'Değerli YTL tehdit olmaz'

Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp, yüksek cari işlemler açığının kırılganlık yarattığını, ancak ekonomi yetkililerinin bu açıktan kaynaklanan riski iyi yönettiğini söyledi.

ANKARA - Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp, yüksek cari işlemler açığının kırılganlık yarattığını, ancak ekonomi yetkililerinin bu açıktan kaynaklanan riski iyi yönettiğini söyledi.
Türkiye ekonomisindeki son gelişmeleri değerlendiren Bredenkamp, YTL'nin şu andaki düzeyinin, ekonomi için tehdit oluşturacak düzeyde olmadığını belirterek "Prof. Dr. Steve Hanke'nin İstanbul'daki konferenstaki iddiasının aksine, YTL'nin şu andaki düzeyi Türkiye ekonomisine bir tehdit oluşturacağını düşünmüyorum" dedi. "Türkiye'yi, serbest dalgalı kur rejiminden ayırmak ciddi bir hata olur" diyen Bredenkamp, döviz kuru rejiminin Türkiye ekonomisine çok faydalı olduğunu ileri sürdü.
Bredenkamp, mevcut kur rejiminin önemine dikkat çekerek, "serbest dalgalı döviz kuru rejimi beş yıldır Türkiye ekonomisinin işine yarıyor ve Türkiye'nin maruz kalabileceği dış finansman kaynaklı baskılara karşı hayati bir emniyet supapı vazifesi görüyor" tespitinde bulundu.
Hugh Bredenkamp, hükümet ile 2006 makroekonomik hedefleri konusunda anlaştıklarını belirterek, 2006 yılı bütçesi hedeflerinin gerçekçi olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin bu yılki özelleştirme performansının çarpıcı olduğunu ve başarılı gittiğini belirten Bredenkamp, "Özelleştirme, kamu borcunu azaltacak ve daha çok yatırım sağlayarak Türkiye ekonomisine uzun yıllar fayda sağlayacak" ifadesini kullandı. Sosyal güvenlik reformunun en önemli reformlardan biri olduğunun altını çizen Bredenkamp, stand-by anlaşmasında yeni takvime bağlanan bu reformun tam zamanında tamamlanacağına inandığını söyledi.
Yüksek cari işlemler açığının, kontrol edilmesi nedeniyle şu an için bir sorun oluşturmadığını belirten Bredenkamp şöyle konuştu; "Yüksek cari işlemler açığı kırılganlık yaratır. Ancak ekonomi yetkilileri, bu riski, döviz rezervlerini güçlendirerek, serbest dalgalı döviz kuru rejimine devam ederek ve bütçeyi sıkı bir şekilde kontrol ederek çok iyi yönetiyor."
Bredenkamp, açığın büyümesi ya da açığın finansmanının azalması halinde, piyasa güçleri aracılığıyla dövizde meydana gelecek değişimin, ödemeler dengesinin düzelmesine katkıda bulunabileceğini vurguladı.
Bredenkamp, sürdürülemez yüksek cari işlemler açığının azaltılmasına yönelik düzenlemelerin ise "daha sıkı para-maliye politikası, iç talebin daraltılması ve ithalatın azaltılması" şeklinde olabileceğini de ifade etti.
'İşleyen piyasa önemli'
AB Komisyonu'nun, Türkiye için 'işleyen piyasa ekonomisi' tanımlamasında bulunmasının önemli olduğunu ve yatırımcılara olumlu sinyal vereceğini vurgulayan Bredenkamp, AB'nin, Türkiye ekonomisine ilişkin yeni tanımlaması konusunda şunları söyledi: "AB Komisyonu'nun bu yeni tanımlaması, uluslararası yatırımcılara olumlu sinyal gönderecek ve Türkiye'de yatırımların artmasına katkıda bulunacaktır."
Türkiye ekonomisi için IMF'den sonra AB'nin çıpa vazifesi göreceğinin ileri sürüldüğünü hatırlatan Bredenkamp, şu açıklamada bulundu: "Türkiye ekonomisi için en önemli çıpa hükümet ve Merkez Bankası'nın sağlam para ve kamu maliyesi politikasıdır. Hükümet ya da Merkez Bankası taahhüdü olmayan bir dış kaynaklı çıpa Türkiye ekonomi için faydalı olamaz."
ABD Merkez Bankası FED'in 2006'da uygulayacağı para politikası ve bunun Türkiye'ye muhtemel etkisine de değinen Bredenkamp, 2006'da, FED'in çok sıkı bir para politikası uygulaması halinde, Türkiye ve diğer gelişmekte olan piyasalara para akışının azalabileceğini, ancak şu aşamada, ABD'nin böyle bir senaryo uygulayacağına dair bir işaretin bulunmadığını söyledi.