Ekonomik krizleri altı ay önceden yakalayabilen endekse göre 'kriz yok'

Yapay zekâ kullanılarak ekonomik krizleri önceden haber veren bir endeks geliştirildi. İTÜ Bilişim Enstitüsü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. İlkay Boduroğlu, Türkiye Ekonomik Stabilite Endeksi (TESE) adını verdiği çalışmasında...

İSTANBUL - Yapay zekâ kullanılarak ekonomik krizleri önceden haber veren bir endeks geliştirildi. İTÜ Bilişim Enstitüsü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. İlkay Boduroğlu, Türkiye Ekonomik Stabilite Endeksi (TESE) adını verdiği çalışmasında Türkiye'de olası ekonomik krizi en az altı ay önceden tahmin edebilen bir bileşik öncü gösterge tasarladı.
Activeline dergisinde yer alan habere göre Boduroğlu'nun geliştirdiği model, yapay zekâ ve veri madenciliği yöntemlerini kullanıp, Türkiye'nin önemli makroekonomik değerlerine bakıyor ve ekonomik istikrarı tek rakama indirerek gösteriyor. Tek bir rakama indirgediği için de bu gösterge, 'ekonomik istikrar termometresi' olarak adlandırılıyor.
Kullanılan değişkenler
"Biz ekonomist değiliz, dolayısıyla yapay zekâyla bir problem çözmek istiyorsak, öncelikle bir uzmana danışmamız gerekiyordu" diyen Dr. İlkay Boduroğlu, söz konusu çalışmaya eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez'in 1997 Asya kriziyle ilgili bir makalesinden yola çıkarak başladıklarını belirtiyor. Boduroğlu'nun çalışmasında, Eğilmez'in makalesinde bahsi geçen cari açığın GSMH'ye oranı, kısa vadeli dış borçların toplam dış borçlara oranı, sıcak paranın uluslararası rezervlerimize oranı, takipteki kredilerin toplam kredilere oranı ve bankaların sermaye yeterlilik oranı gibi değişkenler, aday değişkenler olarak seçilmiş. Ayrıca, Meksika Merkez Bankası'nın yayımladığı bir raporda yer alan uluslararası rezervlerin kısa vadeli dış borçlara oranı da sisteme eklenmiş.
Uygulamaya başlanırken, 2000 Kasımı'ndan önceki 10 ay 'krize yakın aylar', 1998 başından 1999 sonuna kadar olan dönem de 'krizden uzak aylar' olarak adlandırılmış. Daha sonra bu iki farklı dönemin makroekonomik verileri bir araya getirilmiş. Bu iki tip ayın ayrıştırılabilmesi için, hangi aday değişkene hangi ağırlığın verilmesinin belirlenmesi gerekiyormuş. Bu aşamada bazı değişkenlerin birleştiklerinde birbirine benzer tepkiler vermeleri nedeniyle, modele giren değişken sayısı ikiye indirilmiş. Bu iki değişkenden birincisi 'bankaların sermaye yeterlilik oranı', ikincisi de 'uluslararası rezervlerin kısa vadeli dış borçlara oranı' olmuş. Bu iki değişken standardize edildikten sonra modele dahil edilmiş.
Gösterge sıfırın altına inerse
"Bu modelde, lojistik regresyon kullanarak, birinci değişkenin ağırlığını yüzde 61, ikincisini yüzde 39 olarak tespit ettik. TESE, bu ağırlıklar kullanıldığında, bir krizden en az altı ay önce sıfırın altına iniyor, tehlikesiz aylarda ise sıfırın üzerinde kalıyor. Nitekim Kasım 2000'den en az altı ay önce endeks sıfırın altına iniyor, Mayıs 2001'den sonra üzerine çıkıyor. Endeks 1994 Ocak krizinden de en az 6 ay önce '0'ın altına inerek uyarısını yapıyor. Yani bu da, bu sistemin ileride karşımıza çıkabilecek krizleri öngörebileceğinin bir kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.
Endeksten, krizlerin düzelme süreçleri ve süresi de görülebiliyor. Örneğin Kemal Derviş'in geldiği 2001 Nisan ayında, sermaye yeterlilik oranıyla ilgili bir yasa çıkarıldı. Endeks bu noktadan sonra yükselmeye başlıyor. Bu dik yükselme (ABD'ye Türkiye üzerinden Irak'a giriş izni vermediğimiz) Mart 2003'te duruyor. Bu tarihten sonra da istikrara doğru gidiyor gibi görünüyor" ifadesini kullanan Boduroğlu, şu anda endeksin 3.58 olduğunu ve bunun yakın zamanda çok ciddi bir kriz çıkmayacağı anlamına geldiğini vurguladı.
Dalgalanmaları görmüyor
Endeksin, dalgalanmaları görebilmek amacıyla oluşturulmadığını belirten Boduroğlu, ileride dalgalanmaları için de çalışma yapılabileceğini söyledi.
Boduroğlu'na göre, politik gelişmelerin ekonomiye olumsuz etkisinin ise ancak TESE sıfırın altında olduğu aylarda kriz yaratabildiğini vurgulayan Dr. İlkay Boduroğlu, endeksin bugün 3.58 olduğunu hatırlatarak konuşmasını söyle sürdürdü: "Bu yüzden dalgalanmaları kolay atlatabiliyoruz. Mayıs-Haziran 2006 dalgalanması bize pahalıya mal oldu, borcumuzun faizini artırdı ama krize dönüşmedi. Şubat 2001'de TESE sıfırın altında olmasaydı o zaman yaşanan Anayasa fırlatma olayı yeni bir krize dönüşmeyecekti . Siyasetçilerin özellikle TESE'nin sıfırın altına indiği zamanlarda daha dikkatli davranmaları gerekiyor."



Grafikte TESE'nin aylara göre değişimi görülüyor. TESE, hem 1994, hem 2000/2001 krizlerini sıfırın altına inerek en az altı ay önceden gösteriyor. TESE'yi oluşturan iki orandan biri olan 'uluslararası rezervlerin kısa vadeli dış borçlara oranı' da grafikte görülüyor.