Derviş: İşsizliği çözün

Bursa'da düzenlenen '3. Ulusal Girişimcilik Kongresi (UGK)' kapsamında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Kemal Derviş'e, 'UGK Özel Ödülü' verildi.

BURSA - Bursa'da düzenlenen '3. Ulusal Girişimcilik Kongresi (UGK)' kapsamında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Kemal Derviş'e, 'UGK Özel Ödülü' verildi. Derviş'in, yeni göreviyle ilgili New York'ta bir toplantıda olması nedeniyle katılamadığı törende ödülünü, Ekonomi ve Dış Politika Forumu Genel Sekreteri Seda Domaniç Başev aldı.
Kemal Derviş, telekonferans yöntemiyle katıldığı törende, Türkiye'nin
ağır bir ekonomik krizi yenmeye çalıştığı dönemde Bursalı işadamları ve sanayicilerle birkaç kez bir araya geldiğini, kentten moral aldığını ve Bursa'daki toplantılarda, ileriye iyimserlikle bakmayı öğrendiğini belirtti.
Ekonomik krizle ilgili birkaç noktayı paylaşmak istediğine işaret eden Kemal Derviş, şöyle devam etti:
"2001 yılında yaşadığımız kriz, ekonominin, finans sektörünün, Türkiye'nin yaşadığı kısa vadeli bir kriz değildi. Maalesef 1990'lı yıllarda biriken sorunların, artık taşınamaz hale gelmesinden oluştu. 1990'lı yıllarda Türkiye, uzun vadeli hedefleri bırakıp, kısa vadeli hedeflere odaklandı. Sanıyorum o günlerde çok sık değişen koalisyonların, hükümetlerin, bu siyasi ortamda hep kısa vadeli düşünmesi, kısa vadeli tedbirlere odaklanması, ekonomik krizin önemli bir nedeni oldu."
Derviş, devlet bakanlığı sırasında, 1990'lı yıllarda bir 'hazine bakanı'nın ortalama ne kadar süre işbaşında kaldığını merak ettiğinde bu sürenin dokuz ay olduğunu öğrendiğini dile getirerek, dokuz ayda ciddi kararlar almanın, uzun vadede planlar tasarlamanın ve planları uygulamaya koymanın mümkün olmadığını söyledi.
'Uzun vadeli hedef şart'
Krizin olmaması için devletin, özel sektörün, sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, kısacası herkesin uzun vadeli hedeflerle çalışması gerektiğini kaydeden Derviş, şunları söyledi:
"Türkiye, bu ağır krizi, toplumumuzda, Allah'a şükür güçlü olan dayanışma ruhu ve sağduyu sayesinde yenebildi. En zor anlarda bile sanayici, işçi, tüccar, esnaf, çiftçi, aydın, umudunu kaybetmedi. Karamsarlığa yöneldiğimiz günler olabilmiştir. Fakat aynı ülkenin insanları olduğumuzu hiçbir zaman unutmadık. Birbirimizi kırmadık. Sanayicisiyle işçisiyle el ele çalışmayı başardık ve bu krizi atlatmamızın en önemli nedeni, bu olmuştur. Herkes, özveride bulundu, işini yaptı. İşine sarıldı ve tabii Türk sanayisinin bu konuda başarısı büyük oldu. En zor anlarda bile ihracat durmadı, arttı, bu anlarda işçimiz fedakârlık gösterebildi ve Türkiye'yi bugünkü noktaya getirebildi. Yapılacak daha çok iş var. Krizi yendik, büyüme başladı, fakat istihdam çok eksik. Bu, büyüme süresinde Türkiye ekonomisi yeterli ölçüde istihdam yaratamıyor. Bu belki krizden sonraki 1-2 yıl için anlaşılabilir bir durumdu ama artık bundan sonra çok ciddi büyük ölçekli, istihdam yaratmanın zamanı geldi. Sanayicinin de toplumun da siyasetçinin de bunu en öncelik olarak kabul etmesi lazım."
'Kaliteli ürün yapılmalı'
Derviş, istihdamın yapay olmaması, gerçek, uzun vadeli hedeflere odaklı yatırımlar ve yeni teknolojilerle bilgiye dayalı bir üretim yapısı içinde yaratılması gerektiğini vurguladı. Bu konuda eğitim sektörünün rolünün çok büyük olduğunu anlatan Kemal Derviş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin artık bugünkü dünya ekonomisinde, 21. yüzyılın bu başlarında ucuz emeğe dayalı bir sanayileşme modelini benimsememesi gerekiyor. Ucuz emeğe dayanarak yarışmak geçmişte belki zorunluydu, fakat ileride artık mümkün olmayacak. Türkiye'den çok daha ucuz malları piyasaya satabilen ülkeler mevcut. Türkiye, artık kaliteli ürün yapmalı ve pazarlamaya odaklı anlayışı benimsemeli. Dünya talebinde oluşan modelleri
üreten yapıya sahip olmalı."