Derviş'e göre krizden çıkışta dört yol var: Biri, kamu harcamalarına ağırlık vermek

Derviş'e göre krizden çıkışta dört yol var: Biri, kamu harcamalarına ağırlık vermek
Derviş'e göre krizden çıkışta dört yol var: Biri, kamu harcamalarına ağırlık vermek

Eski Devlet Bakanı Kemal Derviş, saydığı bütün çözüm yollarının, bir felaket önlenecek kadar zamanlı olarak gerçekleşmesi şartıyla büyümenin 2010?da yeniden başlayabileceğini belirtti. FOTOĞRAF: ERHAN ELALDI /AA

Kemal Derviş, ekonomide hızlı bir canlanma için formül yazdı: Finansal sektörün bilançolarının kamu otoritesince yeniden yapılanması, gerileyen özel talebin yerine kamu harcamalarına ağırlık verilmesi, tüm bunlar için uluslararası işbirliği yapılması. Ve en yoksul insanlara yardım etmek

İSTANBUL - Eski BM Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Kemal Derviş, ekonomik canlanmanın sağlanabilmesi için talebin genel olarak artırılması gerektiğini kaydetti. Derviş, ekonomik kriz derinleşirken, bir yandan da bunun nasıl sonlandırılacağına dair görüşlerin ortaya konulmasına devam edildiğini belirterek, bu arada ekonomik projeksiyonların da sürekli olarak gözden geçirildiğini ve tahminlerin düşürülmek zorunda kalındığını ifade etti. Derviş, yine de göreceli olarak ‘hızlı bir ekonomik toparlanmanın’ mümkün olabileceğini belirtti.

Yoksulları unutmadı
Eski Devlet Bakanı Derviş, küresel ekonomik krizin derinleştiğine, projeksiyonların sürekli düşürüldüğüne dikkat çekerek dört unsurun gerçekleşmesi kaydıyla oldukça hızlı bir canlanmanın mümkün olacağını savundu.
Kemal Derviş Financial Times gazetesine yazdığı makalede, bu unsurları; finansal sektörünün bilançolarının kamu otoritesince yeniden yapılanması, gerileyen özel talebin yerini kamu harcamalarına ağırlık verilmesi, tüm bunlar için uluslararası işbirliği ve en yoksul insanlara yardım etmek olarak sıraladı. 

FT için yazdı
Bu aya kadar BM Kalkınma Programı’nın başkanlığını sürdüren, bundan sonra da Washington’daki Brookings Enstitüsü ve Sabancı Üniversitesi’nde görev yapacak olan Derviş, Financial Times gazetesince yayımlanan makalesinde, “Derinleştiği sırada konomik krizin sonundan söz ediyoruz. Ekonomik projeksiyonların sürekli düşürülmesi gerekli oldu.
Halbuki, dört unsur gerçekleşmesi kaydıyla, göreli olarak hızlı bir canlanma mümkündür” diye yazdı. Kemal Derviş bu dört unsuru şöyle sıraladı:

* Daha fazla beklemeden kamu otoritelerince finansal sektördeki bilançolar yeniden yapılanmalı ve yazılmalı, gerekli olduğunda da bankalara el konularak.
* Sarmalın aşağı yönünü değiştirmek için, gerileyen özel harcamaların yerine kamu harcamaları devreye girmeli.
* Bunlar, uluslararası işbirliği içerisinde gerçekleşmeli böylece krize katkı yapan cari dengesizlikler, artmak yerine azalır.
* Yıkıcı bir umutsuzluğa sürüklenmemeleri için en savunmasız insanlara yardım yapılmalı.

Büyüme 2010’da başlar
Derviş, bütün bunların, bir felaket önlenecek kadar zamanlı olarak gerçekleşmesi şartıyla büyümenin 2010’da yeniden başlayabileceğini belirtirken, “Bu iyimser senaryoda bile dünya geri dönülmez bir biçimde değişmiş olacak” uyarısını da yaptı. Gelişmelerin zorlaması ile hükümetlerin rolünün daha da artacağını belirtirken piyasaların kamu politikalarının parmağı olmadan kendi kendilerini düzenleyebileceği fikrinin tüm saygınlığını kaybettiğini vurgulayan Derviş, 1980’li yılların başından beri etkisini gösteren, ‘fundamentalist piyasa ideolojisinin aşırı biçiminin artık çöktüğünü’ de vurguladı. Kemal Derviş, bazı analistlerin Dow Jones endeksinin on yıl içinde üç katdan daha fazla artarak 36 bin seviyesine kadar çıkabileceği tahminlerinin yapıldığını da hatırlattı. Derviş, çoğu piyasada ki temel problemin kısa vadeli bakış ve sürü halinde hareket etme davranışı olduğunu söyledi.

Tasarrufa dikkat!
Derviş makalesinde global ekonominin uzun vadeli büyüme açısından bakıldığında, kriz öncesinde mümkün gözüken, yüzde 3 ile 4 arasındaki seviyeye ulaşabileceğini ifade etti. Ekonomik büyümenin üzerinde yüksek tasarruf oranının yaptığı olumlu etkiye değinen Derviş, Asya kıtasınını yüksek tasarruf oranlarının etkisiyle kıta da yatırım oranının GSYIH’ya oranının yüzde 40 düzeyinde bulunduğunu hatırlattı. Dünyadaki genel tasarruf ortalamasının yüzde 22 olduğunu ifade eden Derviş, tasarruf oranının yüksek olması halinde potansiyel yatırım oranının yükselmesine neden olduğunu belirtti. Derviş, uzun dönemli global ekonomik büyümenin gelecek 10 yıllık süreçte Asya’nın da katkısıyla yüzde 3’ten 3.5’a çıkabileceğini de belirtti. Bilgi devriminin, teknoloji ve know-how’ın hızlı şekilde yayılmasına sebep olduğunu ifade eden Derviş, bu durumun gelişen ülkelerde üretkenlik artışı ve paralel olarak da yüksek yatırım olanaklarına neden olduğunu belirtti. 

‘Sağlamlığı öğrenmeli’
Pek çok pazarın asıl sorununun ‘kısa vadecilik ve sürü psikolojisi’ olduğunu da kaydeden Kemal Derviş, küresel ekonominin beklenen sonuçları yeniden sağlayıp sağlayamayacağı sorusuna da yanıt aradı ve yanıtın olumlu olduğunu bildirdi. Bu krizin bütün dünyaya, riskin küresel ölçekte nasıl idare edileceğini, tahmin edilmesi güç ya da hiç beklenmeyen gelişmelerin zarar verme potansiyelinin küçümsenmemesinin şart olduğunu öğretmesi gerektiğini de belirten Derviş, krizlerin aynı zamanda köklü gelişmeler için bir fırsat da sayılabileceğine işaret etti. Derviş, “Bu son kriz eğer bize insanlık için sağlamlığın da verimlilik kadar önemli olduğunu öğretebilirse, bu da önemli bir fırsat yaratmış olacaktır” dedi.
(Radikal)