Cern nelere kadirsin!

Cern nelere kadirsin!
Cern nelere kadirsin!
Türkiye CERN'e hangi statüde üye olacağını düşünedursun CERN fizikçileri tarih boyunca toplumsal hayatta devrim gibi yeniliklere imza attı.
Haber: ŞEBNEM TURHAN - sebnem.turhan@radikal.com.tr / Arşivi

Wilhelm Röntgen, x-ışınını keşfederken insanlık tarihinde bir çığır açacağının farkında mıydı? Ya da elektromanyetizmanın babası Michael Faraday keşfinin elektrikli tüm motorların temelini oluşturacağını biliyor muydu? Gelelim Einstein’a... e=mc2 derken atom bombasının yaratılacağını tahayyül edebilir miydi? Fizikçiler problem çözerken bir de bakarlar ki toplum için vazgeçilemez buluşlara neden olurlar. Günümüzün dâhileri ise Avrupa Nükleer Araştırma Konseyi, kısa adıyla Cern’de. Yüzyılın deneyi ile ‘Tanrı parçacığı’nı ararken bilişim, tıp ve elektronik sektöründe inanılmaz keşiflere imza attılar. Bugün hepimizin kullandığı internet teknolojisi world wide web (www), bulut bilişim, 3G teknolojisi, tomografi, radyoterapi, uzay teknolojileri hepsi Cern’deki araştırmaların yan ürünü olarak ortaya çıktılar. Gelin Cern’in dünya bilimine katkılarına yakından bakalım:



DOÇ. DR. KEREM CANKOÇAK:
5 YIL SONRA CERN’E TAM ÜYE OLURUZ

CERN’de deneylere katılan İTÜ Fizik Bölümü’nden Doç. Dr. Kerem Cankoçak CERN’e tam üyelik ve asosiye üyelik tartışmalarına yönelik sorularımızı yanıtladı. Cankoçak Türkiye ’den birçok fizikçinin deneylere katıldığını belirterek “Geçen yıllarda TÜBİTAK, son 6-7 yıldır da TAEK desteğiyle Türk fizikçileri aktif olarak ATLAS ve CMS deneylerinde çalışıyor. CERN üyeliği ile CERN’deki deneylerde çalışmak birbirlerinden farklı konulardır” dedi. CERN’e üye olmayıp da, CERN’deki deneylere çok önemli katkılar sağlayan birçok ülke olduğunu kaydeden Cankoçak şöyle konuştu: “Türkiye için eksik olan YEF’ye yeterli yatırımın yapılmamasıdır. CERN’e üye olmak mucizevi bir şekilde bunu sağlamaz. Türkiye CERN’e üye olup, ancak YEF’ye hiçbir destek sağlamazsa üyeliğin bize faydası olmaz. Türkiye şu anda CERN’e asosiye üye oldu. Bunun anlamı, yılda 35 milyon İsviçre Frangı yerine 3.5 milyon İsviçre frangı vermektir. Türk firmaları da 3.5 milyon İsviçre Frangı’na kadar ihalelere girebileceklerdir. Asosiye üyelik 5 yıl boyunca denenecek. Bu 5 yıl boyunca Türk fizikçileri ve sanayicileri CERN’den verimli yararlanabiliyorlarsa asosiye üyelik tam üyeliğe dönüştürülecektir. Dolayısıyla bu 5 yılı verimli geçirmemiz gerekmektedir.”



İnternette sörf CERN’de doğdu
CERN’de çalışan bilim adamı Tim Berners-Lee CERN çalışanlarının birbiriyle daha rahat haberleşmesini dert edinmişti. Bilim insanlarının otomatik bilgi paylaşımı talebini karşılamak için çalışıyordu. Ve ne olduysa oldu, Berners-Lee 1989 yılında internetin temeli olan world wide web’i keşfetti. www’nin temel fikri güçlü ve kullanımının kolay olmasıydı. Bu icat kolaylıkla kişisel bilgisayarlar için monte edildi ve bilgisayarlar arası ağlar, köprüler kuruldu. Bugün internette sörfü CERN’e borçluyuz.



Tomografi olmasaydı
CERN fizikçileri ilk parçacık hızlandırıcının inşa edilmesinden bu yana tıp alanındaki gelişmelere katkıda bulundular. 1970’li yıllarda CERN, Cenevre Hastanesi ile işbirliğine girerek pozitron emisyon tomografisinin (PET) gelişmesinde rol oynadı. PET adı verilen bu teknoloji MR ve tomografi cihazlarının yol göstericisi oldu. Yüzyılın deneyi için geliştirilen elektronik teknolojisi ve LEP deneyi için geliştirilen kristal teknolojisi MR ve tomografi cihazlarının daha verimli olmasını sağladı.


GRID (şebeke) ne işe yarayacak?

CERN yine Yüzyılın Deneyi için LHC çarpıştırıcısında üretilen bilgiyi toplamak, dünya genelinde depolamak ve işlemek üzere GRID adı verilen ağ yapısını geliştirdi. GRID dünya üzerinde yüz binlerce bilgisayardan oluşan büyük bir veri ve işlemci beyni. Yapmanız gereken işlemi GRID’den sorgulayarak sonuca ulaşabiliyorsunuz. GRID bilgisayarların hesaplama ve veri depolama kapasitelerini CERN’in yıllık ürettiği bilgi miktarı olan 15 milyon gigabaytı düşünerek hayal edebiliriz.



Kanserli hücreye PROTON bombası
CERN elbetteki radyasyonun kullanımında da bir numara. Ve bu teknolojisini kanser tedavisine de aktardı. Linak Booster (Libo) adı verilen radyasyon derin kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılıyor. 15 metreye kadar gidebilen 30-70 MeV gücündeki siklotronlar kanserli hücrelere gönderildiğinde yok edilmesine yardımcı oluyor. Bu keşif de yine protonların hızlandırılmasıyla ortaya çıktı. Nükleer tıpta da göz tedavisinde protonlar kullanılıyor. Bunların da CERN’de keşfedildiğini söylemek yersiz.