DB: Yoksulluk her yerde artacak Rusya ve Türkiye'yi de etkileyecek

DB: Yoksulluk her yerde artacak Rusya ve Türkiye'yi de etkileyecek
DB: Yoksulluk her yerde artacak Rusya ve Türkiye'yi de etkileyecek

BBC World Debate yayınına, Harvard Scholl?dan Niall Ferguson, Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde, Goldman Sachs?tan Jim O?Neill, Strauss-Kahn ve Güler Sabancı (soldan sağa) katıldı. FOTOĞRAF: AFP

'Kriz bitiyor' diye düşünmediklerini, Avrupa ve Orta Asya'daki toparlanmanın henüz prematüre olduğunu belirten Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, 'Yoksulluk her yerde artacak. Türkiye'de işsizlik iki katına çıktı' dedi
Haber: ÇAĞRI?BİLGİN / Arşivi

İSTANBUL - Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, yoksulluğun her yerde artacağını belirterek, “Aynı şey Rusya ve Türkiye’yi de etkileyecek. Türkiye’de işsizlik iki katına çıkmış durumda...” dedi.
IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları kapsamında düzenlenen ‘Avrupa ve Orta Asya Ekonomik Güncelleştirmesi’ konulu basın toplantısında konuşan Gill, ‘kriz tam bitiyor’ diye düşünmediklerini, Avrupa ve Orta Asya bölgesinde toparlanmanın prematüre durumda olduğunu söyledi. Bölgede 350 milyardan fazla dış borcun vadesinin geldiğine dikkat çeken Gill, 2010’da bütün bunların nasıl finanse edileceğinin daha belli olmadığını belirtti.

Dış borç ‘kara bulut’
Gill, “Bölgedeki aileler için de durum iyi değil. Yoksulluk ve işsizlik yükselmekte, 2009’da yoksulluk ve işsizlikte 5 milyon düşüş beklenirken 2009’da yoksulluk bu kadar artacak” dedi. Gelişmekte olan ülkeler için çok fazla iyi bir durum olmadığını ifade eden Gill, dış borçların devletler için bir yerde ‘kara bulutlar’ getirdiğini söyledi.
Gill, şöyle dedi: “Her sene orta sınıfta büyüme vardı bu sene durum tersine dönüyor. Yoksul olan insan sayısı 15 milyona çıkacak.
Bu bölgede 145 milyon fakir insan var. Yoksulluk her yerde artacak, aynı şey Rusya ve Türkiye’yi de etkileyecek. Orta sınıf da yoksulluktan etkileniyor. İşsizlik her yerde yükselmiş durumda. En fazla Baltık ülkeleri, Türkiye, Ukrayna’da... Türkiye’de işsizlik iki katına çıkmış durumda...”

G20 kalp krizini bitirdi
Dünya Bankası Bölge Başkan Yardımcısı Philippe Le Houerou da, küresel krizin haneleri vurduğunu ifade ederek, “2008 Eylül mali krizi bir kalp krizine benziyor. Birazcık toparlanma işaretleri görmekteyiz. Bu kriz Avrupa ve Orta Asya ülkelerini çok etkiledi” dedi.
Houerou, G20’nin yaşanan kalp krizini sona erdirdiğini, bu yeni koalisyon mekanizmasına müteşekkir olunması gerektiğini, Avrupa düzeyinde artan bir işbirliği ortamı tesis edildiğini belirtti. Bölgedeki işsizliğin 8.3 milyondan 11.4 milyona çıktığını ifade eden Houerou, aynı şekilde yoksulluğun da arttığını, şimdi bölgede yoksullukla boğuşmak zorunda kalacak insan sayısının 15 milyon olduğunun tahmin edildiğini vurguladı. Houerou, “Bir tehlike var. Kırılgan, zayıf, işsizlik olan bir toparlanma olabilir. Kriz sonrası dünya daha rekabetçi olacak” diye konuştu.
Houerou, Dünya Bankası olarak bölgenin pekçok insanına önümüzdeki günlerde verilecek mesajın; bankacılığı temizleyerek bankaların şirketlere ve iş yaratma imkanına yardımcı olmak, iş ortamını sermaye yatırımına cazip kılmak, kamu harcamasını etkin yaparak çalışan ailelere olumlu sonuçlarının erişmesi, temel kamu yatırımlarının altyapı açısından finansmanına devam etmek olarak sıraladı.

Düzelme yavaş olacak
IMF Avrupa Bölümü Direktörü Marek Belka da, düzelme sürecinin muhtemelen yavaş ve kırılgan olacağını kaydetti. Aynı zamanda Polonya eski Başbakanı olan Belka, IMF’nin ‘Ekim 2009 Bölgesel Ekonomik Görünümü: Avrupa. Ekonomideki Düzelmenin Desteklenmesi’ raporunu değerlendirdi.
Belka, Avrupa’da devam eden ekonomik durgunluğun dip noktasını geçtiğine ilişkin işaretlerin belirmiş olduğunu ancak, düzelme sürecinin muhtemelen yavaş ve kırılgan olacağını, çünkü Asya’da talep artışının ABD’li tüketicilerin kriz öncesindeki ithalat talebinin yerini doldurmasının ‘neredeyse’ imkânsız olduğunu kaydetti.
Belka, Avrupa’nın düzelme sürecinde sadece ihraca güvenmesinin mümkün olmadığını ayrıca, kredi kıtlığının devam ettiğini, işsizliğin arttığını ve krizin Avrupa’nın büyüme potansiyelini düşürdüğünü belirtti. Marek Belka, “Finans sektörünün sorunlarının hızla ve etkin bir şekilde çözülememesi halinde ekonomideki düzelme beklenenden zayıf kalabilir” dedi.

