Eksiğimiz kadın ve çevre

Kemal Derviş'in başkanlığını yaptığı BM Kalkınma Programı (UNDP) ile Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) ortak hazırladığı 'Binyıl Kalkınma Hedefleri Raporu', Türkiye'nin, 2015 yılına ilişkin BM tarafından belirlenen sekiz hedef arasında özellikle kadınların toplumsal hayata eşit katılımı ve...
Haber: SERKAN DEMİRTAŞ / Arşivi

ANKARA - Kemal Derviş'in başkanlığını yaptığı BM Kalkınma Programı (UNDP) ile Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) ortak hazırladığı 'Binyıl Kalkınma Hedefleri Raporu', Türkiye'nin, 2015 yılına ilişkin BM tarafından belirlenen sekiz hedef arasında özellikle kadınların toplumsal hayata eşit katılımı ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması alanlarında yetersiz kaldığını gösteriyor. Okula giden kız çocuklarının oranının erkek çocuklarına göre azlığına dikkat çekilen raporda, kadınların işgücünde, siyasette yeterince yer almadığı ifade edildi. Raporda, çevreyle ilgili politikaların ekonomik ve sosyal politikalarla etkili şekilde bütünleştirilemediği ve ekonomik araçların da uygun şekilde kullanılamadığına dikkat çekildi.
Rapor dün Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ve BM Türkiye temsilcisi Jacob Simonsen'in katılımıyla düzenlenen bir toplantıyla açıklandı. BM'nin 2000 yılında belirlediği ve 1990-2015 arasında gerçekleştirilmesi gerektiğini belirttiği sekiz hedef ve Türkiye'nin bunları karşılama performansı şöyle:
Mutlak Yoksulluk ve Açlığı Ortadan Kaldırmak: Bu amacın iki hedefi, günlük geliri bir doların altında olan nüfus ve açlıkla karşı karşıya olan nüfusun oranını yarıya indirmek olarak sıralanıyor. Rapor, Türkiye'nin bu iki hedefi yakalaması konusunda bir sorunun bulunmadığını gösteriyor. 1994 yılında günlük geliri bir doların altında olan nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 1.1 iken bu oranın 2003 yılında onbin de bire düştüğü kaydediliyor. Gıda yoksulluğu oranının ise yüzde 1.29'a indiği belirtiliyor. Raporda, özellikle kırsal alandaki yoksulluğun ve kadınlar arasındaki yoksulluğun dikkat çekici ve üzerinde durulması gereken bir nokta olduğu belirtilirken, "Yoksulluk ayrıca herkes için eğitim, bebek ve anne ölümlerinin azaltılması gibi diğer hedeflere ulaşılmasının da önünde belirgin bir engeldir. Gerçekte, okur yazarolmama ve düşük eğitim düzeyi ile yüksek yoksulluk yakından ilişkilidir" ifadesi kullanıldı.
Anne sağlığına dikkat
Anne sağlığını iyileştirmek: Bu amaca ulaşmada kullanıcak hedef, gebelik, doğum ve lohusalık sırasında meydana gelen anne ölümlerinin 4'te 3 oranında azaltılması olarak kaydediliyor. Anne ölümleri konusunda Türkiye'de sağlıklı veri bulunmadığına dikkat çekilen raporda, genelde ölümlerin doğum sırasında meydana geldiği belirtiliyor.
HIV/AIDS, sıtma ve diğer salgın hastalıkların yayılımını durdurmak: BM'nin hedefleri arasında AIDS, sıtma ve diğer salgın hastalıkların yayılımını durdurmak ve geriletmeye başlamak olarak belirtiliyor. Türkiye'deki AIDS oranının makul bir düzeyde olduğu ancak bu oranın yüksek olduğu Orta Asya ve Doğu Avrupa arasında yer alması nedeniyle bu oranın artabileceğinin belirtildiği raporda, resmi rakamlara göre Türkiye'de 1922 AIDS hastası olduğu kaydedildi. Raporda, 15-49 yaş arası kadınlarda herhangi bir gebeliği önleyici yöntem kullananların oranının yüzde 71 olduğu, bunların da sadece yüzde 15.1'nin prezervatif kullandığı kaydedildi.
