Ekonomide üçlü uyarı

Cumhurbaşkanı Sezer: "Yoksulluk, terör ve asayişsizlik, dokuyu bozuyor. Göstergeler düzeliyor, ama olumlu gidiş tüm kesimlere yayılamadı." TÜSİAD Başkanı Sabancı ve YİK Başkanı Koç: "Cari açığın yarattığı risk iyi yönetilirse sorun çıkmaz. Gelir dağılımı bozukluğu ve bölgesel eşitsizlik giderilmeli."

ANKARA - TÜSİAD'ın, Ankara toplantılarında makro dengelerdeki olumlu gelişmelere işaret edilirken, güçlü ekonomi için 'cari açık, işsizlik ve bölgesel gelişmişlik farkları' için önlem alınması gereğine dikkat çekildi. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi'nin (YİK) onur konuğu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, "Yoksulluk, terör, büyük kentlerdeki asayiş bozulmasının etik değerlerdeki etkisi toplumsal dokuyu bozuyor" uyarısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Sezer, toplantıda yaptığı konuşmada, TÜSİAD'ın yaklaşımları ve ülke sorunlarına getirdiği somut çözüm önerileriyle, övgüye değer çalışmalar gerçekleştirdiğine işaret etti. Türkiye'nin mutlu, huzurlu, güçlü bir ülke olması, çağdaşlaşma ve aydınlanma hedefini yitirmeden gelişmesi sürecinde sanayici ve işadamlarına büyük görevler düştüğünü belirten Sezer, "Ülkemizin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşabilmesi için ekonomiye büyük önem verilmesi gerekir. Sanayileşmiş ve gelişmiş bir ülke olarak küreselleşen dünyada hak ettiğimiz yeri alabilmemiz için ekonomik yönden güçlü olmak zorundayız. Toplum olarak geçmişten ders çıkarmalı, anlayış birliği içinde, iç politika kaygılarından uzak, siyaset üstü yaklaşımlarla geleceğe yönelmeliyiz" dedi.
'Kişiye özel af olmasın'
Türkiye ekonomisinin ulaştığı düzeyin, AB üyelik sürecini de hızlandıran bir etki yarattığını belirten Cumhurbaşkanı Sezer, uygulanan sıkı maliye ve para politikaları nedeniyle, makro ekonomik göstergelerde belirgin bir düzelme olduğunu vurguladı.
Sezer, "Sonuçlar, iyimserliğimizi artırmaktadır. Bununla birlikte ekonomideki olumlu gidişin, toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılamadığı da bilinmektedir. Yalnızca enflasyondaki düşüşü göz önüne alarak, ekonominin tam anlamıyla düzlüğe çıktığını söyleyebilecek durumda da değiliz" dedi. Cumhurbaşkanı Sezer, cari açık ve işsizlik gibi sorunların ekonomide kırılganlığı artırdığını, kayıt dışılığın önlenmesine çalışılması gerektiğini vurgularken, "Kamu maliyesini disiplin altına alma yönünde gösterilen özenden ödün verilmemeli; mali disiplinin bozulmasına yol açacak aflardan, kişilere yönelik uygulamalara yol açacak düzenlemelerden uzak durulmalı" dedi.
Cumhurbaşkanı Sezer, teşviklerin uygulanmasında saydamlık, genellik ve sürekliliğin önemle dikkate alınan ilkeler olması gerektiğini, sektörel bazda teşviklerin haksız rekabetin önlenmesinde araç olduğunu vurguladı.
