Ekonomide yapısal sorunlar sürüyor

Ekonomide yapısal sorunlar sürüyor
Ekonomide yapısal sorunlar sürüyor

TİSK Başkanı Tuğrul Kudatgobilik

ANKARA - Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) krizden çıkış yönünde ciddi sinyaller veren Türkiye’nin yapısal sorunlarının devam ettiğini vurgulayarak hükümetin bu sorunları çözmeye yönelik önlemleri öncelikli olarak ele alması gerektiğini bildirdi. TİSK, ulusal istihdam stratejisi ile işgücü piyasası reformlarına odaklanılmasını istedi. 
TİSK eylül ayı aylık ekonomi bültenini dün yayımladı. Bültende işgücündeki artışın işsizlik oranlarında hızlı düşüşe engel olduğu vurgulandı. 2010 Haziran döneminde işsizlik oranının yüzde 10,5’e gerilediğine dikkat çekilen bültende işsizlikteki düşüşün devam etmesi için yapısal düzenlemelerin ivedilikle yapılmasının gerekli olduğuna dikkat çekildi. TİSK, Ulusal İstihdam Stratejisi ile istihdam yaratmayı özendirecek işgücü piyasası reformlarının gerçekleştirilmesinin işsizliğin uzun vadeli olarak düşürülmesini sağlayacağını kaydetti. Kriz öncesinde de sorunlu olan büyüme ile istihdam arasındaki zayıf ilişkinin güçlendirilmesini öneren TİSK, işsizliğin kalıcı olarak ancak bu şekilde çözülebileceğini vurguladı.
TİSK bültenine göre büyüme oranı ve işsizlikte elde edilen olumlu gelişmelere karşılık cari işlemler açığı büyümeyi sürdürdü. Temmuz ayında cari işlemler açığı geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık 7 kat artarak 471 milyon dolardan 3 milyar 438 milyon dolara ulaştı. Bu artışla birlikte, 2009 yılının ocak-temmuz döneminde 7 milyar 854 milyon dolar olan cari işlemler açığı 24 milyar 230 milyon dolara tırmandı. 

Merkez borçlanma faizini indirdi
Enflasyon oranı beklenenin üzerinde gelmesine rağmen Merkez Bankası eylül ayında iki farklı atak yaptı. Merkez Bankası ilk atağında borçlanma faiz oranlarını 25 baz puan indirdi. TCMB’nin bu indirim kararında dış ve iç dinamikler rol oynadı. Dış dinamikler arasında, uluslararası piyasalarda faiz oranına ilişkin özellikle ABD Merkez Bankası (FED) kaynaklı alınan ve alınma olasılığı olan, genişlemeci para politikası kararları öne çıktı. İç dinamiklerde ise kurlar üzerinde aşağı yönlü gidiş eğilimine karşı, özellikle ihracatçıların baskısı ile Türkiye’ye giren döviz miktarındaki artış önemli rol oynadı.  (anka)