Dış sermaye akını

Fiili giriş
AB'nin Aralık 2004'te, Türkiye ile 3 Ekim'de müzakerelere başlama kararı alması, yabancı sermaye akını yarattı. Özelleştirme ve ortaklık yoluyla 2005'te gelen sermaye 12 milyar dolar civarında. Vadeler nedeniyle fiili para girişiyse 8.6 milyar dolarda.
Daha da artacak
Rakam, sadece Telekom özelleştirmesi, Dışbank satışı veya Garanti'nin ortaklığı gibi büyük işlemlerden oluşuyor; küçük sermaye girişlerinin miktarı bilinmiyor. Tüpraş ve Erdemir özelleştirmesi ve TMSF'deki Telsim'in satışıyla rakam daha da artacak.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi


Büyütmek için tıklayınız
ANKARA - Yıllardır yatırım ortamı uygun olmadığı için Türkiye'ye gelmediği savunulan yabancı sermaye, mevzuat düzenlemelerinin tamamlanmasını bile beklemeden yönünü Türkiye'ye çevirdi. Türkiye'nin 3 Ekim'de başlayacak AB müzakere sürecinin hızlandırdığı akın, özelleştirmeler ve özel sektörün yabancı ortaklıklarıyla daha şimdiden 12 milyar dolara ulaştı. Bugüne kadar imzaları atılan ve kayıtlara geçen büyük anlaşmalarla gelecek olan yabancı sermaye miktarı 11 milyar 586 milyon dolar. Ancak vadeli satışlar nedeniyle bu yılki fiili girişin ise 8.6 milyar dolar olması bekleniyor. Yabancı şirketlerin Türk ortakları da bu işlemlere yaklaşık 1 milyar 441 milyon dolar kaynak ayırdı. Tüpraş ve Erdemir gibi büyük özelleştirmeler ve TMSF'nin Telsim ve çimento fabrikaları satışları yabancı sermayenin Türkiye yatırımlarını tarihi zirveye taşıyacak.
Türkiye'nin uygulamaya koyduğu ve 2001 yılından sonra hükümetlerin de kararlılıkla arkasında durduğu ekonomi programları ve Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefi, yabancı sermayenin önünü açtı. 17 Aralık 2004'te AB'nin Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini 3 Ekim 2005'te başlatma kararı, müzakereler başlamadan yabancı sermaye kapısını araladı.
Ortam değil, güven
Dünyada her yıl çeyrek trilyon dolar yatırım için uygun ülke ararken, Türkiye'nin çekebildiği yabancı sermaye miktarının yıllık 1 milyar dolar ortalamasında kalmasına yıllardır çözüm arandı. Yabancı yatırımları çekmek için hukuki zemin, bürokrasi ve vergi yükleri gibi sorunlu alanlarda hızla mesafe kat edilmesi gerektiğinin altı çizildi. Bu amaçla, Hazine koordinasyonunda Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) oluşturuldu. Yabancı sermaye yasasının çıkartılması, şirket kuruluşları gibi bazı bürokratik sorunların giderilmesinde mesafe kaydedilmesine karşın, kurumların vergi yüklerinin azaltılması için beklenen ölçekte adımlar atılamadı. Ancak, sorunların aşılması için İstanbul'da Yatırım Danışma Kurulu'nun iki kez hükümetin üst düzey katılımıyla dünyanın önde gelen firmaların yönetim kurulu başkanı ve CEO'larını Türkiye'ye getirmesi, Türkiye'nin kararlılığını ortaya koyması açısından önemli adımlar arasında yer aldı.
Tahminler tuttu
Yabancı sermayenin harekete geçmesi ise Türkiye'nin 3 Ekim'de müzakerelere başlanması kararının çıktığı 17 Aralık AB zirvesi oldu. Bu kararın olumlu katkı sağlayacağı Avrupa Birliği Katılım Öncesi Ekonomi Programına (KEP), 2005-2007 döneminde her yıl 5 milyar dolar olmak üzere toplam 15 milyar dolarlık yabancı sermaye girişi beklentisi olarak yansımıştı. Bu tahminlerin tutmayacağı eleştirileri yapılırken, basına şu açıklamalar da yansımıştı:
  • Uluslararası Finans Enstitüsü, 2005'te gelişen piyasalara akacak 276 milyar dolarlık yabancı sermayeden önemli kısmının Türkiye ve Brezilya gibi gelişen ülkelere yöneleceğini açıkladı. (Ocak 2005)
  • Citigroup Türkiye Genel Müdürü Steve Bideshi AB süreci ile uluslararası yatırımcıların Türk varlıklarına ilgisinin artacağını, bankacılık sektörüne ayırdıkları kaynak ve limitlerde yükselme görüleceğini söyledi. (Ocak 2005)
  • Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Başkanı Şaban Erdikler Türkiye'nin 2005 içinde AB ile katılım müzakerelerine başlamasıyla 10 milyar dolar tutarında rekor yabancı yatırımın gelmesinin hayal olmadığını söyledi. (Aralık 2004)
  • Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Abdüllatif Şener, 6 Ekim
    İlerleme Raporu'nun açıklanmasının ardından yabancıların portföy yatırımlarının yüzde 6.08 oranında arttığına dikkat çekerek, 17 Aralık'tan sonra Türkiye'nin önemli miktarda sermaye girişine sahne olacağını söyledi. (Ekim 2004)
  • AB Komisyonu Türkiye Temsilcisi, Büyükelçi Hans Jörg Kretchmer, müzakere tarihi alınmasıyla ekonomisi ve siyasetine güven artacağından Türkiye'ye daha çok yabancı sermaye geleceğine inandığını söyledi. (Ekim 2004)
    İlk sinyal hemen geldi
    Avrupa Birliği zirvesinden 17 Aralık'ta çıkan müzakere tarihinin ilk yansıması hemen geldi.
