Ekren: IMF kaynağı reel sektöre de kullanılabilir

Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, 'IMF ile görüşmeler çok kısa bir sürede sonuçlanır. IMF'den gelecek kaynak reel sektör ve sosyal kesimlerde kullanılabilir' dedi

İSTANBUL - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, IMF ile görüşmelerin çok kısa bir sürede nihayetlendirileceğini söyledi.
NTV’de bir programa katılan Ekren, IMF’den gelen kaynağın kullanımı konusunda, G20 toplantılarının nihai metnine bakıldığında, uluslararası finans kuruluşlarının yükselen piyasalara aktaracağı kaynağın nerede kullanılacağının sıralandığını ve bunun beş ana kalemle belirlendiğini kaydetti. 

Beş ana kalemde harcanacak

Ekren, Türkiye’nin IMF ile yapacağı anlaşmanın 2000’den beri uyguladığı üçüncü stand-by olacağını belirterek, stand-by arka arkaya geldiği için de Türkiye’nin yapısal reform anlamında ajandasında, ‘mali kural, kayıt dışılığın azaltılması ve merkezi bütçe dışındaki genel kamu bütçesi’ dışında pek bir şey kalmadığını söyledi. Bunların; bütçe açıkları, kamu alt yapı yatırımları, ticaretin finansmanı, borçların çevrilmesi, sosyal destekler olduğunu belirten Ekren, “IMF’den gelen kaynağın öncelikleri belirleyip orada kullanmak lazım. Reel sektör ve sosyal kesimlerle ilgili kaynaklara bakıp orada değerlendirebiliriz” dedi. 

‘Rakamı söylemek olmaz’

Ekren, katılım öncesi ekonomik program KEP’in makro görünüme bakıldığında oradaki projeksiyonların IMF’den gelecek kaynak konusunda sinyal verdiğini kaydederek, rakamı çok net söylemenin doğru ve etik olmayacağını bildirdi.
Nazım Ekren, “Çok kısa bir süre içinde nihayetlenecek” dedi. Ekren, “Mali kural ne olacak? Harcamalara mı, borçlanmaya mı kural getirecek?” sorusuna şu yanıtı verdi: “IMF’nin de, uluslararası finans kuruluşlarının da belki krizden dolayı geldiği nokta, iki tane ana konudaki harcamanın faiz dışı fazlanın ya da mali kuralın kapsamının dışına çıkartılmasının mümkün olduğudur. Bunlardan bir tanesi kamu alt yapı yatırımlarıdır, ikincisi de yapısal reformlar olarak adlandırdığımız alanlara nakit, para ihtiyacı gerekebilir. Yapısal reform yapacağımız alanlarda değişim ve dönüşümü kolaylaştırmak için oradaki nakit ihtiyacını karşılayacak bir miktarın da bunun dışında tutulması lazım.” (Radikal)

‘İşsizlik ödeneğinden yararlanmayı esnetiriz’
Nazım Ekren, işsizlikle ilgili ikinci bir paket düşündüklerini belirterek, “İşsizlik ödeneğinden yararlanma imkânlarına hem miktar hem de yararlanabilecekler bakımından bir esneklik getirebiliriz” dedi. Ekren, paket hakkında şu açıklamada bulundu: “Bu paketin üç tane bileşeni olacağını varsayıyoruz.
Bunlardan bir tanesi işten çıkarmalardan dolayı işsiz kalan vatandaşlarımıza işsizlik ödeneğinden
yararlanma imkânlarını daha farklı hale getirebiliriz, esnetebiliriz. Hem miktar hem de yararlanabilecekler bakımından bir esneklik getirebiliriz. Çünkü önemli bir sorun.”

‘Daha yoğun süreç’

Ekren şöyle devam etti: “Büyümeyi sağlayacak reel sektör tedbirleri yanında bir mesleklendirme olayını da devreye sokup, krize fırsat diye bakarak gençlerimizi mesleklendirecek bir sürece dahil edebiliriz. Bunu da yine pakete koyacağız. İş-Kur’un şu anda bu sene için zannediyorum projeksiyonu 100 bin gencimiz, 250 milyon bir kaynak. Bütçedeki o verimlilikleri gözden geçirdikten sonra bir kaynak üretebiliriz.
Eğer üretemezsek de İşsizlik Fonu’ndan bir kaynağı da mesleklendirmeye aktarabiliriz. Kayıt dışında çalışan vatandaşlarımız her ne kadar prim ödememiş olsa bile onlarla ilgili özel sosyal koruma programı zaten devrede oluyor. Öyleyse kısa dönem çalışma ödeneği, işsizlik ödeneği, mesleklendirme programı, sosyal koruma programlarıyla işsizlik konusunda daha yoğun bir süreci başlatacağız.”

Ekren: Üç paket daha geliyor

Nazım Ekren, önümüzdeki iki üç yıl içinde üç-dört paketin daha devreye gireceğini söyledi. Ekren şöyle dedi: “Bunlardan biri özel sektöre destek paketi. Bu kapsamda kredi garanti fonunu kapsayan paketi bir hafta içinde bitiririz. Bir diğeri de teşvik paketi. Hangi ilde, hangi sektör ön plana çıkacaksa onlara destek verilecek. Ana sektörleri belirleyip teşvik vereceğiz. Üçüncüsü de şirketlerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin olacak. Burada vergi barışı da gündeme gelebilir. Otomotiv sektöründeki teşvikin ortaya çıkardığı bir sinyal oldu. Vatandaşlar krediyi devreye sokmadan harcama yapabileceğini gösterdi. Bundan sonra makro çerçevede kalınmak koşuluyla neler yapılabileceğini belirleriz.”

‘Vergi indirimleri devam edebilir’
Ekren, Kredi Garanti Fonu’ndaki bakış tarzının, teminat sorunu olan ama canlı tutulabildiğinde üretim, istihdam ve katma değer üretmeye devam edecek şirketlere destek vermek olduğunu, bunun aynı zamanda bankaların bilançolarının da bozulmasını engelleyeceğini söyledi. Ekren, vergi indirimlerinde tepkiler olumlu olursa, bütçe açıklarının trendinde bize ipucu verdiğinde bir daha gözden geçireceklerini söyledi.