'Ekonomik kriz henüz bitmedi, köşeyi döndük demek için erken'

'Ekonomik kriz henüz bitmedi, köşeyi döndük demek için erken'
'Ekonomik kriz henüz bitmedi, köşeyi döndük demek için erken'

Ferguson, ?ABD eğer Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı?nı uygulamasaydı, Lehman?dan daha büyük çöküşler yaşanırdı? dedi.

Dünyanın önde gelen iktisat tarihçilerinden Niall Ferguson, ekonomik krizin bittiğini ilan etmek için erken olduğunu, en büyük endişesinin Batı ülkelerindeki kamu borcuna bağlı faizlerdeki artış ihtimali olduğunu söyledi
Haber: MURAT ÖĞÜTÇEN / Arşivi

İSTANBUL- İktisat tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Harvard Üniversitesi tarih profesörü Niall Ferguson, küresel ekonomiye ilişkin en büyük endişesinin Batı ülkelerindeki yüksek kamu borcuna paralel olarak faizlerde görülebilecek artış olduğunu söyledi. Radikal gazetesine konuşan Niall Ferguson, ekonomik krizin henüz bitmediğini buna karşın 1929 benzeri ‘Büyük Buhran’ ihtimalinin azaldığını belirtti. Ferguson, ABD’nin Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı’nı(TARP)uygulamaya koymasının önemi üzerinde durdu. Ferguson, “Eğer TARP uygulanmasaydı, Lehman’dan çok daha büyük ölçekte batışlar yaşanırdı” diye konuştu. Bilindiği gibi 15 Eylül 2008 tarihinde yatırım bankası Lehman Brothers batmış ve finans krizi, dünya ekonomik krizi halini almıştı. Ferguson, Türkiye ekonomisinin 2010 yılına ait beklentilerin ise kötü olmadığını vurguladı. Ferguson’un iktisat ve finans tarihi üzerine yazdığı çok sayıda kitap ve makale bulunuyor. Harvard dışında, Oxford ve Stanford gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinde de görev yapan Britanyalı tarihçi Niall Ferguson’un sorularımıza yanıtları şöyle:

Dünya ve ABD ekonomisi ile ilgili değerlendirmelerinizi alabilir miyim? Sizce ekonomik kriz bitti mi?
Ekonomik kriz henüz bitmedi. Bu yorumu kesin olarak yapabiliriz. Evet, ‘Büyük Buhran’ tehlikesi yaz aylarından bu yana azaldı. Fakat bu durum sürpriz olarak değerlendirilmemeli.
Çünkü küresel anlamda para ve maliye politikaları tarafında çok ciddi önlemler alındı. Problemin çözülebilmesi için anormal ölçüde büyük miktarda parasal genişleme sağlandı. Buna karşın, hanehalkının borçluluk oranı düşünüldüğünde, banka bilançolarındaki sorunlar dikkate alındığında ABD ekonomisinin gelecek yılki büyüme oranının reel anlamda yüzde 1.5’un çok üzerine çıkması hayli güç gözüküyor. Problem, parasal genişleme ile bütçe açığına neden olan kamu harcamalarının birlikte ancak bu kadarını başarıyor olmasında. Öte yandan para ve maliye politikalarının istenmeyen etkilerini de görmeye başladık. Benim en büyük endişem Batı ekonomilerindeki yüksek kamu borcuna paralel olarak faiz oranlarında artış ihtimali...

ABD’de tarım dışı istihdam kasım ayında sadece 11 bin kişi azaldı. İşsizlik sorunu çözülüyor diyemez miyiz?
Son açıklanan istihdam verilerinin istatistiksel olarak çok önemli olduğu düşünülmemeli. Bu veriler büyük ölçüde revizyona tabidir. Yukarıda anlattığım sebeplerden ötürü köşeyi döndüğümüzü söyleyebilmek, sorunların üstesinden gelindiğini ilan edebilmek için henüz çok erken...

Son ekonomik krizin koşullarını 1929 Büyük Buhran dönemi şartlarıyla karşılaştırabilir miyiz?
Hem evet, hem hayır. Evet, küresel ekonomi kesinlikle Büyük Buhranla mukayese edilebilecek ölçüde bir şokla karşılaştı ve ticaret hacminde ciddi anlamda küçülmeler gördük. 2008 yılı sonuyla, 2009 yılının ilk ayları dikkate alındığında ticaret hacmindeki daralmanın 1930’lardan beri görülmemiş ölçekte büyük olduğunu görüyoruz. Diğer taraftansa bu soruya hayır yanıtını verebiliriz. Çünkü ABD’de işsizlik yüzde 10 düzeyinde. ABD’de 1932 yılında görülen yüzde 25’lik işsizlik oranıyla kıyaslandığında bugünkü işsizlik oranı çok daha az travmatik seviyede kaldı.

Yatırım Bankası Lehman Brothers’ın batışına izin vermek sizce bir hatamıydı? Eğer Lehman’ın batışına izin verilmeseydi küresel ekonomi bugün daha iyi durumda olurmuydu sizce?
Sanırım dönemin ABD Maliye Bakanı Henry Paulson, Lehman Brothers’ın batışını küçümsedi. Fakat öte yandan Lehman’ın kurtarılmasıda politik olarak çok güç olacaktı. Eğer gerçekten Lehman’ın kurtarılması politik olarak mümkün olsaydı gerçekte o koşullarda sorunlar çözülecek miydi? O dönemde AIG de zor durumda bekliyordu. Citigroup’un pozisyonu da çok acil durumdaydı. Zaten eğer ABD’de TARP olmasaydı(Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı), Lehman’dan çok daha büyük ölçekte batışlar yaşanırdı. Lehman’ın batışına izin verilmesinden sonra yaşananlar, ABD’de politikacıların etkin çözüm önlemleri alınmasının ne denli önemli olduğunu idrak etmelerine neden oldu. 2008 yılı yaz aylarında Lehman satılabilseydi daha iyi olurdu. Satış gerçekleşebilirdi fakat Lehman’ın icra kurulu başkanı Dick Fuld, Korelilerle anlaşma imkânı olmasına karşın buna yanaşmadı. Bu gerçekten ciddi bir hataydı.

Ekonomik krizin etkileri bittiğinde daha kısa vadede bizi nasıl bir dünya ekonomik yapısı bekliyor sizce?
İki farklı küresel ekonomik yapının olacağını düşünüyorum. Karşılaştırmalı olarak yavaş büyüyen ABD ekonomisi ile Çin’in ve Hindistan’ın başını çektiği hızlı büyüyen Asya ekonomilerini gözlemleyeceğiz.

Türkiye ekonomisine ilişkin genel değerlendirmelerinizi alabilir miyim? Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Zorlu geçen 2009 yılından sonra, beklentiler artık daha iyi. Uzun yıllar boyunca, Türkiye ekonomisi gelişmekte olan piyasada yaşanan krizlere karşı kırılgan düzeyde kaldı. Son krizler ise bize aralarında ABD’nin de bulunduğu gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan piyasalar kadar riskli konumda bulunduğunu gösterdi. Uluslararası Para Fonu’nun(IMF)tahminleri dikkate alındığında Türkiye ekonomisi gelecek yıl yüzde 3.7 büyüyecek. Enflasyon yüzde 6.8 düzeyinde kalırken, cari açık yüzde 3.6 seviyesinde olacak. Mevcut şartlar altında 2010 yılına ilişkin beklentiler hiç fena değil.