    BNP Paribas ile TEB (Türk Ekonomi Bankası) arasında 2004 sonunda başlayan görüşmeler 2005 yılının şubatında anlaşma ile noktalandı. BNP Paribas'nın, TEB'in yüzde 50 hissesini 216.8 milyon dolara satın alarak bankacılık alanında Türkiye'ye gelecek yabancı sermayenin ilk sinyalini verdi.
    Dışbank'ın yüzde 89.3 oranındaki hissesinin Hollanda-Belçika kökenli Fortis'e 1 milyar 280 milyon dolara satışı ise yabancı sermayenin Türkiye'ye bakışında dönüm noktası oldu. Türk şirketlerinin ucuza kapatılacağı beklentisi hem iç kamuoyu hem de yabancı şirketler açısından sona erdi.
    Ardından, yönetimi ve denetimi TMSF'ye geçen Yapı Kredi Bankası'nın yüzde 57.4 hissesi Koç ve İtalyan Unicredito'nun yüzde 50 payla ortak olduğu Koç Finansal Hizmetler'e 1 milyar 160 milyon dolara satıldı. Bu miktarın yarısını yani 580 milyon dolarını İtalyan ortak getirecek. Garanti Bankası'nın satışı Türk şirketlerinin fiyatının arttığını gösteren
    önemli bir örnek oldu. Geçen yıl 2.3 milyar dolara İtalyanlara satışı gündeme gelen bankanın yüzde 25.5 hissesi 1 milyar 556 milyon dolar, kurucu paylarının yüzde 49.2'si 250 milyon dolar olmak üzere 1 milyar 806 milyon dolara General Electric'e satıldı.
    Hollanda'nın tarımsal bankacılık alanında önde gelen bankası Rabobank Şekerbank'ın yüzde 35.5 hissesini 90 milyon dolara satın aldı. Ayrıca, Finansbank'ın yüzde 2.96 oranındaki hissesini yabancı kurumsal yatırımcılara satışı ile de 110 milyon dolarlık yabancı sermaye girişi sağlanmış oldu. Bu arada, Turkcell'e Rus Alfa şirketinden 3.3 milyar dolarlık finansman aktarımı da gündemde. Ancak, Alfa'nın ortaklık payı ve satışın gerçekleşmesi işlemleri henüz sonuçlandırılmadı.
    Türk Telekom rekoru
    Bu arada, özelleştirme alanında da yabancı sermaye girişi, yıllardır sürüncemede kalan Türk Telekom satışıyla gerçekleşti. Lübnan sermayeli Oger Telecom, Türk Telekom'un yüzde 55 hissesini yüzde 20'si peşin ödenmek üzere 5 yıl vade ile 6 milyar 550 milyon dolara aldı. İlk imzası atılan Türk Telekom ile Danıştay görüşü gelirse bu yıl sonuna kadar 1 milyar 330 milyon dolarlık peşinatın da tahsil edilmesi bekleniyor.
    Özelleştirmede ikinci yabancı sermaye girişi ise Akfen'in Singapur Liman otoritesi ile birlikte 755 milyon dolar ile kazandığı Mersin Limanı'nın 36 yıllık işletme hakkının satış ihalesinden gelecek. Singapurlular'ın ortaklıktaki payı muhtemelen yüzde 40 olacak ve buradan gelecek miktar 302 milyon dolar olacak. Ortaklık, ihale bedelini peşin ödemeyi planladığını açıklamıştı. Araç muayene istasyonları ihalesinde kazanan ortaklığın Alman ayağı 205 milyon dolar yabancı sermaye getirecek. Tüpraş'ın yaklaşık yüzde 15 hissesinin yabancı fonlara satışından da 446 milyon dolar elde edildi.
    Yabancı için düzenleme
    Yabancı sermaye ile ilgili düzenlemeler yapılırken, Hazine'yle bildirim sorumluluğunun kaldırılması, kayıtların da sağlıklı tutulmamasına yol açtı. Bu nedenle, halka açık şirketlerin dışındaki şirketlerin yabancılarla olan ortaklıkları ya da yabancılara satışları toplam rakamlar arasında yer almıyor. Bu da yabancı sermaye ile ilgili verileri sağlıksız kılıyor. Türkiye'ye yönelen yabancı sermayenin görünen miktarların üzerinde olduğu ifade ediliyor.
    Sonbaharda büyükler geliyor
    Özelleştirme cephesinde yabancı sermayenin, ihale süreci devam eden kuruluşlarla daha fazla pay alması bekleniyor. Tüpraş'ın yüzde 51'inin blok satışının en fazla/az 2 milyar dolarlık bir getiri sağlayacağı tahmin ediliyor. Yabancı sermaye miktarını ise ortak girişimlerde yabancı firmaların alacağı pay belirleyecek. Ayrıca, Erdemir'in kıran kırana geçmesi beklenen ihalesinde de 2 milyar dolar seviyesindeki beklentinin yukarı taşınacağı tahmin ediliyor.
    Özelleştirme İdaresi'nin özelleştirmelerine önemli bir destek de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) satışlarından gelecek. Uzan Grubu'nun İmar Bankası'ndan kaynaklanan borçlarının tasfiyesi amacıyla satışa çıkarılan Telsim'den beklenen gelir 2.8 milyar dolar olarak açıklanan muhammen bedelin üzerinde. Ayrıca, grubun çimento fabrikalarının satışından da önemli miktarda gelir elde edilmesi bekleniyor. Her iki satış da yabancıların ilgisini çekiyor.