Ekonomi savaş yıllarına geri döndü, yüzde 13.8 küçülmeyle rekor kırdı

Ekonomi savaş yıllarına geri döndü, yüzde 13.8 küçülmeyle rekor kırdı
Ekonomi savaş yıllarına geri döndü, yüzde 13.8 küçülmeyle rekor kırdı
*Türkiye ekonomisi 2009'un ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.8 küçüldü. Ekonomi İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda 1945'te ise yüzde 15.3 küçülmüştü
*Ekonominin tüm ana sektörleri frene basarken, hanehalkı tüketim harcamaları da 2001 krizindekinden fazla daraldı. İki çeyrek art arda küçülen Türkiye durgunluğa girmiş oldu

ANKARA - Türkiye ekonomisi rekor seviyede küçülmeye imza attı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın krizin Türkiye’yi etkilemediğine ilişkin söylemlerine karşın, Türkiye bu yılın ilk çeyreğinde, daha önceki kriz dönemlerinin çok üzerinde ve ancak savaş döneminde karşılaşılan küçülme oranlarıyla karşı karşıya kaldı. Türkiye 2009 yılının ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.8 oranında küçülerek tarihi bir rekor kırdı. Bu yıl yüzde 4 büyüme öngürülmüş, ancak rakam yüzde 3.6 küçülme olarak revize edilmişti.
Bu arada ilk çeyrek itibarıyla gayrisafi yurtiçi hasıla 689 milyar 584 milyon dolar olurken, kişi başı milli gelir 9 bin 642 dolar olarak gerçekleşti. Böylece hükümet 10 bin dolarlık kişi başı milli gelir hedefinde de sınıfta kaldı. 

GSYH 2003’e döndü
TÜİK dün 2009 yılı ilk çeyreğine ilişkin (GSYH) gerçekleşmelerini kamuoyuna duyurdu. Buna göre, 2009 yılının birinci üç aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 13.8’lik azalışla 21 milyar 145 milyon TL oldu.
Cari fiyatlarla ise GSYH yüzde 2.2 azalarak 215 milyar 846 milyon TL’den 210 milyar 997 milyon TL’ye geriledi. Dolar bazında cari fiyatlarla GSYH yüzde 29 azalarak 180 milyar dolardan 127 milyar 812 milyon dolara düştü.
Türkiye böylelikle gayrisafi yurtiçi hasıla açısından 2003 yılına geri dönmüş oldu. Ekonomi 2009’un ilk çeyreğinde Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nın son yılı olan 1945’teki yüzde 15.3’lük daralmanın ardından en yüksek küçülmeyi yaşadı. Türkiye ekonomisi 1927 yılında yüzde 13, 1932 yılında ise yüzde 10.7 küçülmüştü. Türkiye ekonomisini ‘Oksijen Çadırı’na sokan 2001 krizinde ise ekonomi yüzde 9.4 oranında küçülmüştü.
Türkiye bu yılın ilk çeyreğindeki küçülmeyle resmen ‘durgunluğa’ girmiş oldu. Dünya ard arda iki çeyrek  küçülen ekonomileri durgunluğa girmiş olarak kabul ediyor.

Ticarette obez daralma
Sektörler bazında gayri safi yurt içi hasıla gelişimine bakıldığında Türkiye ekonomisinin bel kemiği olan inşaat sektöründe, tarımda ve ticaretteki daralma dikkat çekici boyutta oldu. İnşaat sektörü geçen yılın 3 ayında yüzde 3.1 düşüş gösterirken, bu yılın aynı döneminde 18.9 oranında küçüldü.
Ayrıca toptan ve perakende ticaret geçen yıl üç aylık dilimde yüzde 10.2 büyürken, bu rakam bu yılın aynı döneminde yüzde 25.4 daralarak gerçekleşti. Ticaretteki daralma bu salt sektörde gerçek anlamda bir çöküş yaşandığını gösterdi. Madencilik ve taşocakçılığı yüzde geçen yılın ilk 3 ayında 8.4 oranında artış gösterirken, bu yılın aynı döneminde yüzde 13 daraldı. Tarım, avcılık ve ormancılık sektörü de geçen yılın ilk üç ayında yüzde 8,1 oranında büyürken, bu yıl yüzde 3 oranında daraldı.
Sektörel bazda en yüksek daralma yaşayan sektörlerden biri elektrik gaz, buhar, sıcak su üretimi ve dağıtımında oldu. Geçtiğimiz yılın ilk üç aylık diliminde yüzde 8.3 oranında büyüyen elektrik gaz, buhar, sıcak su üretimi ve dağıtımı sektörü bu yılın aynı döneminde yüzde 6.1 oranında daralarak gerçekleşti. Gayrimenkul kiralama ve işyeri faaliyetleri ise geçtiğimiz yılın ilk üç ayında yüzde 7.3 artış gösterirken, bu yılın aynı döneminde yaprak kımıldamadı ve yüzde sıfır oldu.
Bu arada TÜİK açıklamasında dikkat çeken bir diğer nokta ise yerleşik hane halkının tüketiminin geçen yılın ilk üç aylık dönemine göre bu yıl gözle görülür bir şekilde düşüş göstermesi oldu. 

