Dünya Bankası ve IMF sınavda

Son yıllarda birçok gelişmekte olan ülke kamuoyunlarında tepki toplayan ve varlık nedenleri tartışılır hale gelen Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası imaj yenilemek için reform atağına kalktı.

ANKARA - Son yıllarda birçok gelişmekte olan ülke kamuoyunlarında tepki toplayan ve varlık nedenleri tartışılır hale gelen Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası imaj yenilemek için reform atağına kalktı. Singapur toplantıları öncesinde iki kuruma da yönelik eleştiriler ayyuka çıktı.
Singapur'da bugün başlayıp 23 Eylül'e kadar sürecek olan IMF-Dünya Bankası Yıllık Guvernörler toplantılarında, IMF ve Dünya Bankası'nın, 21. yüzyılın ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak gerçekleştirecekleri orta vadeli reform planı ele alınacak. Reform planı, IMF ve Dünya Bankası'nın, küresel ekonomik konulara daha hızlı ve etkin müdahalede bulunabilmesini ayrıca Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere, IMF ve Dünya Bankası içinde daha çok oy hakkı verilmesini amaçlıyor. Gözler bu iki kuruma çevrildi.
IMF'nin, Türkiye, Güney Kore, Çin ve Meksika'nın kotalarının ve oy haklarının artırılmasına ilişkin kararının da, Singapur'daki yıllık toplantılarda onaylanması bekleniyor. Yıllık toplantılarda, Asya ekonomilerindeki yükseliş, küresel yükselen piyasalar, iyi yönetişim ve yolsuzluk, yatırım ortamı, enerji güvenliği, 21. altyapı yatırımları, bölgesel ekonomik-mali entegrasyonlar, teknoloji ve yenilik konuları da ele alınacak.
Babacan'dan atak
Toplantılarda Türkiye'yi Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan temsil ediyor. Babacan, Singapur'da, IMF'nin ve Dünya Bankası'nın küresel politikalarının belirlendiği uluslararası para ve mali komiteyle kalkınma komitesi toplantılarına katılacak. Ali Babacan Singapur'da, IMF Başkanı Rodrigo De Rato, Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz, Uluslararası ilişkilerden sorumlu ABD Hazine Bakan Yardımcısı Timothy D. Adams, Irak Maliye Bakanı cabil El Zubaid, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası yetkilisi Raphael Alomar ile resmi görüşmelerde bulunacak. Ali Babacan'ın, Dünya Bankası'nın Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ülkeler grubunudan sorumlu başkan yardımcısı Shigeo Katsu ile de bir araya gelmesi bekleniyor.
Merrill Lynch tarafından düzenlenen bir konferansın açılış konuşmasını yapacak olan Babacan, JP Morgan, Lehman Brothers, Morgan Stanley ve Credit Suisse tarafından tertip edilen Türkiye konulu yatırımcı konferanslarına katılacak.
2009 zirvesi İstanbul'da
Bu arada Ali Babacan, Singapur temasları sırasında 2009 Yılı IMF ve Dünya Bankası Yıllık Toplantılarının İstanbul'da yapılması kararının ardından, IMF ve Dünya Bankası Başkanları ile bir mutabakat zaptı da imzalayacak. Bu imzanın sonucunda 2009 yılındaki IMF ve Dünya Bankası Yıllık Toplantıları İstanbul'da gerçekleştirilecek.
IMF-Dünya Bankası toplantılarına ev sahipliği yapacak olan İstanbul'un, 2009 yılına kadar Türkiye'deki mali kuruluşların tam bir merkezi haline getirilmesinin amaçlandığı da belirtiliyor. 2009 yılına kadarki süreçte, İstanbul'un, sadece bölgesel değil, uluslararası bir finans kuruluşları merkezi haline getirilmesi planlanıyor.



The Guardian: Anlayış değişmeli
İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesi, IMF yapısında yapılmaya çalışılan değişikliklere geniş yer verirken, "IMF yönetiminde Türkiye, Çin, Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelere daha büyük söz hakkı tanınmalı" dedi. Yazıda, Singapur'da başlayan toplantılarda fonun izleme gücünün artırılması ve yapısal reformlar konusunun ele alınacağına dikkat çekildi. Masadaki reformların IMF'ye ihtiyaç duyduğu yeni gücü vermeye yetmeyeceği uyarısına da yer verilen yazıda şu görüşler de yer aldı:
"IMF'nin şu andaki yapısı İkinci Dünya Savaşı döneminin bir kalıntısı niteliğini taşıyor. Bu yönetim anlayışına göre güç ABD ve Avrupa'nın elinde toplanıyordu. IMF de bu anlayış değişmeli. Çin, Türkiye ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelere IMF de daha büyük söz hakkı tanınmalı"
IMF için bu düzenlemenin de yeterli olmayacağını hatırlatan gazete, kurumun esas müşterilerinin Sahra Çölü'nün güneyindeki düşük gelirli ülkeler olduklarını vurguladı. Guardian, IMF'nin yapısal değişikliklerle demokratik bir yapıya dönüştürülebileceği ancak görev tarifi iyi yapılamadığı, rolü iyi belirlenmediği müddetçe günün gerçeklerinden uzak kalmaya mahkûm olacağını dile getirdi.