Ekonomi büyüdü ama işsizliğe çare bulamadık

Enflasyondaki düşüşün sürdüğü, mali disiplinin büyük oranda korunduğu 2005 yılında, büyüme de devam etti. Ancak Türkiye bu yıl da büyüyebilirse "sürdürülebilir büyümeyi yakaladım' diyebilecek.

İSTANBUL - Enflasyondaki düşüşün sürdüğü, mali disiplinin büyük oranda korunduğu 2005 yılında, büyüme de devam etti. Ancak Türkiye bu yıl da büyüyebilirse "sürdürülebilir büyümeyi yakaladım' diyebilecek. Çünkü sürdürülebilir büyümenin ölçütü 5 yıl art arda büyüyebilmek. Ekonomi, 2002 yılından bu yana sürdürdüğü büyümeyi 2005 Ocak-Eylül döneminde de devam ettirdi. 2002 başından bu yana 15 çeyrektir büyüyen Türk ekonomisi, 2005'in 9 ayında da 2004'e göre yavaşlasa da yüzde 5.5'lik bir rakamı yine de tutturdu. Büyüme, 2005 yılının üçüncü çeyreğinde beklenmedik bir şekilde yüzde 7.3'ü buldu. Geçen yıl enflasyondaki düşüşe rağmen büyümenin sağlanması "Enflasyon düşerse, büyüme olmaz" hurafesinin de doğru olmadığını gösterdi.
Ekonomi büyürken, yıllık enflasyon ise kasım ayı itibarıyla Üretici Fiyatları Endeksi'nde (ÜFE) yüzde 1.6, Tüketici Fiyatları Endeksi'nde (TÜFE) yüzde 7.61 oldu. Bu rakamlar büyümede yıllık yüzde 5, enflasyonda ise TÜFE'de yüzde 8 olan 2005 hedeflerine ulaşılabileceğini gösteriyor. Enflasyondaki hedefe ulaşıp ulaşamadığımızı aralık ayı enflasyonunun açıklanacağı 3 Ocak günü öğreneceğiz. Ancak büyüme için açıklamanın yapılacağı 31 Mart 2006'yı beklememiz gerekecek.
Kırılganlık devam ediyor


