Coca-Cola'nın model ülkesi Türkiye sosyal sorumlulukta da örnek olacak

Coca-Cola'nın model ülkesi Türkiye sosyal sorumlulukta da örnek olacak
Coca-Cola'nın model ülkesi Türkiye sosyal sorumlulukta da örnek olacak

Galya Frayman Molinas, Hülya Çeşmeci, Sibel Polater, Ahmet Bozer ve Vakfın başkan yardımcısı Ebru Bakkaloğlu (soldan sağa) Coca-Cola Hayata Artı Vakfı?nı toplantıyla tanıttı.

Coca-Cola ağında en az su tüketen ülke olan Türkiye, çevre ve toplumsal projeleri gerçekleştirmek için Coca-Cola Hayata Artı Vakfı'nı kurdu. Vakıf ile 2009-2010'da 5 milyon lira harcanacak. Çevre ve su kaynakları korunacak

İSTANBUL - Coca-Cola Türkiye, sosyal sorumluluk çerçevesinde çevre ve toplumsal projeleri gerçekleştirebilmek amacıyla Coca-Cola Hayata Artı Vakfı’nı kurdu. Vakfı’nın kuruluşunu duyurmak üzere düzenlenen basın toplantısında konuşan Coca-Cola Türkiye başkanı ve Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Galya Frayman Molinas, Türkiye’de 45’inci yıllarını kutladıklarını ve bugüne kadar 700 milyon doların üzerinde ekonomik yatırım yaptıklarını belirtti. Molinas, “Vakıf ile Türkiye’deki varlığımıza yeni bir açılım getiriyor ve tüm toplumsal yatırımlarımızı uzun vadeli bakış açısıyla daha geniş bir platforma taşıyoruz. Vakfın öncelikli hizmet alanı çevre ve su kaynaklarının korunması olacak” dedi. Molinas, 2009-2010 boyunca Vakıf öncülüğündeki toplum ve çevre projeleri için yaklaşık 5 milyon TL harcayacaklarını açıkladı.

Model ülke Türkiye
Toplantıda konuşan Coca-Cola Avrasya ve Afrika Grubu Başkanı ve Vakfın Mütevelli Heyeti Üyesi Ahmet Bozer ise, “Türkiye Coca-Cola sistemi içinde ekonomik açıdan model ülkeydi, şimdi toplumsal sorumluluk alanında da bu rolü üstlenecek” dedi. Bozer, Avrasya ve Afrika grubunun 90 ülkeden oluştuğunu, merkezinin Türkiye’de olduğunu hatırlatarak, “Bu bölgede bir vakfımız var. Afrika vakfı. İkinci açılan ise Türkiye vakfı olacak. Çok yakında da Hindistan vakfı faaliyetlere başlayacak” diye konuştu. 

82 milyon dolarlık yatırım
Vakfın kuruluşuna temel oluşturan sistemin global vizyonun bir yansıması olduğuna dikkat çeken Bozer, “Coca-Cola olarak işimizin sürekliliğinin, içinde yaşadığımız çevrenin ve toplumun refah ve sürdürülebilirliğine bağlı olduğunun bilincindeyiz. Sadece 2008 yılında Coca-Cola Şirketi ve dünya üzerindeki vakıflarımız tarafından yaklaşık 82 milyon dolar kaynağı toplum odaklı projeler için kullandık” dedi. 

‘50 milyon göç edecek’
Bozer, iş dünyasının kâr elde edebilmek amacıyla faaliyet gösterdiğini, bu durumun doğal olduğunu buna karşın sosyal sorunların çözümüne katkıda bulunmadıkları taktirde ileri de şirketlerinde varlıklarını sürdüremeyeceklerini söyledi. Dünya ekonomisinin krize kadar hızla büyüdüğünü ifade eden Bozer, bu düzeydeki büyümenin global anlamda doğal kaynaklar üzerinde ciddi anlamda sorunlar yaşanmasına neden olduğunu belirtti. Bozer, global anlamda, 2010 yılı sonuna kadar 50 milyon insanın çevresel sorunlar sebebiyle göç etmek sorunda kaldığını, bu problemin global anlamda büyük bir sorun olduğunu vurguladı. 

