'Ekonomi politikalarında ciddi sapma beklemiyorum, yapan sıkıntıya düşer'

'Ekonomi politikalarında ciddi sapma beklemiyorum, yapan sıkıntıya düşer'
'Ekonomi politikalarında ciddi sapma beklemiyorum, yapan sıkıntıya düşer'

Bir ve iki yıl vadeli ve toplam 1 milyar avro tutarındaki sendikasyon kredisine Akbank adına imzayı Ziya Akkurt (soldan üçüncü) ve Hülya Kefeli (soldan dördüncü) imza attı.

Mali Kural'ın ertelenmesinin ekonomiye negatif etkisi olmasını beklemediğini söyleyen Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt, 'Ekonomi politikalarında çok ciddi sapma olacağını zannetmiyorum. Bu sapmalar eğer yapılırsa, zaten hangi iktidar, hangi parti olursa olsun oldukça sıkıntıya düşer' dedi

İSTANBUL - Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt, bundan sonra ekonomi politikalarında çok ciddi sapmalar olacağını zannetmediğini belirterek, “Bu sapmalar eğer yapılırsa, zaten hangi iktidar hangi parti olursa olsun onları oldukça sıkıntıya düşürecektir. O nedenle artık ‘ben istediğimi yapayım, benden sonrası tufan’ gibi düşünmemek lazım” dedi.
Ziya Akkurt, Akbank’ın sağladığı 1 milyar avro tutarındaki sendikasyon kredisinin imza töreni sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Türk bankalarının en büyük sıkıntılarından birinin, kısa vadeli mevduatla fonlama olduğunu, sendikasyonların bankalara biraz daha uzun vade imkânı tanıdığını söyledi.

Uzun vade için ciddi adım
Son aldıkları sendikasyon kredisinin iki yıl vadeli oluşunun fonlama kaynağının biraz daha uzun vadeye yayılması konusunda bankaya yardımcı olacağını vurgulayan Akkurt, daha önceden de beş yıllık tahvil ihracı yaptıklarını, bununla birlikte değerlendirildiğinde artık bankacılık sektöründe uzun vadeli fonlama konusunda ciddi adım atmış olacaklarını ifade etti.
‘Eurobond ihracatı mı sendikasyon kredisi mi’ sorusuna ise Ziya Akkurt şu yanıtı verdi:

Vergi müşteriye yansıyor
“Bence Türk bankaları bugüne kadar önündeki stopaj, vergi, zorunlu karşılık gibi nedenlerden dolayı bu işlere pek giremediler. Umuyoruz ki bu konularda bazı düzeltmeler bizim lehimize yapılacaktır. Çünkü şunu unutmamak lazım; bunlar uzun vadeli kaynaklardır. Aslında Türkiye ’ye bir sermaye girişi gibi düşünmek lazım. O yüzden bunların önünün açılması, bankaların teşvik edilmesi lazım. Şu anki mevcut kurallar, biraz engelleyici veya maliyeti artırıcı nitelikte. Biz sonra dönüp bunu özellikle Türkiye’deki yatırımcıya kredi verdiğimizde onlara yüklemek durumunda kalıyoruz.”

4 milyar dolar borçlandık
Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt, birebir borçlanmaları dahil etmediğinde, mart ayındaki 1 milyar dolar, temmuzdaki 1 milyar dolar, birkaç gün önceki 350 milyon dolar ile son yapılan 1 milyar avro karşılığı 1.3 milyar dolar civarındaki sendikasyon dikkate alındığında sene başından bu yana seküritizasyon ve sendikasyonda toplamda 4 milyar dolara yakın bir borçlanmalarının söz konusu olduğunu söyledi.
Artık bankanın yeniden bir borçlanma yapmasını gerektiren durum olmadığının altını çizen Akkurt, “Akbank’a olan güven belli. Olursa da bunu birebir krediler yoluyla çözüyoruz” dedi.