Büyütmek için tıklayınız

Bu olumlu gelişmelere rağmen IMF ve Dünya Bankası'nın kırılganlığını sürdürdüğüne dikkat çekilen Türk ekonomisinin yıllardır sorunlu alanı olan cari açıkta, yılın 10 ayında (Ocak-Ekim) 17.1 milyar dolara ulaşıldı. Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Kurulu'nun 1. ve 2. gözden geçirmelere ilişkin niyet mektubunu onaylamasının da eklenmesiyle artan ekonomideki olumlu gelişmeler, borçlanmada da vadelerin uzaması ve faiz oranlarının düşmesi olarak kendini gösterdi.
2005 yılında kırılganlık noktalarının başında cari açık, işsizlik ve döviz kurları geldi. Hükümet, bazı kesimler tarafından 'endişe verici' görülen cari açığın finanse edilir olması üzerinde dururken, işsizliği ise "Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri" olarak nitelendiriyor. Yeni Türk Lirası'nın (YTL) dolar ve avro karşısında değerlenmesi ise başta ihracatçıların tepkisini çekiyor. Ekonomide geçen yılki yaşanan gelişmeler, konu başlıkları halinde özetle şöyle:
Enflasyonda hedef tutuyor: 2004 yılında ÜFE'de 27 yıl 11 ay, TÜFE'de ise 32 yıl aradan sonra yeniden tek haneli rakamlara inen enflasyon, 2005'te de düşük seyrini sürdürdü. Geçen yıl Kasım ayında yıllık bazda ÜFE'de yüzde 1.60, TÜFE'de yüzde 7.61 artış kaydedildi. Ancak kira ve hizmet fiyatlarındaki katılık enflasyonun daha da aşağıya çekilmesini engelledi. 2004 yılının Kasım ayında bu rakamlar sırasıyla yüzde 14.40 ve yüzde 9.79 idi. Enflasyon, 2004 yılında ise ÜFE'de yüzde 13.84, tüketicide ise yüzde 9.79 olmuştu. Bu arada, ismi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) olarak değiştirilen Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) 2004 başında enflasyonda 2003=100 bazlı yeni seriye geçti.
Büyüme devam etti: Büyümede istikrar son verilerin açıklandığı 2005 yılının ocak-eylül döneminde de sürdü. Kriz nedeniyle 2001 yılında yüzde 9.5 oranında daralan ekonomi 2002'de tekrar büyümeye başladı. Ekonomi 2002 yılı başından bu yana 15 çeyrektir büyüyor. Büyüme 2002 yılında yüzde 7.8 olmuş, 2003 yılında ise yüzde 5.9'a düşmüştü. 2004 yılını rekor kırarak yüzde 9.9'luk büyüme hızıyla kapatan ekonomi 2005'te biraz hız kesmiş olsa da büyümesini sürdürdü. Türkiye ekonomisi, geçen yılın dokuz ayında yüzde 5.5 oranında büyüdü. Yılın tamamındaki büyüme rakamının ise inşaat sektöründeki patlama ve tüketim harcamalarındaki artış sayesinde yüzde 5'lik hedefin hayli üzerinde olacağı görülüyor. Bunun en önemli kanıtı ise ilk iki çeyrekte 'yavaşlama belirtileri' görülen ekonomide büyümenin üçüncü çeyrekte yüzde 7.3 olarak gerçekleşmesi. Geçen yılın ilk dokuz ayında gayrisafi milli hasıla (GSMH) cari fiyatlarla 352 milyar 879.8 milyon YTL oldu.
İşsizlik can sıkıyor: Ancak büyüme cephesinde gözlenen olumlu gelişmeler henüz istihdama yansımadı. Geçen yılın ilk yedi ayında gerileyen işsizlik oranı ağustos ayında yüzde 9.4'e yükseldi. İşsizlik oranı bu yıl ocakta yüzde 11.5, şubatta yüzde 11.7, martta yüzde 10.9, nisanda yüzde 10,mayıs'ta yüzde 9.2, haziranda yüzde 9.1, temmuzda ise yüzde 9.1 idi. Ağustosta toplam istihdam 22 milyon 838 bin kişi, işsiz sayısı ise 2 milyon 381 bin kişi açıklandı. Büyümenin istihdama yansımasının nedenleri olarak verimliliğin artması nedeniyle yeni istihdamı olmaması ve makineleşme gösteriliyor.
Geçen yılki ağustos verilerine karşılık gelen 2004 yılı üçüncü çeyreğinde işsizlik oranı yüzde 9.5 olmuş, toplam istihdam 22 milyon 874, işsiz sayısı ise 2 milyon 390 bin kişi olarak belirlenmişti. İşsizlik oranı 2004 sonu itibarıyla ise yüzde 10.3 olmuştu.
Sanayiyi iç talep yetersizliği vurdu: Sanayi üretimi, 2004 Ocak-Ekim'de yüzde 10.5 oranında artış gösterirken, geçen yıl aynı dönemde artış oranı yüzde 4.7'de kaldı. Bu dönemde artışın 2004'ün altında kalmasının nedenlerinin başında yüzde 50.6 ile iç pazardaki talep yetersizliği geldi. Dış pazardaki talep yetersizliği yüzde 19.3, mali imkânsızlıklar yüzde 4.2, yerli mallarda hammadde yetersizliği yüzde 3.9, işsizlikle ilgili meseleler yüzde 1.8, ithal mallarda hammadde yetersizliği yüzde 2.3 pay aldı.
Dış ticarette tehlike çanları çalıyor: TÜİK'in verilerine göre geçen yılın 11 aylık döneminde ihracat 65 milyar 994 milyon, ithalat 104 milyar 527 milyon, dış ticaret açığı 38 milyar 432 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 63.1 olarak gerçekleşti. Ancak kasım ayı rakamları değerli YTL'nin ihracatı vurduğunu öne süren ihracatçıların haklı çıktığını gösteriyor. Çünkü kasım ayında ihracat yalnızca yüzde 0.4 oranında büyürken, ithalatta bu oran yüzde yüzde 9.1 olarak gerçekleşti.
Bütçe gerçekleşmeleri yüz güldürdü: Mali disiplini terk edilmemesi 2005 yılında bütçe performansını yükseltti. 2005 konsolide bütçesi, ocak-kasım döneminde 5 milyar 446 milyon YTL açık verdi. 2004 yılının tümünde ise bu rakam 40 milyar 300 milyon YTL idi. Eğer hükümet bütçe gerçekleşme rakamları henüz açıklanmamış bulunan aralık ayında da mali disiplini rafa kaldırmamışsa bütçe performansı 2004'tekinin üzerinde olacak.
25.3 milyar dolar dış borç ödedik: 2005 yılbaşından son verilerin kamuya açıklandığı 14 Aralık'a kadar yapılan dış borç ödemeleri 25.3 milyar doları buldu. Hazine 15 milyar 571.7 milyon dolar, Merkez Bankası 628.1 milyon dolar, diğer kamu sektörü 686.9 milyon dolar ödeme gerçekleştirdi. Bu dönemde, IMF'ye 8 milyar 455.8 milyon dolar borç ödendi. 2004'ün tamamında 18 milyar 810 milyon dolar dış borç ödemesi yapılmıştı.
16.9 milyar dolarlık özelleştirme rekoru
2005'te 8 milyar 208 milyon doları satış-devir işlemi tamamlanan uygulamalar, 8 milyar 740 milyon doları da ihalesi tamamlanmış, onay ve sözleşmesi imza aşamasındaki projelerden olmak üzere toplam 16 milyar 948 milyon dolarlık özelleştirme gerçekleştirildi.
Bu yılki özellleştirme ihalelerinin en önemlileri ise 6 milyar 550 milyon dolarlık Türk Telekom, 4 milyar 140 milyon dolarlık Tüpraş ve 2 milyar 770 milyon dolarlık Ereğli Demir-Çelik Fabrikaları A.Ş. satışları oldu.
2004 yılında gerçekleştirilen özelleştirme ihalelerin toplam satış devir bedelleri ise 1 milyar 267 milyon dolar düzeyinde idi.