'Risk iyi yönetilmeli'
TÜSİAD YİK Başkanı Mustafa Koç, "Küreselleşme, 'katılsam mı katılmasak mı' diye düşünebileceğimiz noktayı aştı" derken, uluslararası düzeyde üretilen refahtan pay alabilmek için dört koşulun sağlanması gerektiğini kaydetti. Koç, bunları yeniden yapılanma, AB çatısı altında yer almak, siyasi ortamı istikrarı koruyacak biçimde yönetmek ve rekabet gücünü artırmak olarak sıraladı. Atılan olumlu adımlara ve yaratılan güven ortamına vurgu yapan Koç, "cari açığın yarattığı risk iyi yönetilirse, ekonomi alanında önemli bir sorunla karlışacağımızı düşünmüyoruz" dedi. Koç, işsizlik, gelir dağılımındaki bozukluk ve bölgelerarası eşitsizliği gidermeyi hedefleyen politikaların kısa süre içinde hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, hükümetin AB konusundaki kararlı tutumunu ve IMF destekli makro uyum politikalarının birbiri ardına başarıyla ve itinayla uygulandığına dikkat çekerken, ekonomiyle ilgili üç konunun öncelikle dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi. Dikkat edilmecek üç önceliği 'cari açık, işsizlik ve bölgesel gelişme dengesizliği' olarak sıralayan Sabancı, cari açığın geçmişe göre, daha az borç yaratarak finanse edilebilmesinin önemli bir gelişme olduğuna işaret etti. Sabancı, ancak yine de mevcut durumun dikkatle izlenmesi ve yapısal bazı değişiklikler için bir an önce düğmeye basılmasının elzem olduğunu kaydetti. Yatırımların cari açığı artırdığına dikkate çeken Sabancı şöyle devam etti:
'Yapı değiştirilmeli'
"Bundan vazgeçmemiz mümkün olmadığına göre, ekonomimizin cari açık üreten yapısını değiştirmemiz gerekir. Bu, sanayi üretimimizin katma değerini yükseltmeyi gerektiren ve ancak orta vadede sonuç verebilecek ciddi bir strateji işidir. Kısa vadede ise ülkeye giren sermayenin kompozisyonunu değiştirmeye çalışmak gerekir. Bu da doğrudan yabancı sermaye girişinin artırılması anlamına gelir. Bu konuda olumlu bazı gelişmeler kaydediyoruz. Örneğin vergi oranlarında yapılan indirimin yatırımları çekme açısından önemli bir rekabet engelini ortadan kaldırdığını düşünüyoruz. Ancak, söz konusu kararın haksız rekabetin önlenmesi için atılacak doğrudan adımlarla desteklenmesi gerekir."
Denetimde yeni felsefe
TÜSİAD Başkanı Sabancı, istihdam üzerindeki aşırı vergi yüklerinin kayıt dışı istihdama yol açtığını vurgularken, vergi denetiminde yeni felsefenin, mevcut mükellefleri daha çok sıkıştırmak değil, kayıt altına girmeyeni kayda almak olması gerektiğini bildirdi. Sabancı, yabancı sermaye ile ilgili düzenlemelerde geç kalındığına işaret ederken, yabancıların gayrimenkul edinmesiyle ilgili yasal boşluğun bir an önce doldurulmasını istedi; tek durak ofislerin ve bölgesel kalkınma ajansları ile ilgili gelişme kaydedilmediğine dikkat çekti.
"Yatırım, istihdam demektir" diyen Sabancı, yatırımların önünün, bu büyüme oranlarını yakalayacak biçimde açılmadığı takdirde bugüne kadar yapılanların da bir anlam kazanamayacağını söyledi. Sabancı, KOBİ'ler için ayrı bir strateji uygulanması gereğinin altını çizerken, "Böyle bir strateji olmazsa istihdamı gerektiği kadar artıramamak bir yana refahı ülke sathına yaymakta da zorluk çekilebilecektir" dedi.
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile başlattığı müzakere sürecinde 17 Aralık 2005 tarihinden sonra yavaşlamanın dikkat çektiğine dikkat çeken Ömer Sabancı, "hükümet temsilcilerinin 25 AB ülkesinde mekik dokuyor olması lazım" dedi. Sabancı, Türk toplumunun AB süreci konusunda doğru ve düzenli bilgilendirilmesi ve AB konusunun ülke gündeminin birinci sırasında yer alması gerektiğini vurguladı.