'Doğalgaza zam söylentileriyle tüketici tekrar kömüre yöneliyor'

'Doğalgaza zam söylentileriyle tüketici tekrar kömüre yöneliyor'
'Doğalgaza zam söylentileriyle tüketici tekrar kömüre yöneliyor'

DOSİDER Başkanı Çelik (solda) ve GAZBİR Genel Sekreteri Yaşar Çıkış, kömüre yönelmede, politik amaçlı dağıtılan kömür yardımlarının da etkili olduğunu belirtti.

Son dönemde doğalgaza yeni abonelerin azaldığını belirten DOSİDER Başkanı Celalettin Çelik, 'Doğalgaz kömüre göre yüzde 40 daha ekonomik, teşvik edilmeli. Kömür biraz daha yaygınlaşırsa 15 yıl öncenin hava kirliliğine geri döneriz' dedi
Haber: NURİYE DOĞU / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye’de 78 şehir merkezinde 8 milyon doğalgaz abonesi olduğunu belirten Doğalgaz Cihazları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (DOSİDER) Başkanı Dr. Celalettin Çelik, ancak yeni abone sayısında son dönemde ciddi bir düşüş gözlendiğini ve kömüre yönelme başladığını söyledi. Kış mevsimine girilmesiyle, doğalgazda zam söylentilerinin arttığını kaydeden Çelik, “Bu söylentilerden çok rahatsızız. Çünkü doğalgaza geçmek isteyen tüketici için caydırı oluyor, bunu birebir görüyoruz” dedi.
Çelik, büyük şehirlerde politik amaçlarla dağıtılan kömürün de bunda etkili olduğunu vurguladı. Bunların önüne geçilmesi gerektiğini belirten Çelik, kömür biraz daha yaygınlaşırsa, Türkiye’nin 15 yıl öncesinde olduğu gibi tekrar ciddi bir hava kirliliğiyle karşılaşabileceği konusunda uyardı. 

‘Acil önlem gerekiyor’
DOSİDER Başkanı Çelik, kömürün hava kirliliğine etkileri konusunda şunları söyledi:
“Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre şehirlerdeki kükürtdioksit (SO2) oranı üst sınır değeri 125 mikrogram/m3 iken, İstanbul’da bu değer 1994-95 yılında 250 mikrogram/m3‘e kadar yükselmişti. Doğalgazın yaygın kullanımıyla 2007 yılında 13 mikrogram/m3 değerine inen bu oran Türkiye genelinde yaygınlaşan kömür kullanımıyla her geçen gün yükseliyor. Bu süreçle ilgili acilen önlem alınması gerekiyor. Diğer taraftan küresel ısınmaya neden olan sera gazı üretiminde doğal gaz kömüre göre yüzde 60 daha çevreci bir yakıt. Örneğin 50 dairelik bir apartmanda kömür yakılması halinde yılda 660 ton CO2 oluşurken doğalgaz yakılması halinde ise sadece 260 ton CO2 yayılımı oluyor.” 

Pazar yüzde 30 küçüldü
Kömür yakılarak çevreye verilen zararların dışında, fiyat dengesine de bakılması gerektiğinin altını çizen Celalettin Çelik, doğalgazın kömüre göre yüzde 30-40, elektrik ve motorine göre ise yüzde 75 daha ekonomik bir yakıt olduğunu kaydetti. 2008’de ısıtma sektörünün toplam büyüklüğünün 2 milyar dolar olduğunu aktaran Çelik, “2009’u ise yüzde 30 küçülmeyle kapatacağımızı öngörüyoruz. Pazarda ekonomik krizle yaşanılan daralmanın ancak 2012’de düzelebileceğini tahmin ediyoruz” diye konuştu.
Bu yıl pazarın yüzde 15’ini enerji verimliliği yüksek yoğuşmalı ürünlerin oluşturduğuna dikkat çeken Çelik, 2010 yılında bunun yüzde 20’ye çıkacağını öngördüklerini belirtti. Çelik, yoğuşmalı cihazların enerjide yüzde 15-20 tasarruf sağladığının da altını çizdi.

2 milyar dolar yatırım
Doğalgazın ilk olarak 1988 yılında Ankara’da kullanılmaya başladığını belirten GAZBİR Genel Sekreteri Yaşar Çıkış da, son beş yılda gaz dağıtım firmaları olarak 2 milyar dolar yatırım yaptıklarını ve 80 bin kişiye istihdam sağlandığını ifade etti. Zam söylentilerine de değinen Çıkış, özellikle doğalgazın yeni gittiği bölgelerde bu haberlerin büyük oranda caydırıcı etkisi olduğunu kaydetti.  

‘Tesisatçı sorunu var’
Doğalgazın yeni yeni gittiği bölgelerde büyük bir tesisatçı sorunu yaşandığına da dikkat çeken Çıkış, şunları söyledi: “Bu konuda ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor. Çünkü bazı bölgeler de tesisatçıların sayısı o kadar yetersiz ki, tüketici istese de doğalgaza geçemiyor. Bu da yeni abonelerin gelmesini engelliyor. Bazı bölgelerde de tüketici alışkanlıklarından vazgeçmekte zorlanıyor. Sobaya kömür atarsınız ve bir anda ısınır her yer. İnsanlar bu sıcaklıktan vazgeçmekte zorlanıyor. Ama doğalgaz aslında her yeri eşit ve kalıcı ısıtıyor. İnsanlara doğalgazı iyi anlatmak gerekiyor.” 

‘BEP bu şekliyle sektöre zarar verir’
5 Aralık’ta yürürlüğe girecek ‘Binalarda Enerji Performansı (BEP) Yönetmeliği’ni değerlendiren Dr. Celalettin Çelik, şunları söyledi: “Bu yönetmeliğe göre, 5 Aralık tarihinden itibaren yeni yapılan 1000 metrekare ve üzerindeki binalarda merkezi ısıtma zorunlu hale getirilecek. Ancak biz uygulamada çeşitli değişiklikler istiyoruz. Çünkü bina büyüklüğünden ziyade kriter olarak tüketimin alınması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’de 1000 metrekare sınırı ancak beş altı dairelik yapılara karşılık geliyor. Bu da ülkemiz gerçeklerine uygun değil. Bu sınırlama sanayiciyi ve tüketiciyi zor durumda bırakacak. Tüketicinin seçim hakkını kısıtlayacak. Biz dernek olarak yönetmelikte revizyon taleplerimizi ilgili yerlere bildirdik. BEP’in sadece merkezi ısıtma sistemi olarak algılanmasını istemiyoruz. BEP, binaların ısı yalıtımı, sistem tasarımı, ısıtma, soğutma ve yenilenebilir enerji sistemlerinin kullanımıyla ilgili bir uygulama olacak.”
Çelik, kış öncesi cihaz ve baca bakımı konusunda da tüketiciyi uyardı: “DOSİDER olarak tüketicilerin sorunsuz bir kullanım için, yıllık periyodik cihaz ve baca bakımlarını ısıtma sezonu başlamadan yaptırmalarını hatırlatmak istiyoruz. Böylelikle hem cihazlardan sürekli yüksek verim elde edilecek, hem de istenmeyen olayların önüne geçilebilecek.”