Dört tekerlekli 'yaşam'

Karavan, geçmişteki imajının aksine artık Türkiye'de de tatil zamanlarında istediğin yerde durup konaklayabileceğin 'kaplumbağa otel' mantığının dışında bir yaşam biçimi olarak yerleşmeye başladı.
Haber: SONGÜL ÇİÇEK / Arşivi

İSTANBUL - Karavan, geçmişteki imajının aksine artık Türkiye'de de tatil zamanlarında istediğin yerde durup konaklayabileceğin 'kaplumbağa otel' mantığının dışında bir yaşam biçimi olarak yerleşmeye başladı. Ancak yine de dört tekerlekli bu evler tüketicilerin aklına öncelikle yazın geliyor. Peki bu araçları kim üretiyor ve kaça satıyor? Kiralanabiliyor mu?
Başoğlu ailesi üretiyor
Türkiye'de karavan üretimi 1975 yılından bu yana Adapazarı'ndaki tesislerinde faaliyet gösteren Başoğlu ailesinin elinde. Saly ve Erba markalarını üreten Başoğlu firması pazarın yüzde 90'ına sahip bulunuyor.
Saly Karavan Yönetim Kurulu üyesi Merve Başoğlu, "Ürün yelpazemizde çekme karavan, motokaravan, minibüs dizayn, römork ve trey bulunuyor. Karavanda satışlar bahar ve yaz aylarında çok yoğun olmakla beraber sonbahar ve kış aylarında da devam eder. Müşterilerimizden kısaca bahsetmek gerekirse doğayı seven, tatile giderken evcil hayvanını pansiyona bırakmak istemeyen, birkaç şehire gezerek ve yolculuk esnasında istediği yerde konaklayarak özgürlüğün tadını çıkaran kişilerdir" dedi."


Büyütmek için tıklayınız

Karavan satışlarını en çok İç Anadolu, Akdeniz, Ege, Marmara bölgelerine yaptıklarını belirten Başoğlu, satışlarını müşterinin talebine göre peşinat ve iki taksit ya da anlaşmalı oldukları bankalardan kredi yoluyla iki şekilde yaptıklarını vurguladı. Başoğlu, şöyle devam etti: "Geçen sene 200 karavan ürettik ve pazarı bu rakamlara kendi çabalarımızla ulaştık. Çekme karavan fiyatlarımız 8 bin 850-26 bin 550 YTL arasında değişiyor. Vergi avantajı da satışlarımızda etkili. Motokaravan ve minibüslerde aracın vergisi dışında ek bir vergi yoktur, çekme karavanlar motorsuz oldukları için herhangi bir vergiye tabi değildir.
Motokaravanlar Avrupa'da ve Türkiye'de genellikle Fiat Duato, Citroen Boxer, Iveco, Opel, Mercedes-Benz Sprinter, Ford Transit, Peugeot marka ticari araçlardan çevriliyor.
Rallisi de var
Bu arada 39 yıllık geçmişe sahip Türkiye Kamp ve Karavan Derneği, uluslararası alanda kamp ve karavan konusunda 500'den fazla üyesiyle ülkeyi temsil ediyor. Türkiye Kamp ve Karavan Derneği Genel Başkanı Bülent Karaboncuk: "Belçika merkezli Uluslararası Kamp ve Karavan Federasyonu üyesi olan 48 ülkede 'Karavan Rallisi' düzenliyor. Rallilere katılarak ülkemizi tanıtmak ve turizm geliri elde etmek ayrı bir fırsat" diye konuştu.
Motokaravan yolda rahat
Karavancılar çekme ve motokaravanın farklı avantajları olduğunu söylüyor. 'Çekme'de park edilen yerde öndeki araçtan binek otomobil gibi yararlanmak mümkün. Motokaravanda ise sürüş daha rahat.
Liseden bu yana kampta
Kampçılığa lisede çadırda yaşamakla başladığını belirten Ergün Öztan, "Çekme karavanları otomobilinizin arkasına taktığınız zaman, kampinge yerleştiğinizde ön bölümü motorlu araç olarak da kullanabilirsiniz. Böyle bir avantajı olmayan motokaravanın ise yolculukta sürüşü rahat" dedi.
Ergün Öztan, Çiroz Kamping'i davayı kazanan belediyenin alacak olmasına ilişkin ise şunları söyledi: "İstanbul'a böyle bir kamp kazanıldırılmışken kaybedilmesi bizi çok üzer. Belediyenin burasını ne amaçlı kullanacağını bilmiyorum ama İstanbul gibi bir metropole böyle bir kamp yeri mutlaka gerekli. Altyapısı kamp olarak yapılmış bir yerin bozulmasına doğrusu gönlümüz el vermiyor."
Ücretlerinin artmasının kampçılığı olumsuz etkilediğini belirten Öztan, "Burada sadece karavan ve elektrik ücreti alınırken, Bodrum'daki ve Marmaris'teki kamp yerlerinde karavan kirası ve elektrik ücretinin yanı sıra kişi ücreti de isteniyor. Mesela Datça'da iki kişi, elektrik faturası ve karavan kirası olarak aylık 600 YTL fiyat ödersiniz. Oranın buradan daha pahalı olmasının nedeni kış sezonunun boş geçmesi. Buradaki kamp kış mevsiminde de faaliyet gösterdiğinden fiyat iniyor" diye konuştu.
'Beş yıldızlıya değişmem'
Florya Çiroz Camping sakinlerinden 70 yaşındaki Erol Çandar, 35 senedir karavancılık yaptığını belirterek alternatifi olmasına rağmen karavan yaşamını tercih ettiğini ifade etti. Kamp sayısının azlığından yakınan Candar, "Hilton'da süit verseler yine karavanımda yatarım. Hem kampta kalmanın maliyeti 300 milyonu geçmiyor. Burada tamamen alternatif bir yaşam sürüyoruz" dedi.
Florya Çiroz Camping Müdürü Sezai Yılmaz ise, kamp alanına belediye tarafından el konulması konusunda bilgi verdi. Yılmaz, "Kampın eski kötü görüntüsünü yıllar içerisinde güzelleştirdiğimiz için çevre halkının da takdirini kazandık. Belediye kamp alanını geri almak için açtığı davayı kazandı. Çıkmamız için Ocak 2006'ya kadar süre verdi. Bu kampta turistlerle birlikte 300 karavanı ağırlıyoruz. Bu kadar karavana hizmet verecek başka bir yer yok" diye konuştu.