Coşkun: Enerji çok pahalı

Sanayi Bakanı Ali Coşkun, Türkiye'nin sanayide kullandığı elektrik enerjisi fiyatının OECD ülkeleri fiyatının oldukça üzerinde bulunduğunu söyledi.

İSTANBUL - Sanayi Bakanı Ali Coşkun, Türkiye'nin sanayide kullandığı elektrik enerjisi fiyatının OECD ülkeleri fiyatının oldukça üzerinde bulunduğunu söyledi. Coşkun, "Fiyat farkı ortadan kaldırılmadıkça, sanayicilerimiz üretim maliyetleri yönünden yurtdışındaki rakipleriyle rekabette zorlanacaklar" dedi.
'Rekabet Edilebilir Bir Sanayi İçin Enerjide Yenilikler' konulu Türkiye Enerji Forumu'nun açılışında konuşan Ali Coşkun, sanayi sektöründe elektrik enerjisi ile ilgili sorunların başında yüksek fiyat, elektrik kalitesindeki değişimler, çok sık yaşanan arıza ve kesintilerin geldiğini kaydetti.
Dağıtım hatlarının eskiliğinden kaynaklanan kayıpların yüksekliği yanında, kaçak elektrik kullanım oranlarının da yüksek olmasının elektrik satış fiyatlarını yükselttiğine işaret eden Coşkun, elektrik kesintisi ve gerilim dalgalanmalarının da üretimi hâlâ olumsuz etkilediğini ve maliyet artışına yol açtığını belirtti.
Ali Coşkun, Türkiye'de sanayinin yüksek tarifeden elektrik kullandığını, dünyada elektrik enerjisi sanayiye ortalama 5-5.5 cent/kilovat saat ile verilirken, Türkiye'de sanayinin kullandığı enerjinin 8.6 cent/kilovat saat civarında olduğuna dikkat çekti.
Coşkun, "Ülkemizde sanayinin kullandığı elektrik enerjisi fiyatı OECD ülkeleri ortalamasından oldukça yüksektir, söz konusu fiyat farkı ortadan kaldırılmadıkça, sanayicilerimizin üretim maliyetleri yönünden yurtdışındaki rakipleriyle rekabette zorlanacakları tabiidir" diye konuştu.
Türkiye'nin seramik sektörünün başlıca rakipleri olan İtalya ve İspanya'da enerji fiyatlarının nispeten düşük olmasının Türk seramik sanayicilerini olumsuz etkilediğini belirten Ali Coşkun, Türk üreticilerin elektriği İtalya'dan yüzde 47, İspanya'dan da yüzde 73 pahalı kullandığını dile getirdi. Coşkun, kalori dengesine göre fiyat belirlenmesinde büyük yarar gördüklerini vurguladı.
Ucuz enerji temininin çimento sektörü için de hayati öneme sahip bulunduğuna işaret eden Coşkun, şunları kaydetti: "Enerji sektöründe uzun vadeli stratejik planlama yapılmadan, birim ürün başına en az enerji girdisi hedeflenmeden, geleceği geleceğin teknolojileri ile planlamadan yatırımcıların sorunlarını gidermenin mümkün olmayacağı bir gerçektir. Enerji ile ilgili uzun vadeli planlama yapılırken, yeni teknolojiler de dikkate alınmak zorundadır. Takip edilecek en akıllı yol yalıtım ve diğer önlemlerle enerjiye olan talebin ve aynı faydayı oluşturmak için gerekecek enerji miktarının azaltılmasıdır."
Türkiye'nin elektrik üretiminin yüzde 40'ının hidrolik, yüzde 37'sinin linyit, yüzde 20 kadarının da ithal doğalgazdan sağlandığını belirten Coşkun, hidroelektrik potansiyelinin şimdilik yüzde 30'unun kullanıldığını, nehir santrallarına daha çok önem verilmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye'de 2010'a kadar hidroelektrik potansiyeli kullanım oranının yüzde 65'e, 2020 yılında da yüzde 80'e çıkarılmasının tasarlandığını belirten Sanayi Bakanı Coşkun şöyle konuştu:
"Ancak burada da girişimcinin önünde birçok engel bulunmaktadır. Yap-İşlet-Devret'te Hazine garanti vermediği için birçok yatırımcı kendi ülkesine dönmektedir" diye konuştu. Coşkun, "Ülkemizde yıllardır ihmal edilen ve ihmalin sebebi de benim tarafımdan şimdiye kadar anlaşılmamış olan nükleer enerji konusu giderek daha da önem kazanmakta."
'Uzun vadeli plan yaptık'
Coşkun, Türkiye'de nükleer enerji ve hidrojen enerjisi konusunda yürütülen çalışmaların hangi aşamada olduğuna ilişkin bir soruya, "Hükümetimiz her şeyden önce uzun vadeli bir enerji planlaması yaptı ve linyit, hidrolik gibi öncelikle kendi yerli kaynaklarımıza öncelik tanıma şartını getirdik" yanıtını verdi.
Coşkun, biyodizel konusundaki bir soruya da, "Biyodizel Türkiye'de son yıllarda gündeme geldi. Şu anda üretim yapan fabrikalar, küçük tesisler var. Bununla ilgili standartlar bugünlerde yayımlanacak" karşılığını verdi. Biyoenerjiye de önem verdiklerini kaydeden Coşkun, etil alkolün de bunlardan biri olduğunu sözlerine ekledi. Etil alkolün buğday, arpa, mısır ve pancardan elde edildiğini anlatan Coşkun şunları söyledi: "Üç fabrika pancardan şeker yerine etil alkol üretimine geçmek üzere. Böylece BM ve AB'nin de benimsediği ölçüde yıl sonuna kadar benzine yüzde 5 etil alkol katmış olacağız."