Yoksula destek
Çevresel Sürdürülebilirliğin Sağlanması: Bu kapsamdaki hedefler arasında, çevresel kaynakların yok olmasının önüne geçilmesi, güvenli içme suyuna ve temel atık sistemine erişimi olmayan nüfun oranının yarıya indirilmesi ve gecekonduda yaşayan en az 100 milyon kişinin yaşamlarında iyileştirme sağlanması olarak sıralanıyor. Güvenli içme suyuna erişim konusunda kentlerde büyük bir sorun yaşanmadığı ancak kırsal alanlarda bu oranın yüzde 77'de de kaldığı belirtilen raporda, çevresel konularda ilerleme sağlanamadığı belirtiliyor.
Küresel ortaklıklar
BM'nin hedeflediği son amaç ise 'Kalkınma için küresel ortaklıklar geliştirme' olarak sıralanıyor. Türkiye'nin bu konudaki hedefleri tutturma konusunda bir sıkıntı yaşaması öngörülmüyor.
BM: Herkese temel eğitim şart
BM'nin 2000 yılında belirlediği ve 1990-2015 arasında gerçekleştirilmesi gerektiğini belirttiği hedeflerden biri de herkesin temel eğitimini sağlamak ve kadının durumunu güçlendirerek, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak.
Herkesin emel eğitim almasını sağlamak: Bu amaç için ortaya konulan hedef, 2015 yılına kadar dünyanın her yerindeki kız ve erkek çocukların ilköğretimi eksiksiz olarak tamamlanmasını sağlamak olarak yer alıyor. 2004 yılları rakamlarına göre Türkiye'de erkek çocukların yüzde 94.83'ü, kız çocuklarının da yüzde 92.16'sı okula gidiyor. Sekiz yıllık eğitime geçilmesinin ardından 1997-2001 yılları arasındaki okullaşma oranının eskiye oranla arttığının tespit edildiği raporda, bu artışın kız çocuklarında yüzde 11, erkek çocuklarında ise yüzde 6 olduğu belirtildi. Raporda, kızların okula gitmemesinin nedenleri arasında ev işleri ve ailevi değerler de bulunuyor.
Kadınların durumunu güçlendirmek ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak: Bu amaç için BM'nin koyduğu hedef, eşitsizliği ilk ve orta öğretimde tercihen 2005 yılına kadar ve eğitimin her düzeyinde 2015 yılına kadar ortadan kaldırmak olarak tanımlanıyor. Türkiye'de gerek ilk gerekse ortaöğretimdeki kız çocuğu sayısının erkeklere oranla daha az olduğu belirtilen raporda, "Türkiye'de kadınların işgücüne katılımı yükseköğrenim aldıkları oranda artmaktadır. Teknik lise ve meslek lisesi mezunları için yüzde 39.4 ve genel lise mezunları için yüzde 30.8 olan işgücüne katılım oranı, yüksek öğrenim mezunu kadınlar için yüzde 69.2" denlidi.
2015'te 94 milletvekili
Kadınların tarım dışı alanlarda çalışma oranının 2004 yılında yüzde 19.9 olduğu, 2015'te bu oranın yüzde 35'e çıkması gerektiğinin anlatıldığı raporda, kadın milletvekillerinin yüzde 4.4 olan koltuk sayısı oranının 2015 yılında yüzde 17'ye çıkarak 94 koltuğa sahip olmalarının beklendiğine dikkat çekiliyor.
Çocuk ölümleri azaltılmalı
BM'nin bu amaca ilişkin hedefi 2015'e kadar beş yaş altı çocukların ölümlerinin 3'te 2 azaltılması. Raporda, Türkiye'de beş yaş altı çocuk ölüm oranının binde 52.1'den binde 37'e indiği, hedefin binde 20.7 olduğu kaydedildi. Bebek ölüm hızında da 1998'den bu yana binde 43'ten binde 29'a inildiği, hedefin binde 17.5 olduğu vurgulandı. İlerleme olmasına karşın oranların yüksek olduğu belirtilen raporda, bu rakamın Bulgaristan'da 16, Macaristan'da 9 olduğu belirtildi.