Çiğköfte sayesinde patron

Elazığlı tornacı Ahmet usta, evde misafirlere yaptığı çiğköfte sayesinde patron oldu. Elazığ'daki 16 yıllık torna tezgâhını bırakarak Avcılar'da bir minibüste yoğurduğu çiğköfteyi satmaya başlayan Ahmet Arslan...
Haber: HALE TÜZÜN / Arşivi

İSTANBUL - Elazığlı tornacı Ahmet usta, evde misafirlere yaptığı çiğköfte sayesinde patron oldu. Elazığ'daki 16 yıllık torna tezgâhını bırakarak Avcılar'da bir minibüste yoğurduğu çiğköfteyi satmaya başlayan Ahmet Arslan, şu anda 8 dükkâna sahip 'Elazığlı çiğköfteci Ahmet usta' markasını yarattı. Kendi deyimiyle Avcılar'da günlük 5 ton kapasiteli 'çiğköfte fabrikası' da kuran Ahmet Arslan, müşterilerinin hitap ettiği şekliyle Ahmet ustanın hedefi, çiğköfteyi 'çiğ burger' adıyla yurtdışında da yenir hale getirmek. Bunun için de gıda uzmanlarıyla çalışan Ahmet usta, çiğköfteyi paketlenmiş ve dondurulmuş olarak da pazara sunmak için Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. Ahmet usta, bu yıl içinde markasını market raflarına taşımayı planlıyor.
Gurbetçiler yurtdışına götürüyor
Dükkân kiralarının pahalılığı nedeniyle 1997 yılında 600 milyona bir minibüs alan ve evde yoğurduğu çiğköfteyi burada satmaya başlayan Ahmet usta, deprem sonrası bu bölgede kiraların düşmesi sayesinde ilk dükkânı açmış. Ardından Etiler, Kozyatağı derken cirosu 80-100 milyar liraya ve dükkan sayısı 8'e ulaşan Ahmet usta, dükkân sayısını İstanbul'da 30'a yükseltmeyi, büyükşehirlerde de yeni yerler açmayı planlıyor.
Çiğköftenin şu anki haliyle 1 haftaya kadar tazeliğini koruduğunu söyleyen Arslanlar Gıda Genel Müdürü Fatih Arslan, "Ancak biz hem dondurulmuş olarak hem de ısı derecesini +4'te tutarak ürünün ömrünü katkı maddesi kullanmadan artırmak için çalışıyoruz. Eğer bu çalışmalarımızı birkaç ay içinde tamamlayabilirsek 'Elazığlı Çiğköfteci Ahmet usta' markasıyla paketlenmiş çiğköftelerimizle market raflarında da yer alacağız. Bu sayede ürünün yurtdışındaki şansı da artacak" açıklamasını yaptı. Fatih Arslan, özellikle Almanya'da yaşayan Türklerin yaz döneminde paketler halinde yurtdışına çiğköfte götürdüklerini sözlerine ekledi.
'Çiğköfteyi öğün haline getireceğiz'
Çiğköfteyi dükkâna tek bir çeşiti şeklinde satmanın zor olduğuna da değinen Arslan, "Ancak bizim müşterilerimizin büyük çoğunluğu minibüs zamanımızdan bize alışanlar. Gün aşırı çiğköfte satın alıyorlar. Bundan sonra hedefimiz çiğköfteyi yemek sonrası yenilen ya da meze şeklinde servis edilen bir ürün olmaktan çıkarıp 'öğle yemeği' haline getirmek" diye konuştu.
Formülü sayesinde kendi ürünlerinin aynı anda 10-12 tane yendiği için bunu başarabileceklerine inanan Arslan, "Çiğköfte Şanlıurfa'yla özdeşleşmiş bir ürün, ancak onların en acısız çiğköfteleri bile İstanbullu tüketiciye acı geliyor. Babam Ahmet usta, denemeler sonucunda hem mideye zarar vermeyen hem de Trakya, Karadeniz gibi acıya alışkın olmayan müşterilerimizin bile yiyebildiği bir çiğköfte hazırladı" dedi.
Formülü kasada saklı
Acıyı pek sevmeyen tüketicilerin bulunduğu Etiler'deki dükkânın bazen diğer dükkânların üzerinde ciro yaptığına dikkat çeken Ahmet usta, "Ben bu tadı bulmak için az çiğköfte atmadım. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyorum ama baharatların, etin, bulgurun hepsinin saatleri ayrıdır. Çiğköftenin nasıl şişmeyeceğini, ömrünün uzayacağını bu sayede biliyorum" diyor.
Minibüste satış yaptığı yıllarda evde günde 30-50 kilo çiğköfte yoğururken şu anda 150 kilonun üzerinde çiğ köfte yoğuran Ahmet ustanın çiğköfte reçetesi ise Avcılar'daki fabrikasının kasasında kilitli duruyor. Ahmet usta, formülü çocuklarına bile vermiyor. Misafirliğe gittiğinde çikolata yerine çiğköfte götüren Ahmet Usta, önümüzdeki yıllarda Türk lokumunun yanında çiğköfteyi de yurtdışına giden hediyelikler arasına sokmayı hedefliyor.