Doğan: Medya barışa katkı yapmalı

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan, barış çabalarının başarıya ulaşma şansının medyanın katkılarıyla artacağını söyledi.

İSTANBUL - Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan, barış çabalarının başarıya ulaşma şansının medyanın katkılarıyla artacağını söyledi.
Merkezi New York'ta bulunan Televizyon ve Radyo Müzesi (Museum of Television&Radio-MT&R) Uluslararası Danışma Kurulu'nun geleneksel toplantılarının 10'uncusu bu yıl İstanbul'da düzenlendi. Doğan, dün gece Dolmabahçe Sarayı'nda gerçekleştirilen gala yemeğindeki konuşmasının önemli bir bölümünü dünya barışına ayırdı.
MT&R Uluslararası Danışma Kurulu Başkanı Dr. Henry Kissinger ve Yönetim Kurulu Başkanı Frank Bennac'ın da aralarında bulunduğu kurul üyelerine, Atatürk'ün "Yurtta barış dünyada barış" sözünü hatırlatan Doğan, dünyanın çok çalkantılı bir bölgesinde yer alan Türkiye'nin bu ilkeyi benimsediğini vurguladı. Ancak barışın, ne kadar gayret edilirse edilsin, gerçekleşmesinin bazen mümkün olmadığını dile getiren Doğan, "Dünyanın bir kısmı barış içinde yaşayabilse de, bir başka kısmında çatışma, savaşlar devam etmektedir. Ve hele günümüzde bunlara bir de terör belası eklenmiştir" diye konuştu.
'Herkes çaba göstermeli'
Bu noktada herkesin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Doğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bu çatışmalar, savaşlar sadece çatışan ve savaşan insanları değil, dünyanın her yerindeki insanları yakından ilgilendirir. Her açıdan küreselleşen dünyamızda, sadece kendi çevresini düşünerek rahat etmenin zaten imkânı yoktur. Çatışmaları, savaşları ve terörü önlemek için elinden geleni yapmak tüm insanların görevidir. Bizim mesleğimiz olan medya alanında sorumluluk sahipleri için, bu görev daha da önem taşımaktadır."
Konuşmasında İstanbul'a da yer ayıran Aydın Doğan, bu kentin yaklaşık 27 yüzyıllık tarihi ve nitelikleriyle "Dünyanın her köşesinden gelen insanların bir arada oturup, her sorunu tartışabilecekleri uluslararası toplantılara çok müsait bir zemin" oluşturduğunu dile getirdi.
Doğan, sözlerine şöyle devam etti: "Burası Avrupa. Pencerelerden bakılınca, karşısı Asya. Avrupa'dan gelenler gibi, Asya'dan gelenler de, bu sarayda buluştuklarında, herhalde fazla yabancılık hissetmezler. Ülkelerinden olmasa bile kıtalarından fazla uzaklaşmadıklarını, pencerelere her yaklaştıklarında görebilirler. Ayrıca bahçeye çıkarlarsa şunu da görebilirler. Biraz ötede Ortaköy'de bir cami, bir sinagog, bir kilise, asırlardan beri yan yana barış içinde yaşamaktadır."
Sarayı örnek gösterdi
AB ve Türkiye ilişkilerine Dolmabahçe Sarayı'nın tarihi hakkında da bilgi vererek değinen Doğan, kurul üyelerine sarayın mimarisini örnek gösterdi.
"Zamanın Avrupa mimarisinden esinlenmiştir. Bu, Osmanlı İmparatorluğu'nun o sıradaki Avrupa'yla yakınlaşma eğiliminin göstergesidir" diyen Doğan, şöyle konuştu: "Osmanlı İmparatorluğu, 1856'daki Paris Konferansı'nda, Avrupa Devletler Topluluğu'nun bir parçası olarak kabul edilmiştir. 1923'te Cumhuriyet'in ilanından sonra Atatürk'ün liderliğinde başlatılan modernleşme atılımlarıyla bugünkü aşamaya gelinmiştir."
Türkiye için özel oturum
Kurulun İstanbul toplantısı kapsamında dün yapılmaya başlanan panellerde dünya medyasının sorunları ve geleceği ele alındı. Bugün sona erecek toplantı kapsamında, Türkiye ekonomisi ve Türkiye'de medyanın durumu üzerine özel bir oturum da düzenlenecek.