Yüzde 4 küçülme
Rapora göre, güven seviyesinin yükselmeye başlamasıyla ve küresel ticaretin canlanma sinyalleri vermesiyle birlikte Avrupa’daki küçülme 2009’un ortalarında sona ermiş gibi görünüyor. 2010’da sınırlı ölçüde de olsa bir toparlanma yaşanacağı, ciddi büyümenin ise ancak bunu izleyen dönemlerde sözkonusu olabileceği tahmin ediliyor. Rapora göre, gelişmiş ekonomilerin 2009’da ortalama yüzde 4 küçülmesi, 2010’da ise yüzde 0.5 büyümesi bekleniyor. Gelişmekte olan Avrupa ülkelerinde ekonomik faaliyetin bu yıl yüzde 6.6 azalması, ancak 2010’da bu bölgedeki ülkelerin çoğunun yeniden büyümeye başlaması ve GSYİH’nin ortalama yüzde 1.7 artması bekleniyor. Raporda, politika oluşturucuların çabalarını düzelme sürecini teminat altına alma konusunda yoğunlaştırması çağrısında bulunuluyor.

‘İşsizlik frenleyecek’
Politika oluşturucuların kısa vadede, bankaların karşı karşıya olduğu bilanço risklerinin değerlendirilmesi konusunda daha kararlı bir tavır takınması ve kendi ayakları üzerinde durabilecek durumdaki kurumların sermayelerinin takviye edilmesi veya yeniden yapılandırılması, bu durumda olmayanlar için tasfiye için gerekli çalışmaları yapması gerektiği ifade ediliyor.
Ekonomideki Düzelmenin Desteklenmesi Raporu’nun ‘Kriz ve Potansiyel Üretim’ başlıklı ikinci bölümünde ise, krizin Avrupa’daki potansiyel büyüme üzerinde etkileri değerlendiriliyor ve finans sektöründe yaşanacak sorunların, düşük yatırımın ve uzun süreli işsizlik dalgalarının önümüzdeki birkaç yıl boyunca potansiyel büyümeyi frenleyeceği sonucuna varılıyor.

‘Enerji ve çevre yatırımlarına ivme kattı’
Sabancı Holding Başkanı Güler Sabancı, krizin enerji ve çevresel sürdürülebilirlik alanına ivme kazandırdığını söyledi. IMF-Dünya Bankası yıllık toplantıları kapsamında düzenlenen seminer programı çerçevesindeki ‘BBC World Debate’ programında konuşan Sabancı, krizin ardından uygulanacak toparlanma stratejilerine değinirken, bunları uygulamak için zamanlamanın önemine işaret etti.
Sabancı, bu konuda ne çok erken davranılması ne de çok geç kalınmaması gerektiğini dile getirerek, Çin gibi bazı ülke ekonomilerinde daha erken iyileşme görülebileceğini söyledi. Krizin ardından ekonomik olarak yeniden dengeleme olabileceğine inandığını ifade eden Sabancı, böyle bir durumda belki batıdaki ülkeler daha fazla elinde tutarken, doğu ülkelerinin daha fazla harcayabileceğini belirtti.
Güler Sabancı, çevresel sürdürülebilir büyümenin anahtar konu olacağına kaydederek, toparlanma başladığı zaman ABD’deki aynı otomotiv şirketlerinin Çin’den fazla üretim yapacağını sanmadığını aktardı. İşsizliğin sadece taleple çözülemeyeceğini ifade eden Güler Sabancı, sadece talebi artırmanın krizden sonra sorunları çözmeye yardım etmeyeceğini kaydetti. Sabancı, krizin enerji ve sürdürülebilir çevre alına ivme kazandırdığına işaret ederek, “Bunlar, bizim yatırımlarımız konusunda, önümüzdeki gündem...” dedi.

Daha fazla global karar lazım
Programa katılan IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn da, krizin henüz bitmediğini dile getirerek, kriz sonrası uygulanacak politikalara çok erken başlanmaması ve bunlar üzerinde çalışılması gerektiğini söyledi. Krizin ardından toparlanmanın ülkeden ülkeye göre değişeceğine değinen Strauss-Kahn, kriz ardından farklı bir dünya oluşacağını, daha fazla düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
İşsizliğin önemli sorun olduğunu ifade eden Strauss-Kahn, “Bazı insanlar risk alıyor ama sonuçlarını hepimiz ödemek zorunda kalıyoruz. Global seviyede daha fazla karar almaya ihtiyacımız var” diye konuştu.

