CHP'li Soysal, biber gazını hem yargıya hem İnsan Hakları Komisyonu'na taşıyor

CHP'li Soysal, biber gazını hem yargıya hem İnsan Hakları Komisyonu'na taşıyor
CHP'li Soysal, biber gazını hem yargıya hem İnsan Hakları Komisyonu'na taşıyor

Zafer Üskül, milletvekillerine yönelik bu tür eylemleri onaylamalarının mümkün olmadığını söylerken; Çetin Soysal da, ?Biber gazı Parlamento?ya sıkılmıştır? dedi. FOTOĞRAF: MUSTAFA İSTEMİ

Tekel işçilerinin Abdi İpekçi Parkı'ndaki eylemi sırasında, polisler tarafından yüzüne biber gazı sıkılan CHP'li Çetin Soysal, 'Emeğiyle geçinenlere yönelik müdahalenin hesabı sorulur' dedi

ANKARA - TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, Tekel işçilerinin Abdi İpekçi Parkı’ndaki eylemi sırasında, polisler tarafından yüzüne biber gazı sıkılan ve ıslatılan aynı komisyonun CHP’li üyesi Çetin Soysal’a geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.
Üskül, milletvekillerine yönelik bu tür eylemleri onaylamalarının mümkün olmadığını söylerken; Soysal, “Biber gazı bana değil, Parlamento’ya sıkılmıştır” dedi. Soysal, olayı hem komisyona hem de yargıya taşıyacaklarını söyledi.

‘Gaz maskesi hediye edecektik’
Üskül, Soysal’ı dün Meclis’teki makam odasında ziyaret etti. Soysal’ın daha önce de benzer olayları yaşadığını ifade eden Üskül, “Komisyonda espri konusu olmuştu. Kendisine gaz maskesi hediye etmeyi düşünmüştük. Galiba bunu gerçekleştirmemiz gerekecek” dedi. Soysal’ın, emekçilerin haklarını aradığı eylemlere katılan bir milletvekili olduğunu kaydeden Üskül, şöyle konuştu: “Mutlak surette zor kullanmak gerekiyorsa, bunun mutlaka orantılı olması gerekir. Artık gösterilerde, gösteri hakkının kullanılması sırasında Avrupa’da uygulanan standartların bizim güvenlik görevlileri tarafından da uygulanması gerekir.
Bu konularda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükmünün, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla somutlaştırıldığını, orada bazı kriterlerin geliştirildiğini biliyoruz. Dolayısıyla idaremizin bu kriterlere uygun hareket etmesi gerekir.”

‘Gözden geçireceğiz’
Olayın muhtemelen komisyon gündemine geleceğini, incelenip incelenmemesi konusunda bir karar alınacağını belirten Üskül, “Ama görünen görüntüler hoş değil. Provokasyonlar olabilir, bu tür olaylarda bunu hepimiz biliyoruz. Provokasyonla ilgili bilgi alınmışsa, provokatörlerin araştırılması, onların etkisiz hale getirilmesi gerekir. Zaman zaman toplumsal olaylarda gösteri yapanların dışında, bazı kişilerin araya karıştığı konusunda bilgiler geliyor emniyetten bize. Ama önemli olan, onların oraya girmesini, kışkırtıcıların olaya karışmasını önlemektir. Gösteri yapanların güvenliğini sağlamak da idarenin görevidir. Bu konuları bir kez daha gündemimize alarak gözden geçirmek zorunda kalacağız” diye konuştu. 

Gaz Parlamento’ya sıkıldı
CHP’li Soysal da insan hakları savunucusu olduğunu söylediği Üskül’e, yaşadığı olayla ilgili gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür etti. TBMM’nin saygınlığının önemine işaret eden Soysal, bir çok ilden gelen insanların dünkü eylemde haklarını aradığını söyledi. Eyleme katılanlarla İstiklal Marşı okuduktan 5 dakika sonra, bir polis şefinin, ‘milletvekilleri oradan ayrılın’ dediğini ifade eden Soysal, “Milletvekilleri ne zamandır polis şeflerinden talimat alır hale geldi?” diye sordu. Soysal, “Gözlerime sıkılan biber gazı elbette canımı yaktı ama esas içim yandı” dedi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın, “En azından silahı kullanılmadı” demesinin çok vahim bir durum olduğunu ifade eden Soysal, Meclis’in bu olayla ilgili olarak üzerine düşeni yapması gerektiğini ve bunu da yapacaklarını bildirdi.
Soysal, “Biber gazı bana değil, Parlamento’ya sıkılmıştır. Çünkü orada sadece ben değil, 20 milletvekili vardı” diye konuştu. Soysal, olayı hem komisyona hem de yargıya taşıyacaklarını söyledi.