Tüketim 2001’in altında
Yerleşik hane halkının tüketimi 2008 yılının ocak-mart döneminde yüzde 6.1 oranında artış gösterirken, 2009 yılının aynı döneminde yüzde 9.2 oranında düşüş gösterdi. Yerli hane halkının tüketimindeki daralma, 2001 krizindeki daralmanın üzerine çıktı. Hane halkı tüketiminde en büyük kalemi gıda, giyim ve içki oluşturdu.
Gayrisafi yurtiçi hasılanın sektörel baza göre gelişimine bakıldığında geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre diğer sektörlere oranla en fazla artış gösteren konut sahipliği oldu. Konut sahipliği geçen yılın ilk üç ayında yüzde 1.5 olan büyüme, bu yılın aynı döneminde yüzde 4.5 olarak gerçekleşti. Bir diğer en yüksek artış gösteren sektör ise geçtiğimiz yılın ilk üç aylık diliminde yüzde 9.3 olan mali aracı kuruluşlar yüzde 10.8 büyüdü. Benzer şekilde dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetlerinde de geçen yıl ilk çeyrekte yüzde 8 olan büyüme, bu yıl aynı dönemde yüzde 10.7 oldu. 

‘Özel’de tüketim daraldı
Kamu sektörünün tüketim harcamalarındaki artış geçen yılın ilk üç aylık diliminde yüzde 18.3’ken, bu yılın aynı döneminde yüzde 24.6 oldu. Buna karşın özel sektörün tüketim harcaması geçen yıl üç ayda yüzde 8.6 büyürken, bu rakam bu yılın aynı döneminde 35.8 daraldı. Bu kapsamda özel sektörün makine teçhizat tüketimi harcaması geçen yılın ilk üç ayında 18.6 oranında artış gösterirken, bu rakam bu yılın aynı yüzde 39.4 oranında daraldı. Özel sektör inşaat harcamasında da cimri davrandı.
TÜİK verilerine göre özel sektörün geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 6.5 oranında daralan inşaat harcamasını bu yılın ilk üç ayında sıkı bir frenle yüzde 28.8 oranında daraldı. (Radikal)

Kişi başı gelir 9 bin 642 dolar 
Bu arada ilk çeyrek itibarıyla gayrisafi yurtiçi hasıla 689 milyar 584 milyon dolar olurken, kişi başı gelir de 9 bin 642 dolar oldu. Hükümetin yenilenmiş nüfus istatistikleri ve milli gelir hesapları ile 10 bin doları aşması ile övündüğü kişi başı gelir ilk çeyrek itibarıyla bu sınırın altına indi. İlk çeyrek itibarıyla cari fiyatlarla yıllık GSYH 689 milyar 584 milyon dolar olurken, kişi başı gelir de 9 bin 642 dolar oldu.

