Ekonominin yıldız adayı paladyum

Ekonominin yıldız adayı paladyum
Ekonominin yıldız adayı paladyum
Emtiada, 2014 kayıplar yılı oldu. Dolardaki yükselişten en fazla etkilenen emtia piyasası, 2014'te de yatırımcısını hayal kırıklığına uğratırken, 12 emtiadan sadece 3'ünde yükseliş görüldü. Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı Ergezen, "2015, altın için olumsuz olabilir" dedi ve ekledi: "Yeni ekonomik dengenin yıldızı paladyum olabilir. 2015 yılı, paladyum için yine olumlu geçebilir."

RADİKAL - ABD Merkez Bankası'nın (Fed) aldığı kararlar ve Çin başta olmak üzere küresel ekonomiye ilişkin büyüme endişeleri, 2014 yılında dolardaki yükselişi beraberinde getirirken, tüm bu gelişmelerden en çok emtia piyasaları etkilendi. Bu dönemde 12 emtiadan 9'u yatırımcısına kaybettirirken, sadece 3'ü kazanç elde etti.

AA muhabirinin 12 emtianın yıl başından bu yana fiyat değişimlerinden yaptığı araştırmaya göre, 2014'te yatırımcısına en fazla kazandıran emtia kahve olurken, geçen yılın en fazla kazandıran emtiası ve "beyaz altın" olarak nitelendirilen pamuk ise bu yılın kaybettirenleri arasında başı çekti.
Kuraklık başta olmak üzere, talepteki artıştan güç bulan kahve, bu yıl yüzde 47,5'lik yükselişle getiri elde ederken, bu emtiayı yüzde 11,3'lük yükselişle paladyum, yüzde 3,1'lik kazançla ise alüminyum takip etti.

Pamuk, yüzde 28,8'lik değer kaybıyla geçen yılın en fazla kaybettiren emtiası olarak kayıtlara geçti. Pamuğu, yüzde 22,4'lük düşüşle son 4 yılın en kötü kapanışını yapan soya fasülyesi izlerken, yüzde 19,4 değer kaybeden gümüş ise en fazla kaybettiren emtialar arasında 3'üncü sırada yer aldı.

Bu dönemde kurşun fiyatları yüzde 19,4 azalırken, 2013'ün ardından geçen yılı da düşüşle tamamlayan bakırda ise yüzde 13,8 düşüş gözlendi. Geçen yılı değer kayıplarıyla tamamlayan diğer emtialara bakıldığında ise platinde yüzde 11,9, mısırda yüzde 5,7 ve buğdayda yüzde 2,6 gerileme görüldü.

12 yıl sonra ilk kez 2013'te yatırımcısını üzen altın ise, 2014'ü diğer emtialara göre sınırlı sayılabilecek bir düşüşle tamamladı. Yıl içinde en düşük 1132,10 dolar seviyelerine gerileyen altının onsu, yılı 1.184,43 seviyelerinden tamamladı ve kayıpları yüzde 1,8'le sınırlı kaldı.

BAKIR VE PAMUKTA ÇİN FAKTÖRÜ

AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, Fed'in parasal genişlemeyi azaltmasının, en çok ekonomiyle yakından ilişkili emtiaları vurduğunu belirterek, bu emtiaların başında ise bakır, pamuk, petrol ve altının geldiğini söyledi.
Ergezen, bakır fiyatındaki düşüşte Çin ve dolar olmak üzere iki etken bulunduğuna dikkati çekerek, dünyanın en büyük bakır tüketicisi konumunda bulunan Çin ekonomisinin 2010'dan beri zayıflamaya devam ettiğini, bu durumun ise bakır talebini olumsuz etkilediğini kaydetti.
Bakır fiyatındaki düşüşü sadece taleple açıklamanın çok sağlıklı olmadığını vurgulayan Ergezen, doların değer kazanmasının da bakır fiyatında satış baskısını artırdığını ifade etti.
Ergezen, 2014 yılında bakır ve pamuğun birbirine paralel bir seyir izlediğine işaret ederek, "Pamuk fiyatı, Çin'in stok amaçlı alımları nedeniyle 2011'de 220 doların üzerine çıkarken, 2014'te bu alımların azalmasıyla 70 doların altına düştü. Çin, stok amaçlı alımlar sayesinde dünya pamuk stoklarının yüzde 58'ini elinde bulunduruyor. Doğal olarak Çin kaynaklı talebin azalması, pamuk fiyatının düşmesiyle sonuçlandı. Talep tarafındaki bu düşüşün yanında, doların değer kazanması da fiyatların gerilemesinde etkili oldu" şeklinde konuştu.

