scorecardresearch.com

'Dünyada sigorta pazarı doydu Türk şirketleri iştah kabartıyor'

"Sigorta sektöründe satınalma ve birleşmeler 2006'dan aldığı ivmeyle yoluna devam edecek diyen" Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, "Kendi pazarlarında doyuma ulaştıkları için...
Haber: ÇAĞRI BİLGİN / Arşivi

İSTANBUL - "Sigorta sektöründe satınalma ve birleşmeler 2006'dan aldığı ivmeyle yoluna devam edecek diyen" Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, "Kendi pazarlarında doyuma ulaştıkları için hız kaybeden yabancı sigorta şirketleri gözlerini ülkemize çevirdi" şeklinde konuştu. Su, Türk sigorta sektörünün özellikle reasürans ilişkileri nedeniyle Avrupa Birliği (AB) uyum sürecinde dışa en açık, uyumu en kolay sektörlerden biri olduğunu hatırlattı.
'Bizim birikimimiz yeter'
Su, şöyle konuştu: "Bu nedenle gerek yüksek büyüme potansiyeli ve gerekse toplumun gelir düzeyindeki artışlar yabancı sermayenin ilgisini daha da çok çekiyor. Sigortalanma oranının düşüklüğü ve genç nüfus onların iştahını kabartıyor. Fakat yabancıların elinde sihirli değnek yok. Geldiler diye sektör çatlama patlama yaşamayacak. Milli Reasürans'ın bu konudaki yorumuna dikkat edilmeli, diyorlarki, "Türk şirketleri kısa vadeli planlar için çok ucuza satılıyor." Yabancı firmaların bu kadar Türk pazarına ilgi göstermesinden de bu anlaşılıyor zaten. Yabancılar diğer sektörlerde de benzer yaklaşımı göstermiyor mu?" dedi.
"Anadolu Sigorta olarak biz bu sektörü iyi biliyoruz" diyen Su şunları söyledi: "Türkiye İş Bankası kuruluşu olan Anadolu Sigorta sektör lideridir. En çok müşteri ve bilgi birikimi bizde. Bu noktada yabancı bir şirkete ihtiyacımız yok. Anadolu Sigorta'nın yabancı ortaklık düşüncesi bu noktada yok. Yabancılar Türkiye'nin potansiyelini görüyorsa bunu ben de görüyorum. Bunu salt ulusalcılıkla değerlendirmek doğru olmaz. Bir başka şirketi satın almayı da düşünmüyoruz. Şirket satın almak için harcayacağınız parayı mevcut operasyonunuza yatırdığınızda zaten çok iyi iş yapmış oluyorsunuz."
'Konsolidasyon kaçınılmaz'
Konsolidasyona dikkat çeken Su şöyle devam etti: "Yaşanan tüm örnekler, AB uyum sürecinin de etkisiyle ortaya çıkan yabancı ortak arayışlarının/satın almaların, aldığı bu ivmeyle daha da hız kazanarak devam edeceğine; hal böyle olunca da, ayakta kalma ve varlık gösterebilme adına, sektörün belli başlı büyük şirketleri dışında kalan şirketleri için konsolidasyonun kaçınılmaz olacağına işaret ediyor." Mustafa Su, "Temennimiz önümüzdeki günlerde yaşanacak rekabetin hizmet kalitesini artırma odaklı olmasıdır. Yabancı sermayenin gelmesiyle rekabetin bu anlamda artması kaçınılmazdır. Türkiye'ye gelen yabancıların hepsi köklü sigorta şirketleridir ve uzun vadede sektöre, uygulama, fiyat ve hizmet olarak artı değer getirecektir. Zaten bu sağlanamazsa, geçmiş dönemlerde yaşandığı üzere yabancı yatırımcı da piyasayı terk edecektir" diye konuştu.
Yabancı sermayenin sigorta sektöründeki payını yüzde 70'e yaklaştığını hatırlatan Su, Türk sigorta şirketlerine verilen fiyatların düşüklüğünü şöyle anlattı: "Genel olarak gerçekleşen satışlar şirketlerin kayıt değerlerinin üzerinde. Ancak bu değerlendirme sadece bugün geçerli. Fakat 10-20 yıl sonra Türkiye koşullarının, insanımızın sigorta bilincinin, kişi başına düşen prim üretiminin kat edeceği mesafeyi, Türk sigortacılığının ne kadar gelişeceğini düşünecek olursak, esasında şirketlerin taşıdığı potansiyel itibarıyla hak ettiğinin altında değerlerle yabancılara geçtiğini görürüz. Çünkü Türkiye'de sigorta sektörü de sigorta şirketleri de değerlidir, gün geçtikçe de değerleniyor."

* * * * *
'Kaderciliğin etkisi var'
Türk insanının kaderci yapısının özellikle bireysel sigortaların satışında frenleyici etki yaptığını söyleyen Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, "Oysa sigortacılık Türk kültüründeki 'İmece' sistemiyle benzerlik gösterir. Basit anlamda sigorta, aynı riske maruz kalan insanların aynı havuza para atıp, daha sonra yeri ve zamanı geldiğine bu kaynaktan yararlanma sistemidir. Tıpkı imece gibi. Kadercilik bireysel sigortalarının gelişimini etkiliyor. Kurumsal'da bunu aşmaya başladık" diye konuştu.

* * * * *
'Kasko rekabete yenildi'
Kaza sigortası Kasko'nun Türk insanı tarafından konut sigortasından daha çok tercih edildiğini belirten Mustafa Su, "Oysa ev, arabadan daha değerli. Ama sigortaya gelince ev için daha kaderci bir yaklaşım içine giriliyor" dedi. Türkiye'de sigorta şirketlerinin Kasko'da zarar etmesinin en büyük nedeninin, 'amansız rekabet' olduğunu ifade eden Su, "Türkiye'de sigortacılıkta 'en düşük prim en doğru primdir' diye bir yaklaşım var. Bu çok yanlış. Doğru fiyatlama yapmak çok önemli" dedi.

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/8156918156910

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.