Coşkun: TSE tehdidi aldım

TSE yönetimine sahip çıkan Sanayi Bakanı Coşkun, sürekli tehditler aldığını açıkladı. Coşkun, "Tehditler isimsiz, bu yüzden polise gitmedim. Asıl usulsüzlükler gümrükte. Rüşveti tam yakalayamadık" dedi.

ANKARA - Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, yolsuzlukla mücadelede zorlandığını açıklayan TSE yönetimine sahip çıkarken, kendisinin de tehdit edildiğini, ancak polise gitmediğini söyledi. Bakan Coşkun, "İmzasız mektuplar geldi. Telefonlar aldım. Ama önemsemedim. Bunun için polise gitmedim" dedi.
Türk Standartları Enstitüsü'ne (TSE) gölge düşmesini istemediklerini anlatan Coşkun, bakanlığının ve mevcut yönetimin yolsuzluk konusunda üzerine düşen görevi zamanında yaptığını savundu. Bakan Coşkun, benzin istasyonlarında yapılacak denetimlerin de 1 Temmuz'dan sonra yoğunlaştığına dikkat çekerek, PUİS'in kendilerine yönelik eleştirilerini yanıtladı. Stardatlara uymama, niteliği uygun olmayan petrol ürünü satma gibi vakalar olduğunu belirten Coşkun, hepsini değil, bunu yapanları suçladıklarını kaydetti.
Coşkun, gazetecilerle sohbet toplantısında, sorular üzerine TSE'deki yolsuzluk iddiaları ve petrol istasyonlarındaki denetim konusunda Petrol İşverenleri Sendikası (PÜİS) ile yaşanan tartışmaları değerlendirdi.
TSE'deki yolsuzluk eski
229 bin dosyanın müfettişler tarafından bir salona dökülerek incelendiğini anlatan Coşkun, TSE'deki yolsuzlukların bir yıllık mesele olmadığını ve senelerdir devam ettiğini anlattı. TSE'ye, gölge düşmesini istemediklerini belirten Coşkun, "Hem Bakanlığımız birimleri hem de TSE yönetimi, üzerine düşen görevi zamanında geciktirmeden yapmıştır" diye konuştu.
Büyük usulsüzlüklerin, gümrük işlemlerinde yapıldığına dikkat çeken Coşkun, müfettişlerin, CE belgesi olmayan malların CE belgesi varmış gibi sokulduğunu tespit ettiğini vurguladı.
"Tabii bu operasyonlarda tam rüşveti yakalayamadık" diyen Ali Coşkun, "Ama bu yolsuzluklara zemin hazırlayacak belgeler tanzim edildiğine göre, burada görevi ihmalden tutun birçok aksaklıklar olduğu anlaşılıyor. Bu da tabii mahkeme kararlarıyla ortaya çıkacak. Ancak yargıyı şartlandırmamak için, bir şey söylemek istemiyorum" dedi.
Coşkun, TSE Başkanı Kenan Malatyalı'nın gazetelerdeki demecinin 'acz' ifadesi gibi algılandığı yorumları yapılması üzerine, "Kenan Malatyalı bu konuda bütün yetkilerini kullandı. Eğer kullanmasaydı zaten bu duruma gelemezdi, bu operasyonları yapamazdı. Birileri mutlu olurdu. Yönetimin bunda bir kusuru yok. Çünkü bizi anında bilgilendirdi. Biz de gerekli yetkimizi kullandık" dedi. Bakan Coşkun, mallarını gümrükten geçirmek için bu yollara başvuran işadamlarını da eleştirdi.
Varlıkları inceleniyor
Coşkun, TSE'de yapılan yolsuzluklara adı karışan personel ile bunların birinci derecede yakınlarının malvarlıklarını incelettiklerini söyledi. Bu çalışmanın henüz bitmediğini, ancak sonuna yaklaştıklarını anlatan Coşkun "tabii bu çalışmalar yapılırken, yeni yeni olaylar da çıkıyor. Arkadaşlar, laboratuvarlarla ilgili belgelerle karşılaşıyor, onları da inceliyorlar. Yeni bilgiler de savcılığa aktarılıyor" dedi.
TSE Başkanı Malatyalı'nın yakınmasının görevden aldığı çalışanların yargı kararı ile dönmesi gibi durumlardan kaynaklanabileceğini söyleyen Sanayi Bakanı Coşkun, "Sizce Hanefi Avcı ile ilgili gerçekten problem yok mu" diye sorması üzerine "Olabilir tabii. O benim alanımın dışında. Sadece onu söyleyince, sanki TSE hiçbir şey yapmamış gibi oluyor. Esas önemli olan, konunun savcılıklara intikal etmesi, yargıda olması" dedi.
PÜİS'e rest: Denetleriz
Akaryakıt istasyonlarının denetimiyle ilgili soruları da yanıtlayan Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, özetle şunları söyledi: "Bagajlarına mutfak
tüpü takarak LPG ile çalışan araçlar 'seyyar bomba' olarak dolaşıyor. Şimdi buna el atınca, arı kovanına çomak sokmuş gibi oluyoruz. Bu konuda birçok yetkiyi Makine Mühendisleri Odası'na aktardık ve arkadan istasyonlara el attık. Öncelikle LPG dağıtım belgesi olmayan firmalardan
gaz alınmaması lazım. Aracı muayene istasyonlarında muayene edilmemiş araçlara da gaz verilmemesi gerekmektedir."
Üçte biri standart dışı
Akaryakıt istasyonlarını denetlemeye alınca, bunların üçte 1'inin standartlara uygun kurulmadığını ya ruhsatsız çalıştığını da dile getiren
Coşkun sözlerini şöyle sürdürdü:
Sayaçları bozuk olanların da yüzde 10-15 arasında eksik ölçüm yaptıklarını tespit ettik. PÜİS 'Akaryakıt istasyonları yerine kaçak akaryakıtın üzerine gidilsin' diyor. Tabii PÜİS kendi görüşlerini açıklayabilir, demokraside bunu saygıyla karşılıyoruz ama suçlamaya hakları yok, biz görevimizi yapıyoruz. 1 Temmuz 2005'ten itibaren, akaryakıt istasyonlarına yönelik denetim daha da şiddetlenecek."