Deutsche Bank, Türkiye piyasasına girmeye hazırlanıyor

Deutsche Bank Yönetim Kurulu Başkanı Joseph Ackermann, gelişmekte olan pazarların geleceğine güvendiklerini belirterek, "Türkiye ile ilgileniyoruz. Çünkü Türkiye'nin çok fazla potansiyeli var.

FRANKFURT - Deutsche Bank Yönetim Kurulu Başkanı Joseph Ackermann, gelişmekte olan pazarların geleceğine güvendiklerini belirterek, "Türkiye ile ilgileniyoruz. Çünkü Türkiye'nin çok fazla potansiyeli var. Bu nedenle Türkiye'deki perakende bankacılığına girmek istiyoruz" dedi.
Euro D'nin 10. yıldönümü dolayısıyla Almanya'nın Frankfurt kentindeki tesislerde yapılan törenlere katılan Ackermann DHA'nın sorularını yanıtladı:
Son zamanlarda Alman bankaları Türk bankalarıyla çok fazla ilgileniyor. Sizin de böyle bir girişiminiz vardı. Bu ilgi ne aşamada?
Türkiye ile ilgileniyoruz. Çünkü Türkiye ümit verici ve potansiyeli olan bir ülke. Ekonomik gelişmeler yaşandı. Bu nedenle operasyonlarımızı Türkiye'ye de genişlettik. Bu yaptığımız işten çok mutlu olduk. Bu nedenle biz de Türkiye'deki perakende bankacılığına girmek istiyoruz. Şu anda bu konuda çalışma aşamasındayız. Yatırım bankacılığı, yönetim, özel bankacılık gibi alanlardaki çalışmamızdan memnunuz.
Şu an yatırımcılara üç banka öneriliyor. Oyakbank, Halkbank ve Akbank'ın yüzde 20'si. Bu yatırımlarda yerinizi alacak mısınız?
Hepimiz iyi arkadaşız ve birbirimizi biliyoruz. Takdir edersiniz ki hedefleriniz hakkında konuşursanız şirket savunmanızı kaybedersiniz. Bunu tabii ki yapmayacağım. Fakat daha önce söylediğim gibi Türkiye bizim için çok cazip potansiyeli olan bir ülke.
Özelleştirme politikalarının iyi yürüdüğünü düşünüyor musunuz? Yabancılar için Türk pazarına girmeye karar vermek kolay mı?
Hükümetin politikalarının güçlü korumaları var. Bunların da bazılarını kişisel olarak tanıyoruz. Yaptıkları şeyin doğru olduğunu düşünüyorum. Muhakkak bunların ölçülü yapılması gerekiyor. Özelleştirmeyi hızlandırmak ise, pazar genişlemelerinde rağbet gören bir yöntem değil. Türkiye'nin birçok yolu ve uzun zamanı var. Pazar hazır oluncaya kadar bu konuları tartışabiliriz.
IMF gelişen ekonomiler için isim vermedi ama hâlâ risk var dedi. Türkiye ile ilgili korkunuz var mı?
Şunu söylemeliyim ki bu birçok pazar için geçerlidir. Asya, Latin Amerika, New York ve Türkiye. İnsanlar geçmişi unutmuyor. Bazen kendinize soruyorsunuz. Bir trende hazır mıyım diye. Aynı kriz ortamı, yükselmeler, alçalmalar geçmişteki gibi olabilir mi? Güçlü inancım o ki yeni hükümetle, yeni merkez bankacılar, yeni finans bakanları daha fazla disiplinli yaklaşımları var. Daha istikrarlı politikalar görüyoruz. Deutsche Bank olarak yatırım yapmamızın bir nedeni, Asya, Latin Amerika ve Türkiye'ye yatırım yapıyoruz ve buna devam edeceğiz. Gelişmekte olan pazarların geleceğine güveniyoruz. Türkiye de buna dahil. Yatırımlarımıza devam edeceğiz.
Daha önceki hükümetlerin yapamadığı kadar bu hükümetin özelleştirme yaptığı konuşuluyor. Bu süreçte birçok yabancının Türkiye'ye çekildiği konuşuluyor. Yabancı yatırımcılar arasında böyle gelişen bir ilginin olduğunu düşünüyor musunuz?
Tabii ki. Fiyatlara bakıyoruz. Türkiye'de bir banka satın almaya çalıştığımız zaman fiyat düzeyini konuşuyoruz. Türkiye'ye yatırım yapmak için büyük bir ilgi var. Kişisel olarak benim fikrim ilgi çok fazla. Bu, Türkler için iyi. İyi bir arkadaşım olan Babacan, işini harika yapıyor. Pazarlama, açıklaması mükemmel. Türkiye yakın zamanda AB'ye girmese bile önemli olan AB üyeliği için gelişim sürecini devam ettirmesi.
Türkiye'nin AB üyesi olacağına inanıyor musunuz?
Bunu tabii ki destekliyorum. Mühim olan Türkiye'nin üye olacak kadar üyeliğe hazır olması. Bunu haricinde formalite olan uyum süreci prosedürleri o kadar önemli sayılmaz.