DİSK: 'Ekonomiye destek paketi' işsizin parasına dayanıyor

DİSK: 'Ekonomiye destek paketi' işsizin parasına dayanıyor
DİSK: 'Ekonomiye destek paketi' işsizin parasına dayanıyor
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı "İstihdam, Sanayi Yatırımı ve Üretimi Destekleme" paketini, "işsizin parasını yağmalama paketi" diye nitelendirdi.

İSTANBUL - Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı "İstihdam, Sanayi Yatırımı ve Üretimi Destekleme" paketine ilişkin bir değerlendirme açıklaması yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Türkiye 'nin kâr, servet ve gelir üzerinden alınan vergilerin payı bakımından 34 OECD ülkesi arasında sondan ikinci sırada olduğuna dikkat çekti ve ekledi:

"Servet ve kâr üzerinden alınmayan vergilerin yükü dolaylı vergilerle yani gelire bakılmaksızın herkesten alınan vergilerle halkın geniş kesimlerinin üzerine yıkılmaktadır. Dünya ’da vergi adaletsizliği bakımından üst sıralarda yer alan Türkiye, bu yolda bir adım daha atmıştır. Bu düzenleme ile gündeme gelen vergi teşviki, halkın üzerindeki vergiler artırılarak karşılanacaktır. Bu durum kaygı vericidir. Ekonomik kalkınmadan sadece sermayeyi teşviki anlayan, kamu iktisadi kuruluşlarını yok yere elden çıkartan, kamu sanayi yatırımlarını giderek kısan hükümet bu yolla ekonomiyi canlandırmayı mı hedeflemektedir, Yoksa iktidarını borçlu olduğu sermaye kesimlerine şirin görünme çabasında mıdır? Görünen odur ki, özelleştirmeci, yağmacı sanayi politikaları iflas etmiştir."

'İŞSİZLERE LÜTUF GİBİ SUNULUYOR'

Pakette yer alan "Toplum Yararına Çalışma" ya da "İşbaşı Eğitim" gibi uygulamalar için işsizlik fonu kaynaklarının kullanılmasının öngörüldüğüne dikkat çeken Beko, "İşsizlere bir lütuf gibi sunulan bu uygulamalarla işçiler, işçi olmaktan doğan haklarını hiç birini kullanamamakta, yasal olarak işçi bile sayılmıyor" dedi. 

'TÜRKİYE'DE İŞÇİYE 'GEL BEDAVA ÇALIŞ' DENİLEBİLİYOR'

İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş'ın, genel elektrik kesintisi sonrası, "Bütün işçilerimiz, çalışanlarımız ‘cumartesi günü çalışıyoruz ve ücret almıyoruz, çalışmadığımız günün üretim eksiğini tamamlayacağız’ demelidir" sözlerini anımsatan Beko, "Dünya’da en uzun çalışma sürelerinin olduğu ülkelerden biri olan Türkiye’de işçiye 'gel bedava çalış' denilebilmektedir. Bu durum için sendikalardan ortak aranması ise, Türkiye sendikal hareketindeki hâkim anlayışın teklifi şiddetle reddetmektedir" dedi.

‘ON BİNLERCE İŞSİZ SİYASAL İLİŞKİLER ÜZERİNDEN GELİR SAHİBİ KILINACAK’

"İşbaşı Eğitim, 'iki çalışanınız var ise bir çalışan bizden' başlığı ile kamuoyuna sunuluyor. Evet halkın kaynaklarını kullanarak faaliyet yürüten İŞ-KUR, İşbaşı Eğitimi sermayedarlara bu şekilde tanıtmaktadır. Kaynak işsizlik fonudur. İşçilerin emekçilerin gelirleri ile faaliyet yürüten bu kurum adeta bir işçi kiralama, yani kölelik bürosu gibi çalışıyor. Ayrıca 'Toplum Yararına Çalışma' adı altında kamu kurumları için maliyetsiz istihdam anlamına gelen uygulama ile zor durumda olan on binlerce işsiz siyasal ilişkiler üzerinden gelir sahibi kılınacak; ancak, bu kişiler işçi bile sayılmayacak."

İmalat sanayiinde şirketlerin kârlılık oranlarına bakıldığında vergi sonrası kârlılığın 2006-2014 arasında yüzde 3.4’den yüzde 5.7’ye çıktığını vurgulayan Beko, "Aynı zamanda şirketler vergi de vermemektedir. Kârdan alınan vergi ortalamada yüzde 20’den yüzde 3.4’e düştü. Türkiye şirketler için AB ülkeleri arasında en karlı ülkeler arasındadır" dedi ve şöyle devam etti:

" AKP hükümetlerinin işçi düşmanı uygulamalarının son noktası diyebileceğimiz bu paket, derhal geri çekilmelidir. Kâr ve servet üzerindeki vergiler artırılmalı, elde edilen kaynaklar, işsizlerin, emeklilerin, engellilerin, sosyal güvenlik sisteminin piyasalaştırılmasının bedelini ağır bir biçimde ödeyen geniş halk kesimlerinin ihtiyaçları için kullanılmalıdır. İşsizlerin, insan onuruna yaraşır işlere kavuşturulması için öncelikle çalışma süreleri düşürülmeli, işçilerin en temel hakkı olan sendika ve toplusözleşme hakları tanınmalıdır."

(DHA)

bigPara.com