Valilik ‘inc(e)eliyor’
Ankara Valisi Kemal Önal, Tekel işçilerine müdahale sırasında güvenlik güçlerinin ‘amacı aşan uygulamaları olup olmadığı’ konusunda inceleme başlattı.
Vali Önal, müdahale sırasında basına yansıyan görüntü ve haberler konusunda inceleme yapılması amacıyla bir vali yardımcısını görevlendirdi. İnceleme çerçevesinde, olaya ilişkin görüntüler ve haberler değerlendirilecek ve kusuru bulunan görevliler hakkında idari işlem yapılacak. 

Erdoğan’a soruldu
DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Tekel işçilerinin, eylemlerinin üçüncü gününde polis tarafından tazyikli su ve biber gazı sıkılarak dağıtıldığını, bu arada işçilere destek için gelen bazı milletvekillerinin de biber gazından etkilendiğini belirtti. Yağız, önergesinde Erdoğan’a, şu soruları yöneltti:
“İşçilerin tazyikli su ve biber gazıyla dağıtılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yatmayı değil çalışmayı isteyen Tekel işçilerine, bütün olup bitenlerden sonra müjde vermemekte ısrarlı mısınız? Açığa alınan arkadaşlarına destek için eylem yapan demiryolu çalışanlarıyla özlük haklarının iyileştirilmesini isteyen itfaiyecilere yapılan müdahaleyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Hak arayanların demokratik haklarının hiçe sayıldığı, adeta gasp edildiği bir süreçte, adına ‘demokratik’ dediğiniz açılımları yapabileceğinize inanıyor musunuz?

Türk İş önünde gergin bekleyiş
Türk-İş önündeki eylem sürerken, önceki gün gözaltına alınıp serbest bırakılan Tekgıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, Türk-İş binasında kurmayları ile birlikte eylemin yol haritasına ilişkin bir toplantı yaptı. Geceyi sendikanın misafirhanesinde geçiren işçiler ise dün Türk-İş önünde toplanarak eylemlerini sürdürdü.
Eyleme, Ankara’da karayollarında çalışan işçiler de destek vermeye başladı. Adana, Tokat ve İzmir’den gelen katılımlarla eylem yapanların sayısı arttı. Türk-İş Genel Merkezi önündeki işçiler, ‘ölmek var dönmek yok’, ‘direne direne kazanacağız’ ‘yan gelip yatmadık, vatanı satmadık’ sloganları attılar, halaylar çektiler. İşçilere öğle yemeği olarak sendikalar tarafından temin edilen kumanyalar dağıtıldı. Bu arada, çeşitli gruplar da Türk-İş Genel merkezine gelerek, işçilere destek verdi. KESK Genel Başkanı Sami Evren, BASK Genel Başkanı Resul Akay, Türkiye Kamu-Sen Genel Teşkilatlanma Sekreteri ve Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş’un yanı sıra değişik sendikalardan yapılan açıklamalarda, polis müdahalesine tepki gösterildi. 

15 işçi açlık grevinde
Bu arada bazı siyasi parti ve sendika temsilcilerinin Abdi İpekçi Parkı’ndaki TEKEL işçilerinin eylemine destek ziyaretleri sürüyor. Eylemcilerden 15’i açlık grevine başladı. Eylemcilere Çimse-İş tarafından kumanya dağıtıldı. Bazı eylemciler de ısınmak için ateş yaktı. (Radikal)

‘Halk kahramanı’ Çetin Soysal omuzlarda!
Tekel işçilerine destek verirken polisle karşı karşıya gelen ve TBMM’de ‘halk kahramanı’ espirileriyle karşılanan CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, Türk-İş Genel Merkezi önünde bekleyen Tekel işçilerini ziyaret etti. İşçiler de polis müdahalesi sırasında kullanılan gazlardan etkilenen Soysal’a limon verdi. Elinde limonla işçilere seslenen Soysal, “Emeğiyle geçinenlere yönelik müdahalenin hesabı sorulacaktır” dedi. Alın terine sahip çıkan işçilerin yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyleyen Soysal, bugüne kadar tersane ve maden işçilerinin yanında yer aldığını, bugün de Tekel işçileriyle birlikte olduğunu ifade etti. Müdahale öncesinde polis tarafından milletvekillerinin alandan ayrılması yönünde anonslar yapıldığını hatırlatan Soysal, “Senin haddine mi düşmüş bu halkın milletvekiline ’çekil’ demek” diye konuştu. Soysal ile yüksek maaş aldıklarını iddia edenlere bordrolarını gönderen İşçiler, Soysal’ı omuzlarına alarak uğurladı. Kendisini sadece Ankara Valisi Kemal Önal’ın aradığını belirten Soysal, “Yaşananları vahim. Ama bunlar önemli değil, önemli olan yüce Meclis’in saygınlığı zedelendi” dedi. Soysal, ölümlü kazalarıyla gündeme gelen Tuzla tersanelerinde de işçilerin yanında yer alan, konuyu Meclis’e taşıyan işçi hakları savunucusu bir vekil olarak biliniyor.