Yeni ve eski medya birbirini kucaklıyor
Televizyon ve Radyo Müzesi Yönetim Kurulu Başkanı Frank A. Bennack Jr., içinde bulunulan çağda 'devrimsel değişimler' yaşandığına dikkat çekerken, medyada bir uyum süreci yaşandığını dile getirdi. İnternet ve video oyunları oynanarak geçirilen zamanın 1998'den bu yana yüzde 50 arttığına dikkat çeken Frank A. Bennack, şöyle konuştu:
"Özellikle 18 ile 34 yaş grubu televizyon izledikleri süreden de uzun zamanı internet başında geçiriyor. Ancak bu çağda televizyona internet veya mobil telefonlar üzerinden ulaşımın sağlanması geleneksel medya ile yeni medya arasındaki uzaklığın hızla kaybolmasını sağlıyor. Televizyon ve Radyo Müzesi medyadaki uyum sürecinin merkez üssü konumunda. Döneme uyum sağlayabilmek için yenilikleri kucaklamamız gerektiğini biliyoruz."
'Türkiye örnek oluyor'
Bu arada Türkiye'nin kompozit kültür ve gelenekleri kabulünün, gittikçe daralan dünyada herkese örnek olduğunu da dile getiren Bennack, "Bu toplantı da 14 farklı ülkeden ve 3 farklı kıtadan temsilcileri bir araya getiriyor. Kuruluşundan bu yana Uluslararası Konsey'in üyesi konumunda olanlar, bu birliktelikler sonucunda kültürel köprüler ve dostluklar kurdu" dedi.
Bu yıl 30'uncu yıldönümünü kutlayan ve yayın ustası Willian S Palley tarafından kurulan müze, şu an 70 ülkeden 120 bin radyo ve televizyon programına ev sahipliği yapıyor. Bu show'lar çok sayıda ülkeyi kapsıyor. Danışma Konseyi, 1995 yılında Medya Endüstrisi'nin liderlerini buluşturmak için kurulmuştu.


Erdoğan: Küreselleşme hazırlıksız yakaladı
Başbakan Erdoğan, soğuk savaş döneminin ardından bir 10 yıl arayla başlayan küreselleşme dönemine dünyanın hazırlıksız yakalandığını söyledi. Başbakan Erdoğan, Amerika ve Avrupa'nın en büyük medya patronları ve yöneticilerinin oluşturduğu Televizyon ve Radyo Müzesi'nin Doğan TV Radyo ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Danışma Kurulu'nun gala yemeğinde konuştu. Küreselleşmenin büyük bir kültürel şok anlamına geldiğini ifade eden Erdoğan, dünyanın tüm ülkelerinin bu sürece aynı derecede hazırlık yapamadığını ifade etti. Bugün dünyada kültürel gettolar yaratılmasının mümkün olmadığını vurgulayan Erdoğan, bunun için gerekli altyapının da bulunmadığını sözlerine ekledi.
'Hiç kimse başkasının inancını kötüleyemez'
Açık toplum sisteminin bir sorumluluk halini aldığını kaydeden Erdoğan, bunun kimsenin tercihine bağlı olmadığının da altını çizdi. Hiçbir inanç sisteminin, bir diğer inanç sistemini aşağılayan, onun değerini aşağıda gösteren kabul içinde bulunamayacağını dile getiren Erdoğan, öte yandan dünyadaki ekonomik eşitsizliğin de giderilmesinin şart olduğunu söyledi.
Erdoğan, "Türk medya ortamındaki çoksesliliğin korunması, demokrasimizi ve istikrarımızı güçlendirerek zor bir bölgede şeffaf ve hesap verebilen bir devlet yönetiminin başarılabildiğini göstermektedir" dedi. Erdoğan, Türkiye'deki siyasi istikrar ve güven ortamında ekonominin 18 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü ve Türkiye'nin tarihi bir başarıya imza attığını söyledi. Açıklanan son verilerin, istikrarlı büyümenin bu yıl da devam ettiğini gösterdiğini kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin artık dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında yerini aldığını ifade etti.
'Hedefimiz ilk 10'a girmektir'
Erdoğan, "Artık hedefimiz ilk 10'a girmektir, kişi başına düşen milli geliri de 10 bin doların üzerine çıkarmaktır. Bu hedeflere doğru adım adım ilerliyoruz" diye konuştu. Bütün göstergelerin Türkiye'nin yabancı yatırımcılar için bir fırsatlar ülkesi haline geldiğini ortaya koyduğunu ifade eden Erdoğan, önümüzdeki dönemde de ülkenin bu konumunu güçlendirerek sürdüreceğini dile getirdi. Erdoğan, güçlü bir Türkiye'nin hem bölgesel, hem de küresel barış ve istikrarın teminatlarından biri olmaya devam edeceğine inandığını vurgulayarak şunları kaydetti:
"Türk medya ortamındaki çoksesliliğin korunması, demokrasimizi güçlendirerek zor bir bölgede şeffaf ve hesap verebilen bir devlet yönetiminin başarılabildiğini göstermektedir. Burada özellikle rekabetçi medya ortamı, küreselleşmenin şiddet ve çatışma kültürünü besleyen yan etkilerini minimize etmenin de en önemli şartıdır."
İçinden geçilen zor dönemde TV ve Radyo Müzesi Uluslararası Danışma Kurulu'nun İstanbul'da toplanıyor olmasının bir fırsat olduğuna da işaret eden Erdoğan, katılımcıların ülkelerinde medya kanallarıyla bu mesajı daha geniş kitlelere ulaştıracağına inandığını belirtti.