Baykal: 2001 krizinden kötü
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, büyüme hızı rakamlarının ülkedeki ekonomik durumla ilgili acı gerçeği ortaya koyduğunu savunarak, “Türkiye’nin 2009 yılının ilk üç ayındaki küçülme oranı, daralma oranı, tarihi bir rekor düzeyindedir. Bütçe açığı geçen yıla göre 10 kart arttı” dedi. Baykal, partisinin grup toplantısında Türkiye’nin ekonomik gidişinin tehlike sinyalleri verdiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Küçülme 2001’den yüksek. Türkiye bir paradoksun, çelişkinin içinde. Toplumun temel ilgi konularının ekonomik sorunlar, geçim derdi olmasına karşın, siyaset, yapay bir düzlemde, sahte tartışmalar, sahte belgeler, suçlamalarla gerçeklerden tamamen kopmuş bir noktaya sürüklendiği görülüyor. Bugün (dün) açıklanan büyüme hızı rakamları Türkiye’nin ekonomik durumuyla ilgili acı gerçeği ortaya bir kez daha koydu. Türkiye’nin 2009 yılının ilk üç ayındaki küçülme oranı, 2008’in ilk üç ayına göre 13.8 oldu. Bu tarihi bir rekor düzeyinde. Türkiye’de kalkınma, büyüme konusu artık gündemden düştü. Bu kaygı verici bir manzara. Bu küçülme oranı çok yüksek bir orandır. Bu oran, 2001 yılında yaşanan daralmadan daha yüksektir.”

DİSK: Sosyal paket hazırlayın
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), ekonomik verilerin GSYH’de küçülmenin önümüzdeki aylarda da süreceğini gösterdiğini belirterek, “Kriz insani birikimi tahrip etmeye yöneldi. GSYH’nin küçülmeye devam edecek olması bu yıkımı dayanılmaz noktalara vardıracaktır. Bu nedenle vakit geçirilmeden sosyal bir programın hayata geçirilmesi gerekiyor” açıklamasında bulunuldu. DİSK’ten yapılan açıklamada, GSYH rakamlarının krizin 2009’da derinleşmeye devam ettiğini ortaya koyduğu belirtilerek, bu gerilemenin, AB ülkeleri ekonomilerinin aynı dönemdeki küçülmesinden çok yüksek olduğu, Uzakdoğu ülkelerinin birçoğunda ise ekonomilerin büyümeye devam ettiği ifade edildi.
Ekonominin üretim, kapasite ve talep düzeyine ilişkin göstergelerin yılın ilk beş ayında gerilemeye devam etmesinin milli gelirin önümüzdeki dönemde gerilemeye devam edeceğini gösterdiği kaydedilen açıklamada, “Küçülme hızını, ekonominin toplam sabit sermaye düzeyi belirleyecektir. Yılın ilk çeyreğinde, ekonominin toplam sabit sermaye stokunun yüzde 30 oranında gerilemiş olması, yılın geri kalan bölümünde küçülmenin hızlanacağına işaret etmektedir” denildi.  

Şener: Dünyanın en başarısız hükümeti
Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, mevcut hükümetin dünyanın en başarısız hükümeti olduğunu söyledi. Şener, partisinin genel merkezinde yaptığı toplantıda büyüme rakamını anımsatarak, Türkiye ekonomisinin 2009’un ilk çeyreğinde yüzde 13.8’lik daralma açıklamasının kritik MGK toplantısı ile aynı günde yapılmasına dikkat çekti. Krizin etkisi bakımından dünyadaki ülkelerini ‘krizin teğet geçtiği ülkeler’, ‘krizin damardan girdiği ülkeler’ ve ‘diğer ülkeler’ olarak üçe ayıran Şener, ‘krizin teğet geçtiği ülkeler’ olarak adlandırdığı birinci grupta 2009’un ilk çeyreğinde yüzde 6 büyüyen Çin, yüzde 5.8 büyüyen Hindistan, yüzde 4.4 büyüyen Endonezya, Mısır, Yunanistan, Polonya, Arjantin, Venezuela, İsrail’in yer aldığını, bu ülkelerin krizden etkilenmediklerini, aksine ekonomilerini büyüttüklerini anlattı.
‘Krizin damardan girdiği ülkeler’ grubunda tek ülkenin Türkiye olduğunu öne süren Şener, çift haneli küçülmeye sahip olan tek ülke olduğunu ifade etti. Bu grupta sayılabilecek Singapur ve Tayvan’ın küçük ülkeler oldukları için hesaba katılmaması gerektiğini aktaran Şener, bunlar hesaba katılmadığında Türkiye’den başka bu kadar derin küçülme yaşayan ülke bulunmadığını ifade etti.