‘Sermaye için dikensiz gül bahçesi olmayacağız’
Eskişehir bağımsız Milletvekili Tayfun İçli: Polisin Tekel işçilerine ve bir grup milletvekiline, su ve biber gazıyla yaptığı müdahaleden sorumlu olanlar istifa etmeli. İstifalar gerçekleşmezse öncelikle İçişleri Bakanı derhal görevden alınmalıdır.

DSP Genel Başkanı Masum Türker: İşçilerin davasının takipçisi olacağız. Yapılanlar sessiz ve örgütlü olmayan bir toplum yaratmaya yönelik.

CHP İstanbul Milletvekili Bayram Meral: Uzun yıllar meydanlarda işçilerle birlikte oldum, işçileri ciddiye almayan siyasiler bugün ortada yok.

SHP Genel Başkan Yardımcısı Berat Sancar Yücel: Ankara Valisi’nden hesap sorulmalı. Konya’da yapılan Mevlana’yı anma töreninde dile getirilen hoşgörü ne yazık ki Ankara’ya yansımamıştır. Kazanılmış hakların gasp edilmesine dikkat çekmek için yapılan masum bir hak arama eylemine karşı şiddet içeren bir müdahaleyi Sosyaldemokrat Halk Partisi olarak kınıyoruz.

KESK Genel Başkanı Sami Evren: AKP bilmelidir ki emekçilerin taleplerini dışlayan, onları bastırmayı tercih eden, devlet terörünü alışkanlık haline getiren hiçbir siyasi iktidar uzun ömürlü olmamıştır. Türkiye emekçileri olarak bu saldırganlığı mutlaka geri püskürteceğiz. AKP’nin Türkiye’yi sermaye için dikensiz gül bahçesine çevirmesine izin vermeyeceğiz.

Birleşik Kamu-İş Sendikası Genel Başkanı Hasan Kütük: Kendilerinin ve yandaşlarının ceplerini devlet gücüyle haksız kazançla dolduran AKP anlayışı alın terine attığı gaz bombasının hesabını elbet verecek. O günü sabırla bekliyoruz.

Elektrik Mühendisleri Odası: Abdi İpekçi Parkı’nda yaşanan olayların sorumluları istifa etmeli. TEKEL işçileri başta olmak üzere çalışanların haklı talepleri dikkate alınmalı.

Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası: İşyerleri kapatıldığı için özlük haklarıyla kamu işletmelerine geçme talebiyle eylem yapan TEKEL işçilerine yönelik müdahaleyi kınıyoruz.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası: Tekel işçilerinin ekmek, iş ve aşlarını kaybetmemek için dile getirdikleri taleplerine dönük mücadele süreci baskı ve zorbalıkla yok edilmeye çalışılıyor. 

Davutoğlu: Görmek istemediğimiz tablo
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Tekel işçilerinin eyleminde yaşananlar için “Bizim görmek istemediğimiz tablolardır” derken eylemin zamanı, yeri ve biçimini de eleştirmekten kaçınmadı.
Davutoğlu, Estonya Dışişleri Bakanı Urmas Paet ile Dışişleri Bakanlığı’nda yaptığı görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Tekel işçilerinin eylemi ve polisin müdahalesine yönelik bir soru üzerine, Türkiye’nin demokratik bir ülke, aynı zamanda da hukuk devleti olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Türkiye’de belli politikalardan hoşnutsuzluk söz konusu olduğunda, bu hoşnutsuzluğun demokratik haklar kapsamında nasıl dile getirileceğinin kuralları bellidir. Bu da, herhangi bir demokratik ülkede olduğu gibi, izinli gösteriler, mitingler ve protestolar şeklinde yapılabilir. İzinli gösteri ve yerler konusunda herhangi bir kısıtlama olursa, tabii ki bu demokratik haklara aykırı olur. Ama eğer bu gösteri yapma özgürlüğü herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda, gece ve gündüz demeksizin, sınır tanımaksızın kullanılmaya kalkışılırsa, bu sefer de kamu düzeni sarsılmaya başlar.”
“Dünkü gelişmeler bizim görmek istemediğimiz tablolardır” diyen Davutoğlu, bunun için her zaman Türkiye’de hukuk devletine uygun, demokratik hakların hukuk devleti çerçevesinde kullanılan bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyledi. Dauvtoğlu, gelişmelerin birkaç gündür ve gece yarılarına kadar sürdüğünü belirterek, Türkiye’deki kurallara göre bu anlamda getirilen sınırlar olduğunu kaydetti.