Demokraside denetimsizliğin izahı yok

Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Vergi hakkı, demokrasinin en eski ve en temel kavramlarındandır. Toplanan vergilerin kullanılması ve denetimi vatandaş ile devlet arasındaki ‘sorumluluk-denetim’ ilişkisinin en önemli ayağıdır. Çağdaş demokrasilerde vatandaş, vergisini tereddütsüz öder. Çünkü ödediği verginin devlet aygıtı tarafından nereye ve nasıl harcandığının parlamentodaki temsilcileri tarafından en ince ayrıntısına kadar denetleneceğinden emindir. Bir ülke demokrasinin gelişmişliğini anlamanın en iyi yollarından biri de vergi toplama ve bütçe denetleme mekanizmalarıdır.
Bilineni tekrar tekrar yazmanın bir anlamı yok: Türkiye ’de vergi toplama, bütçe kullanma ve denetim mekanizmaları, sözünü ettiğim demokrasi seviyesine ulaşmış değil. Hatta tam tersine, yaşadığımız ülkede vergi toplama, bütçe açıklarının arttığı dönemlerde pervasızca suiistimal edilen, vatandaşların hiçbir şekilde kaçamadığı bir silaha dönüştüğü gibi, ‘hesap vermek’ de devlet aygıtının pek hoşuna gitmez.

Sayıştay ne iş yapar?
Radikal’de Hacer Boyacıoğlu’nun yazdığı haberde ayrıntılarını bulabilirsiniz. 2010 yılına dek Sayıştay’ın yanında Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu gibi dış denetim mekanizmaları vardı. 2010’da çıkan yasa ile ‘dış denetim’ yapan kurumların tümü Sayıştay çatısı altında birleşti. Yani şu anda Türkiye’de kamu kurumlarının kendi iç denetim organları var ama o kurumları dışarıdan denetleyebilecek bir tek Sayıştay var ve kurumların bütçe performansını denetleyen TBMM’ye rapor sunma işi de bir tek Sayıştay’ın görevi olarak kaldı.

Sayıştay’ın tavrı
Sayıştay denetçileri her yıl olduğu gibi 2012 yılında da Anadolu sathına yayıldılar ve 2011 yılının bütçe performansıyla ilgili yüzlerce rapor hazırladılar. Bunlardan 132’si, genel bütçeden pay alan ve TBMM’nin denetim alanına giren kurumlardı. Ancak Sayıştay 13 Eylül ’de Genel Uygunluk Bildirimi ile birlikte hazırladığı 132 raporu TBMM’ye göndermedi. Sayıştay, neden göndermediği sorulduğunda, kendi bünyesindeki dairelerden karar gelmediği için raporların neticelenmediğini söylüyor ama Sayıştay Yasası’nda “Dairelerden görüş alınır” ifadesi var. Yani Sayıştay Başkanı, 13 Eylül öncesinde daire görüş bildirmediği halde raporu TBMM’ye gönderme yetki ve sorumluluğuna sahip.

2011 harcamaları nasıl denetlendi?
Peki 2011 raporları TBMM’ye gönderilmeden, Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan 2011 Kesin Hesabı neye göre yapıldı? TBMM, anayasanın 64. maddesine göre Kesin Hesap Yasası, Sayıştay’ın Genel Uygunluk Bildirimi’yle birlikte değerlendiriliyor. Ancak Genel Uygunluk Bildirimi, beraberinde raporlar olmadığı sürece kısa bir rakam özetinden ibaret ve Sayıştay yasasına göre raporlarla birlikte gönderilmesi şart. Dolayısıyla Sayıştay’ın Genel Uygunluk Bildirimi, raporlar olmadan TBMM’nin tam denetim şartlarını yerine getirmiyor.
Kesin olan şu; Eğer Sayıştay raporları TBMM’ye gönderilmezse, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan vergi mükellefleri, genel bütçeden pay alan kamu kurumlarının 2011 yılında bütçelerini nasıl kullandığına dair hiçbir bilgiye sahip olamayacak.

2012’de sorun olmayacak
Bu arada 2012 yılında apar topar yapılan yasa değişikliği ile denetimin sınırları daraltıldı ve Sayıştay denetçilerinin işi oldukça kolaylaştı. O nedenle 2012’den itibaren hazırlanacak raporların zamanında TBMM’ye gönderilmesinde sorun olmayacak.

bigPara.com