Afrika’da 2010’da yüzde 4 büyüme bekliyoruz
IMF Afrika Bölümü Direktörü Antoinette Sayeh, Sahraaltı Afrika’da 2010’da yüzde 4’lük büyüme beklediklerini, yüzde 5-6’lık büyümeyi ise 2011 sonrasında öngördüklerini bildirdi.
Sayeh, ‘Sahraaltı Afrika Ekonomik Görünümü’ konulu rapora ilişkin düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, 2008 öncesinde bölgede altı yıl üst üste yüzde 6 civarında büyüme kaydedildiğini ve geçmiş dönemde bu konuda iyi bir performans sergilendiğini söyledi.
Geçtiğimiz yıl ise petrol ve gıda krizinin bölgeyi vurduğunu, ardından yaşanan küresel kriz ile durumun daha da kötüleştiğini ve yoksulluğun arttığını belirten Sayeh, bu yıl Sahraaltı Afrika’da GSYİH’nın yüzde 1 arttığını, bunun geçen yılki yüzde 5.25’lik büyümeye göre çok düşük olduğunu ifade etti.
Küresel kriz döneminden çıkış süreci nedeniyle daha kırılgan bir yapının söz konusu olduğunu ve yoksullukla mücadele konusunda bu dönemde çok fazla şeyin yapılamadığını kaydeden Sayeh, “Bir düzelme var. Ancak süreç birtakım riskleri de içeriyor. Ulusal politikaların risklere dikkat ederek iyileşmeyi desteklemesi gerekiyor. IMF de bu politikaları destekleyici yapıdadır. Biz aslında temkinliyiz, ancak Sahraaltı Afrika için umutluyuz” diye konuştu. Sayeh, bu yıl IMF’nin Sahraaltı Afrika’ya kredi verme kapasitesini artırdığını, dolayısıyla önümüzdeki dönemde kredi miktarında önemli artış olacağını kaydetti.
Sayeh, küresel krize ilişkin belirsizliklerin hâlâ var olduğuna ve küresel anlamda iyileşme sürecinin şu anda tam görülemediğine dikkat çekti.

G24: Tehdit azaldı
Gelişmekte olan ülkelerin oluşturduğu G24, küresel ekonomide olumu gelişmelerin yaşandığını belirterek, derin küresel ekonomik durgunluk tehdidinin azaldığını söyledi. G24 Başkanı ve Suriye Merkez Bankası Başkanı Adip Mayaleh, alınan kararlar hakkında bilgi verdi. Açıklamada, kriz nedeniyle dünya ticaretinin önemli oranda gerilediği, işsiz sayısıyla yoksulluğun önemli oranda arttığı, birçok ülkede sosyal baskının yoksullar ve krizden en çok etkilenen kesimler üzerinde arttığı belirtildi.

‘Petrol ihracatçısı ülkeler krizden daha az etkilendi’
IMF Orta Doğu ve Orta Asya Direktörü Mesud Ahmed, küresel ekonomik krizden Orta Asya ve Kafkas bölgesinde yer alan petrol ihracatçısı ülkelerin, enerji kaynaklarına sahip olmayanlara göre daha az etkilendiğini belirtti.
Ahmed, IMF ve Dünya Bankası toplantıları kapsamında düzenlenen ‘Orta Asya Ekonomik Görünümü’ başlıklı toplantıda, IMF’nin Kafkaslarda ve Orta Asya ekonomilerinde gelecek yıl sınırlı bir düzelmenin yaşanmasını beklediğini, küresel ekonomik krizden şiddetli bir şekilde etkilenen bölge ülkelerinin 2008 yılında yüzde 6.6 olan büyüme hızının bu yıl yüzde 1.5’e düşmesinin beklendiğini ifade etti.

Büyüme hızı artacak
Ahmed, enerji ihracatçısı olan ülkelerden Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan’nın uzun vadeli enerji ihracat sözleşmelerinin mevcut olması, destekleyici politikaların uygulanması ve uluslararası piyasalara bağlarının çok kuvvetli olmaması sayesinde 2009 yılında yüksek büyüme hızlarına ulaşacağını, 2010 yılında da daha yüksek büyüme hızına ulaşacağını belirtti.
Petrol ihracatçısı Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan’ın 2009 yılında sırasıyla yüzde 7.5, yüzde 4 ve yüzde 7 oranlarında büyüyeceğini belirten Ahmed, söz konusu ülkelerin gelecek yıl sırasıyla yüzde 7.4, yüzde 15.3 ve yüzde 7 oranlarında büyümesinin öngörüldüğünü kaydetti.
Ahmed, Türkmenistan’ın gelecek yıl yüzde 15.3 oranında büyümesine neden olarak petrol ihracatçısı ülke olması, küresel ekonomiye daha az entegre olması, dış borcunun az olmasını gösterdi. IMF Orta Doğu ve Orta Asya Direktörü Mesud Ahmed, bölge ülkelerinden Ermenistan ekonomisinin bu yıl yüzde 15.6 oranında küçülmesini, gelecek yıl yüzde 1.2 oranında büyümesinin öngörüldüğünü kaydetti.