde çalışıyordu.
Anayasa Mahkemesi, emekli çalışanların ödemesi gereken sosyal güvenlik destek primiyle ilgili düzenlemeyi, esnaf açısından iptal etti. Anayasa Mahkemesi, çalışan esnafın ödeyeceği destek priminde mevcut sistemin devamı yönünde karar verdi. Böylece hükümetin eline, 2007'nin seçim yılı olması nedeniyle esnaftan çok büyük tepki çeken maddede geri adım atma konusunda IMF karşısında koz geçti. Hükümet, hiç yasal düzenlemeye gitmezse, Yüksek Mahkeme'nin kararı doğrultusunda mevcut destek primi uygulaması aynen devam edecek.