Damacana savaşları!

Damacana savaşları!
Damacana savaşları!
Sağlık Bakanlığı'nın markaları teşhir etmesiyle alevlenen damacana tartışmasında sektör bölündü: Plastik mi yoksa cam damacana mı?
Haber: CAN MUMAY - can.mumay@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Bir yandan plastik damacanacı ‘geleneksel’ciler, diğer yandan cam damacana savunan ‘yenilikçiler’. İki taraf da şimdi kendi ürününün daha kullanışlı ve sektöre daha uyumlu olduğunu savunuyor. ‘Cam’cılara göre talep patladı, ‘plastikçi’ler için böyle bir talep yok! Sağlık Bakanlığı’nın geçen hafta İstanbul’da damacanalarının hijyene uygun olmayan koşulları nedeniyle suları kirli olan 5 firmayı teşhir etmesi üzerine tüm gözler cam damacana sulara çevrildi. Vatandaş cam damacanalar hakkında bilgi almak için çağrı merkezlerini telefon yağmuruna tutuyor. Polikarbon malzemeden üretilen ve evlerde genel olarak kullanılan 19 litrelik damacana üreticileri ise kendilerine cam için bir talep gelmediğini ve camın mali yükünün çok olduğunu ifade ediyorlar.

CAMCILAR
Satışlar iki katına çıktı
Abant Su’nun Genel Müdürü Atilla Duman dünyada 19 litre damacana su üreten 4. firma olduklarını ve halkın ilgisinden çok memnun olduklarını söylüyor. Cam damacana satışlarının damacana skandalından sonra yüzde 100 artıp 2 katına çıktığını söyleyen Duman, bir cam damacana sisteminin 60 TL’ye kurulduğunu açıklıyor. Pompası ve sepeti ile birlikte 60 liraya mal olan bu sistem bir defaya mahsus olarak eve kuruluyor. Daha sonra her 19 litrelik cam damacana için 12,5 ile 11,5 TL arasında bir rakam ödeniyor. 19 litrelik cam damacananın camının İtalya’dan geldiğini söyleyen Duman cam damacana üretmenin risklerine de değiniyor. 2011 yılının ekim ayında Ar-Ge çalışmalarına başladıklarını ve doluma aralık ayında başladıklarını açıklayan Duman ‘damacana skandalı’ ile beraber bu işe girmediklerinin de altını çiziyor. 19 litrelik cam damacanalar şu an sadece İstanbul ve Ankara ’da satışa sunuluyor.

PLASTİKÇİLER
Cam için talep yok!
Güvenpınar Su Satış ve Pazarlama Müdürü Sedat Öztürk, bizzat kendi ziyaret ettiği tesislerde 2009 yılından kalma damacanalar gördüğünü anlatıyor. Öztürk 2 yılı geçen damacanaların hijyensizlikten dolayı acilen hurdaya verilmesi gerektiği görüşünde. Damacanalardaki kirlilik meselesinin basın tarafından abartıldığını çünkü büyük işadamlarının cam fabrikaları satın aldıklarını iddia eden Öztürk piyasada bir cam şişe talebi olmadığını da sözlerine ekliyor. Cam işinin çok riskli olduğunu anlatan Öztürk bir cam damacana kırıldığı zaman 3-4 damacananın maliyetinin çöpe gideceğini ifade ediyor. Ortalama bir damacana 4,5 TL’ye mal oluyor. Damacanaların yasaklanması gibi bir durum halinde insanların gene maliyeti yüksek olan cama itibar etmeyeceğini ifade eden Öztürk, “Bakkallarda plastik şişelerde su var, insanlar onlara yönelecektir” diyor.

Hammaddesi Çin’e gönderiliyor
Türkiye ’de maliyeti çok yüksek olduğu gerekçesi ile damacanaların hammaddesi olan polikarbonu dönüştürecek tesis yok. Bakanlığın denetlemelerinin artması sonucunda geri dönüşüm şirketlerinin stokları ağzına kadar dolmaya başladı. Türkiye’de geri dönüşümü sağlayacak fabrika olmaması nedeni ile Çin’e ihraç edilen geri dönüşüm polikarbon malzeme ile oyuncak, araba kapısı kulpu ve LCD televizyon kasası gibi ürünler yapılıyor.

bigPara.com