'Eleştirseniz de dünya hayran'

Başbakan Erdoğan, eleştirileri yanıtladı: "Ekonomideki büyüme tabana ancak zamanla yayılır. Başarımızı sindirin. Dünya hayranlıkla bakarken, kulp takanları hayretle izliyorum."

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, ekonomideki büyümenin muhakkak tabana yayılacağını, ancak bunun bir zaman işi olduğunu söyledi. "Ekonomi yüzde 9.9 büyüdü ama zenginleşmedi" demenin hakkaniyete uymayacağını kaydeden Başbakan Erdoğan, bütün dünyanın hayranlıkla izlediği rekor büyümeye kulp takanları hayretle karşıladığını belirtti. Başbakan Erdoğan İhale Yasası'nda yine değişiklik sinyali verdi ve toplu konut atağıyla 600 bin kişiye iş sağlayacaklarını vaat etti.
Erdoğan, hem parti içinde hem kamuoyunda 'ekonomideki iyileşmeler tabana yansımıyor' şeklinde eleştiriler üzerine savunmaya geçti. Partisinin grup toplantısındaki konuşmasını ekonomideki gelişmelere ayıran Erdoğan, ekonomiye ilişkin tablonun daha net görünmeye başladığını vurguladı. Milletvekillerine "Göğsünüzü gere gere rakamları gittiğiniz yerde anlatın" diyen Başbakan Tayyip Erdoğan, şu mesajları verdi:
Hazımsızlık var: Bu rakamlara bazıları hâlâ hazımsızlık içinde bakıyor. Bu ülkenin hâlâ büyümesini hazmedemeyen çevreler görüyorum. Artık bu başarıyı içinize sindirin, artık bunu görün. Bunu artık görmezlikten gelmeyin. Bu tabana da muhakkak yayılacaktır. Ama bu bir zaman işidir.
Büyümede rekor: Büyümedeki oranlarla son 39 yılın rekorunu, dünya ülkeleri arasında da henüz açıklanan oranlara göre dünya rekorunu kırmış durumdayız. Kişi başına düşen milli geliri de 4 bin 172 dolara çıkararak burada da Cumhuriyet tarihimizin rekorunu elde ettik. Buraya, 2001 yılındaki eksi 9.5 büyümeden geldik. Buraya, 2 bin 99 dolar olan kişi başı milli gelirden geldik. Şimdi ekonomi yüzde 9.9 büyüdü, ama zenginleşmedik derseniz, kusura bakmayın, bu hakkaniyete uymaz.
Kişi başına milli geliri 25 bin dolar, 30 bin dolar, 40 bin dolar olan ülkelerle, Türkiye'yi karşılaştırırsanız doğrudur. Bu yapılanlara da eğer siz değerlendirmeye tabi tutmazsanız bu vurdumduymazlık olur. Biz 4 bin 172 yeter demiyoruz. İnşallah bu performansla biz bu seçim dönemi sonunda yani 2007'nin sonunda 5 bin doları evvel Allah aşacağız.
Sihirli değnek: Elimizde sihirli değnek olsaydı, tarihin en derin krizinin ardından hemen sorumsuz pembe bir tablo çıkarabilirdik. Bizden öncekilerin çıkardığı gibi...
Enflasyon düşüşü: Önümüzdeki aylarda kısmi artışlar olabilir ama yıl sonu itibarıyla enflasyon hedefinin tutturulacağından da hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
Zammı hükümet yapmıyor: Yılbaşından itibaren akaryakıt fiyatı açısından serbest pazar ekonomisine geçtik. Fiyatları belirleme artık hükümetimize ait değil.
İşsizlik savunması: Bugün tüm dünyada hangi ülkeye bakarsanız bakın, enflasyonla mücadelenin işsizlik getirdiğini görürsünüz. Oysa ülkemizde enflasyonla başarılı mücadele sürdürülmüş, bir yandan da işsizliğin artması önlenmiştir. Hatta işsizlik oranlarında bir miktar düşüş olduğunu sevinerek müşahade etmekteyiz.
Önümüzdeki dönemde işsizlik daha hızlı düşecektir. Ama şunu söyleyeyim, işsizlik bitmeyecektir. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde işsizlik bitmedi. En gelişmiş ülkelerde bitmedi ki bizde bitsin.
İhale Yasası değişecek: İhale Yasası değişecek: İhale şekillerini daha dürüst ve süratle netice alınacak hale getirmemiz lazım.
600 bin kişiye iş: Yoksul vatandaşlar 20 yıl vadeyle peşinatsız 100 YTL'ye daire sahibi yapılacak. 2005 sonuna kadar da 81 ilde toplam 150 bin konutun yapılmasını hedefliyoruz. Bu toplu konut çalışmaları ile 600 bin kişiye istihdam olanağı sağlamayı hedefliyoruz. Türkiye'nin yıllık istihdam artışı da yaklaşık 600 bin kişidir.
Borçlanmada durum: Önemli olan, borç yükünün GSMH'ya oranıdır. Bu oran 2002'de yüzde 78.5 seviyesindedir. Bu oran 2004 yılında yüzde 64,5 olmuştur. Ekonomideki gelişmelerle Türkiye Maastricht Kriterleri'ne çok yaklaşmıştır. 2007 sonuna kadar bu kritere de ulaşılmış olacaktır.
Yüksek hedefler: İnşallah ülkenin kişi başına milli geliri 10 bin, 15 bin dolar seviyelerine çıkacak. İhracatta 200-300 milyar dolar seviyesi yakalanacak, Türkiye dünyanın turizm ve yatırım üssü haline gelecek, işsizlik, enflasyon, yüksek faizler tarihe karışacak. Bunlara ütopya diyenler, 28 aylık başarımıza baksınlar.