'Dalga banka sermayelerini eritti'

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, nisan ayı sonunda piyasalarda başlayan dalgalanmanın bankalara etkisinin kur, faiz ve kredi riski ile likidite riski olmak üzere üç ana konuda olduğunu belirterek...

ANKARA - Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, nisan ayı sonunda piyasalarda başlayan dalgalanmanın bankalara etkisinin kur, faiz ve kredi riski ile likidite riski olmak üzere üç ana konuda olduğunu belirterek, nisan-haziran döneminde bankaların sermaye yeterlilik rasyoları (SYR) ortalamasının 4.5 puan düşüşle yüzde 18.5'e gerilediğini açıkladı.
Tevfik Bilgin Türk bankalarının nisan ayında 57 milyar YTL olan özkaynak toplamının haziranda 51 milyar TL'ye düştüğünü söyledi. Düşüşün karlılıkta istenen artış olmamasından kaynaklandığını belirten Bilgin'e göre kamu borçlanma kâğıtlarının değerindeki azalma özkaynakları aşağı çekti ve kur artışı da yabancı para kredilerin YTL karşılıklarını yükseltti. BDDK Başkanı Bilgin piyasalardaki dalgalanmanın sektöre etkilerini şöyle sıraladı:
SERMAYE YETERLİLİĞİ 4.5 PUAN DÜŞTÜ: SYR'nin sektör ortalaması Aralık 2005'te yüzde 24, nisanda yüzde 23, haziranda yüzde 18.5 oldu. Nisandan hazirana SYR'de 4.5 puan düşüş var. Bu iki ayda en çok azalış 9.7 puanla kamu bankalarında görüldü. Kamuda SYR, haziran sonunda yüzde 25'e düştü. Düşüşün nedeni, menkul değerlerdeki değer kaybıyla, bireysel kredilerdeki yeni faiz ile eski faiz arasındaki farkın ilgili kalemlere yansıtılması.
ÖZKAYNAKLAR AŞINDI: Özellikle özkaynaklarda bir miktar aşınma var. Yalnız bu geçicidir. Birçok bankamız bütçelerini daha revize etmediler. Hedeflerini tutturmayı planlıyorlar.
20 BANKA YÖNETİCİSİYLE GÖRÜŞÜLDÜ: Dalgalanmadan sonra 20 bankanın en üst düzey yöneticileriyle görüştük. Bunu periyodik olarak yapıyorduk. Ama bu kez rakamların biraz daha arkasına geçmiş, daha ayrıntılı incelemiş olduk. Bunun sonucunda gereken bankalara gerekli uyarılar da yapıldı.
FAİZ ARTIŞI OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR: Bankalar mayıs- haziran dönemindeki dalgalanmayı büyük ölçüde 'absorbe' etti. Ancak banka bazında bir miktar olumsuz etkilenme var. Kurun bankalar üzerindeki yükü çok fazla değil. Faiz artışı özellikle bireysel kredilerde önemli.
TİCARİ KREDİDE SORUNLAR BAŞLAYACAK: Bireysel kredilerin geri dönüşünde çok önemli sorun olamayacaktır. Ama kurumsal kredilerde KOBİ ve daha büyük ölçekli kredilerde etkileşimi ağustos, eylül ve ekim ayında görmeye başlayacağız. Ama bu etkinin çok büyük olacağını düşünmüyorum.
KREDİLER KAPANMADI, KISILDI: Krediler kapanmadı, sadece kısıldı. Bankalarımız kredilerin dönüşüne, faizin oturmasına ve talebe bağlı olarak krediciliğe tekrar dönecekler. Şu dönemde bankalar Hazine bonosuna yönelme eğiliminde.
KÂRLILIK AZALIYOR: Sektörde kârlılık Nisan 2006'da 3.5 milyar YTL iken mayıs ayında 4.2 milyar YTL, haziranda 4.9 milyar YTL oldu. Artış trendi azalan bir şekilde devam ediyor.
MENKUL DEĞERLERDEN ZARAR YAZDILAR: Bankaların menkul değerler cüzdanı belli ölçüde olumsuz etkilendi. Çünkü bunlar düşük faizden alınmış menkul değerler. Faizler arttığı zaman bir miktar zarar yazarsınız veya karşılık ayırırsınız.
SENDİKASYON OLUMSUZ ETKİLENMEZ: Sendikasyonlar 2005 yılı sonunda 15 milyar dolar iken Mart 2006'da 18 milyar dolara, haziranda ise 20 milyar dolara çıktı. Dolar bazında altı aylık artış yüzde 33 oldu. Sendikasyonların hepsi yeni koşullar ve yeni faiz oranlarıyla birlikte bir miktar yüksek de olsa yenileniyor.
Bilgin: Kendi görevimizi bile yapamaz hale geldik
BDDK'nın asli görevinin bankaların mali bünyesinin incelenmesi olduğunu belirten Tevfik Bilgin, son dönemde özellikle İmar Bankası olayından sonra BDDK çalışanlarının bankalara dahi gidemediğini söyledi. Bilgin, "Benim elemanlarım Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK), savcılıkların bilirkişi işlerine gidiyor. Bunlar çetrefilli ve 'pis işler'. Bunlara gitmekten banka denetlemeye gidemiyoruz" dedi.
CNN Türk'te soruları yanıtlayan Bilgin, "Bağımsızlık ve hassasiyet bir nebze de olsa bu kurum için gösterilsin. BDDK çalışanlarının yazılı hiçbir talimat olmadan başka kurumlara götürülmesi arkadaşların çalışma şevkini kırar. Benim bile şevkimi kırar ve işler aksar" diye konuştu.
Bilgin, İstanbul'a taşınma konusunda Merkez Bankası dışındaki BDDK ve diğer kurumların 'çantada keklik' gibi görülmesini de eleştirdi. Bilgin, BDDK'nın İstanbul'a taşınması konusunda, "Bağlı olduğumuz bakanla görüş alışverişinde bulunmadık. Kurulumuzda da alınmış bir karar yok" diyerek şöyle konuştu: "Taşınabilir de, çünkü mutfak orada. Ancak bu ülkede bankacılık sistemi iyi işlemezse, siz isterseniz en yüksek binada oturun hiçbir şey yapamazsınız. Merkez Bankası'na verilen imkanların yarısı bize verilsin, yarın İstanbul'a taşınırız."
BDDK'nın bankacılıktaki birleşme ya da satın almaları 'kılı kırk yararak' incelediğini anlatan Tevfik Bilgin, "Nasıl olsa noter makamı geleni onaylar gibi düşünmeyin" diyerek bugüne kadar yabancı bankalardan izin verilmeyen olmadığını ancak bundan sonra da herkese izin verileceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Bilgin, "Merkez Bankamız istediği her kararı alsın, eğer bir ülkede bankacılık sistemi iyi işlemiyorsa ve otorite istediği gibi davranamıyorsa bu kararların hiçbiri başarılı olamaz" diyerek BDDK'nın önemini bir kez daha vurguladı. Çalışanların maaş gibi konularda yerden yere
vurulmamasını isteyen Bilgin, bu kişilerin istediği yerlerde iş bulabilecek nitelikte olduğunu anlattı.