Sulak alanlar azalıyor
Bozer, 20. yüzyılın başından itibaren bakıldığında, Türkiye’de sulak alanların yüzde 50 oranında azaldığını, bu tür sorunlara karşı birlikte çaba sarfedilmesi gerektiğini söyledi. Bozer, “Dünya ekonomisi tekrar büyümeye başlayacak. Doğal kaynaklar ve sürdürülebilir büyüme gibi sorunlar tekrar gündeme gelecek” dedi.
Ahmet Bozer konuşmasını şöyle sürdürdü: “İş dünyasının şu anlayışa gelmesi lazım; bizim işimizi sürdürebilmemiz dünyanın sürdürülebilmesine bağlı. Dünya global sorunları işbirliği halinde çözmek zorunda. Eğer işlerimizin sonsuza kadar varolmasını düşünüyorsak çok uzun vadeli bakmak zorundayız. Bu sorunların çözümünde yapıcı bir unsur olarak yer almak işletmelerin kendi menfaatinedir.”
İş dünyasının hem dünyada hem de Türkiye’de tarihsel bir dönüşümün içinde olduğunu belirten Bozer, “Bu tarihsel dönüşüm nedir? O da işletmenin kendisini de yok edecek toplumsal problemlerin çözümüne katkıda bulunacak şekilde kendisini dönüştürmesi... Bu sadece topluma yararlı projeler yapmakla olmuyor, kendi iş yapış biçimini de gözden geçirerek, bunu değiştirerek sorunun çözümüne katkıda bulunması lazım” ifadesini kullandı.

‘İkinci sıradayız’
Bozer, Coca- Cola Türkiye’nin performansına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Türkiye’nin, Afrika ve Avrasya grubunun 90 ülkesi içinde iş hacmi olarak 2’nci, dünya klasmanına baktıklarında ise 12’nci sırada yer aldığını belirten Bozer, son zamanlarda 20 yöneticiyi yurt dışına ihraç ettiklerini, birçoğunun merkezlerinde çalıştığını anlattı.

‘Atık su havuzunda balıklar yaşıyor’
Ahmet Bozer, Coca-Cola Türkiye’nin, Coca-Cola dünyası içinde suyu en verimli kullanan  birim olduğunu söyledi. Bozer şöyle konuştu: “24 iş birimi içinde suyu en verimli kullanan ülke Türkiye. Coca-Cola içinde dünya ortalaması olarak 1 litre Coca-Cola üretimi için 2.52 litre su tüketilirken, Türkiye’de bu oran 1.51 litre düzeyine indirildi. Kısa vadeli hedefimiz  bu rakamı eşitlemektir.” Su kullanımı konusunda bir diğer uygulamanın da üretim sürecinde ortaya çıkan atık suların doğaya yeniden kazandırılması olduğunu ifade eden Bozer, “ Coca-Cola’nın global vizyonu atık suyun toplandığı havuzların balıkların yaşayabileceği kadar temiz olmasını sağlamayı öngörüyor. Şu anda yüzde 85 oranında bu hedefe ulaşıldı. Ancak biz Türkiye olarak bu hedefi 2008 itibarıyla yakalamış bulunuyoruz. Türkiye’deki üretim tesislerinde bulunan atık su havuzlarında şimdi balıklar rahatlıkla yaşayabiliyor” diye konuştu.

Gençlerden sosyal destek
Coca-Cola Hayata Artı Vakfı basın toplantısında Hayata Artı Gençlik Programı dahilinde yürütelen ‘Adım Adım Temiz Gediz’ projesinin yöneticisi Sibel Polater ve ‘Seyfe Kurak Alanı Göl Oluyor’ projesinin yöneticisi Hülya Çeşmeci de hazır bulunarak su kaynaklarının korunması yönünde gerçekleştirdikleri çalışmaları aktardı. Her iki öğrenci de sosyal sorumluluğun önemi üzerinde durdu. Sibel Polater, Gediz nehrindeki sorunların ne kadar önemli olduğunu önce çevre sakinlerine aktarmaya çalıştıklarını daha sonra ise yerel destek sağladıklarını belirtti. Çeşmeci ise, Seyfe gölünün kurumasını önlemeye yönelik çözüm önerilerini kısa zaman içinde pratiğe geçireceklerini söyledi.