Mali kural etkilemez
Akbank Genel Müdürü Akkurt, Mali Kural’ın ertelenmesine ilişkin bir soruyu ise şöyle yanıtladı:
“Mali Kural’ın çıkmamasının ekonomiyi negatif etkileyeceğini düşünmüyorum. Tabii ki olsa daha iyi olabilir. Belli konuların belli kurallara bağlanması her zaman iyidir, her müessese için... Hükümet olsun, Meclis olsun böyle bir karar aldılar. Onlara da saygı duymak lazım. Ama sonuçta dünyanın sonu değil. Türkiye, yine yoluna devam edecektir. Bugüne kadar aldığımız not artışları ve ekonomik performansımızdaki başarı, mali kurala bağlı değildi. Bundan sonra da olmayabilir. Ama her zaman söylüyorum, olsa iyi olurdu. Hiç olmazsa belli konuların belli kurallara bağlandığını göstermesi açısından... Belki not artışlarını biraz hızlandırabilirdi.”

Ekonomi siyasetten arındı
Genel seçim sonrasında ortaya çıkacak politik riskler göz önünde bulundurulduğunda tedirgin olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine de Akkurt, şunları kaydetti:
“Ben bankacı olarak değilim. Çünkü ekonomi şu anda kendisini siyasi gelişmelerden bayağı arındırmış vaziyette. Zaten 2002’den beri uygulanan ekonomi politikaları, alınan kararlar bunu gösterdi ki bundan sonra geriye dönüş veya bundan çok büyük sapmalar olmayabilir. Bazen hükümetlerin tercihi olarak bazı konularda, bazı işlemlerde rahatlıklar sağlanabilir ama genelde 2002 yılından beri devam eden, son derece sınırları çizilmiş bir ekonomi politikasıdır. Bu çerçevede, ben buralardan çok ciddi sapmalar olacağını zannetmiyorum. Bu sapmalar eğer yapılırsa, zaten hangi iktidar hangi parti olursa olsun onları oldukça sıkıntıya düşürecektir. O nedenle artık ‘ben istediğimi yapayım, benden sonrası tufan’ gibi düşünmemek lazım.”

Türkiye krizden sonra ilk kez iki yıl vadeli borçlandı

Akbank, 1 milyar avro tutarında sendikasyon kredisi sağlayarak bu yılki toplam yurtdışı borçlanma tutarını yaklaşık 4 milyar avroya yükseltti. Banka, önceki gün imzaladığı anlaşma ile 810.5 milyon avro ve 254.7 milyon ABD Doları olmak üzere iki ayrı dilimden oluşan 1 milyar avro karşılığı sendikasyon kredisinin yaklaşık 780 milyon avro tutarındaki kısmını bir yıl vadeli, 220 milyon avro tutarındaki kısmını ise iki yıl vadeli olarak temin etti.
Kredinin maliyeti bir yıl vadeli kısım için libor artı yüzde 1.30-euribor artı yüzde 1.30, iki yıl vadeli kısım için ise libor artı 1.75-euribor artı yüzde 1.75 olarak belirlendi. İmza töreni sonrası konuşan Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt, dünya ekonomisinin kökten ve yapısal bir değişiklik yaşadığı bu süreçte Türkiye’nin bölgenin en dikkati çeken ekonomisine sahip olduğunu belirterek, “Halen devam eden bu süreçte Brezilya, Çin gibi ülkelerle birlikte yıldızımız parlıyor” dedi.
Akbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hülya Kefeli de finansal krizden bu yana bir Türk bankası tarafından sağlanan ilk 2 yıl vadeli sendikasyon kredisi aldıklarını belirtti.

19 ülkeden 52 banka
Hülya Kefeli, aynı zamanda mart ayında temin ettikleri sendikasyon kredisinde olduğu gibi maliyetleri aşağı çekerek sendikasyon piyasasının ‘amiral gemisi’ olduklarını kanıtladıklarını söyledi.
Hülya Kefeli, sendikasyona 19 ülkeden, yeni bankalar da dahil olmak üzere toplam 52 bankanın katılımının bunun en büyük kanıtı olduğunu vurguladı.


    ETİKETLER:

    ABD

    ,

    Türkiye

    ,

    İstanbul