KURAKLIK KAHVEYE YARADI

Kahvenin bu yılki yükselişinin arkasında Güney Amerika'da yaşanan kuraklığın olduğuna dikkati çeken Ergezen, Brezilya'nın, dünyanın en büyük kahve üreticisi konumunda bulunduğu ve en yakın rakibinden yaklaşık 3 kat daha fazla üretim gerçekleştirdiği bilgisini verdi.

Ergezen, 2013 sonunda yaşanan kuraklık sonrası kahve ağaçlarının zarar gördüğünü anımsatarak, 20 yıl sonra ilk kez Brezilya kahve üretiminin üst üste 2 yıl azaldığını dile getirdi.
Üretimdeki bu kaybın fiyatlara yükseliş olarak yansıdığını, aynı zamanda talep beklentilerinin de arttığını aktaran Ergezen, "2020 yılına kadar kahve tüketimindeki artışın yüzde 16'yı geçeceği tahmin ediliyor. Fakat son dönemde gelen haberler , kuraklığın etkilerinin beklentilerin altında kalabileceğine işaret ediyor. Zaten yıl içinde 220 doların üzerine çıkan fiyatlar, yeniden 170 doların altına düştü. Bununla beraber doların değer kazanması da kahve fiyatının düşüşünde etkili oldu" diye konuştu.

PETROLDEKİ DÜŞÜŞÜN KAZANANI PALADYUM

Ergezen, paladyumun petrol fiyatlarındaki düşüşten kazançlı çıkan ender emtialardan biri olduğunu belirterek, bu emtianın yeni ekonomik dengenin yıldızı olabileceğini ifade etti.
Otomotiv endüstrisinin paladyum tüketiminin yüzde 67'sini karşıladığını, ABD ekonomisinin toparlanma sürecine girmesinin ise tüketim beklentilerini artırdığını aktaran Ergezen, "Özellikle otomotiv satışlarına yönelik iyimser beklentilerin artması ve petrol fiyatındaki sert düşüş sonrasında paladyum talebinin yükseleceği beklentileriyle, paladyum fiyatlarının 2014'te yükseliş eğiliminde olduğunu gördük. Fakat yılın son üç ayında dünyanın en büyük paladyum üreticilerinden biri olan Rusya'dan gelen haberlerle satışların arttığına şahit olduk. 900 doların üzerine çıkan fiyatlar, yeniden 820 doların altına geriledi. Buna karşın, petrol fiyatındaki düşüşün yanında taleple ilgili beklentilerin halen iyimser olduğu görülmektedir. 2015 yılı, paladyum için yine olumlu geçebilir" değerlendirmelerini yaptı.

Ergezen, tüm emtialardaki sert düşüşe rağmen altının ise 2014 yılını başladığı seviyeye yakın bir yerden kapattığına dikkati çekerek, altının uzun zamandan beri 1.200-1.440 dolar yatay bandını koruduğunu söyledi.

Yaşanan gelişmelere rağmen, altının 2014'te diğer emtiaların aksine alt bandın üzerinde kalmayı başardığını vurgulayan Ergezen, şunları kaydetti: "Özellikle kurlarda yaşanan hızlı değişim ve ekonomilerdeki dalgalanma nedeniyle, altın alımlarının bu seviyelerde arttığı söylenebilir. Fakat artık bu seviyelerde altının fiyatının temel verilere dayandığını söylemek zor. Özellikle doların değer kaybetmesi, petrol fiyatının gerilemesi ve likiditenin azalmasıyla altına yönelik talebin azalması normal karşılanmalıdır. Oysa riskten kaçınma eğilimiyle altın talebinin halen canlı olduğu görülüyor. Piyasalar sakinleştikçe, altın fiyatında yeniden satışların artmasını bekliyorum. Bu nedenle 2015, altın için olumsuz olabilir. Özellikle temel verilere yönelik bir fiyatlama gerçekleşmesi durumunda, altın fiyatının 1.000 dolar seviyesine yaklaşmasını bekliyorum."

bigPara.com