'Durmuş Yılmaz'ın ailesini tartışmak bize yakışmadı'

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, yeni Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ı belirlerken pek çok kriterin göz önünde bulundurulduğunu ve 'memlekete hizmetin' temel ölçü olduğunu belirtirken...

WASHINGTON - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, yeni Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ı belirlerken pek çok kriterin göz önünde bulundurulduğunu ve 'memlekete hizmetin' temel ölçü olduğunu belirtirken, bunun dışında yapılan tartışmaların, 'modern çağı yakalamış Türkiye'ye yakışmayacağını' ifade etti.
IMF ve Dünya Bankası toplantılarına katılmak üzere ABD'de bulunan Babacan, Washington'da bir basın toplantısı düzenledi. Babacan, heyette yer alan Merkez Bankası Başkanı Yılmaz'ın atanmasındaki kriterlere ilişkin şunları söyledi:
'Bizi bağlamaz'
"Pek çok kriteri göz önünde bulundurduk. Birikimi, eğitimi, İngilizcesi, ekonomik felsefe bakımından programa inancı temel kriterlerdir. Merkez Bankası Başkanı veya herhangi bir atama için, aile, akraba üzerinden yorum yapılması doğru değil. Şahsın kendisi haricinde tartışmalar fayda getirmez. Güvendiğimiz ve Merkez Bankası'nın bağımsızlığına dikkat edecek bir kişi olması yeterlidir. Diğer tartışmalar bizi bağlamaz".
Babacan, Türkiye'de insanları farklı kategorilere sokmanın kimseye fayda getirmeyeceğini belirterek, "Biz insana, insan olduğu için değer veririz. Modern çağı yakalamış Türkiye'ye bunlar yakışmaz. Ölçümüz, memlekete hizmettir" diye konuştu.
AB'den dönüşe izin yok
Ali Babacan, Türkiye'nin Avrupa Birliği emeline karşı bazı kesimlerin bulunduğu yönündeki bir başka soruya karşılık, "Hiçbir uç kesim ve çevrenin, reform sürecinin önüne geçmesi, yavaşlatması mümkün değil. Yeter ki toplum olarak reform sürecine sahip çıkalım" dedi.
Babacan, "Türkiye'nin elinde tarihi fırsat var. Bu bir kaçarsa, onlarca yıl gelmeyebilir. Geri dönüşe müsaade edemeyiz. Buna çalışanlar ise zaten cevabını halktan alıyor" diye konuştu.
Şemdinli olaylarında savcının görevden alınmasının AB sürecini etkileyebileceği yönündeki bir soru üzerine Babacan, terörle mücadele yasasının uzun çalışmalar sonunda açıklandığını ve dikkat edilen en temel ilkenin özgürlük alanında, demokratik açılımda asla geri adım atmamak olduğunu vurguladı. Bakan Ali Babacan, "Demokratik açılımlar, sadece hükümetin değil, devletin bütün kurumlarınındır" ifadesini kullandı.
Petrolün etkisi sınırlı
Zor bir coğrafyadayız" diyen Babacan, "Irak ve İran bölgemizde. Ancak bizim ekonomik programımız bunları baştan dikkate alan bir program. Bütçe disiplini, para politikaları, serbest kur ekonomiyi çok daha korunaklı yaptı" diye konuştu.
Babacan ayrıca, İran'a karşı olası yaptırımların ya da petrol fiyatlarında hızlı bir artışın Türkiye'ye fazla sıkıntı vermeyeceğini söyleyerek, "Artık Türk ekonomisi içeride ya da dışarıda olacak birçok siyasi gelişmeye karşı çok daha korunaklı. Petroldeki artışın Türkiye'de ekonomik büyüme ve enflasyona etkisi son derece sınırlı. Fakat hızlı artış, ithalat rakamları ve dış ticaret dengesine, ayrıca cari açığa etki yapabilir" dedi.
'IMF 2009'a İstanbul talip
IMF'den bir heyetin 8 Mayıs'ta gözden geçirme çalışmaları için Türkiye'ye geleceğini hatırlatan Babacan, kapsam olarak bu gözden geçirmenin, 'daha az yoğun' olduğunu belirtti. Babacan, yapısal reformların, bu yıl sonundan itibaren daha çok AB müzakereleri çerçevesinde yürütüleceğini, 'AB'nin eksen olacağını' söyledi.
Babacan, IMF'nin 2009 yılı toplantıları için Doha ve Kahire ile birlikte İstanbul'un da aday olduğunu ve altı ay önce Türkiye'nin bu yönde girişim başlattığını kaydetti. Bu çerçevede Türkiye'nin tüm başkentlerde büyükelçilikleri aracılığıyla çaba sarf ettiğini ve İstanbul'un uygunluğunu değerlendirmek üzere IMF ve Dünya Bankası'ndan ekiplerin çalışma yapacağını ifade etti. Babacan, 184 ülkeden 16 bin kişinin ve ekonomistlerin katıldığı bu toplantıların İstanbul'da yapılmasının Türkiye için çok iyi olacağını ve kararın, haziran ayı sonunda veya bir sonraki toplantıların yapılacağı Singapur'da açıklanabileceğini belirtti.