Emek ve meslek örgütlerinden IMF ve Dünya Bankası'nın davetine ret!

Emek ve meslek örgütlerinden IMF ve Dünya Bankası'nın davetine ret!
Emek ve meslek örgütlerinden IMF ve Dünya Bankası'nın davetine ret!

Sivil toplum kuruluşları ve sendika üyeleri 6-7 Ekim?de İstanbul?a gelecek IMF ve Dünya Bankası?nı protesto etti. Sendikalıların ellerinde ?Kâr değil insan!? ile ?Dünya Bankası-IMF defol!? yazılı pankart ve afişler vardı. FOTOĞRAF: AP

IMF ve Dünya Bankası toplantılarına davet edilen Türk-İş, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak mektupla katılmayacaklarını açıkladı. 'Küresel zorbalar' ifadesi bulunan mektuba, 'Bizden aldıklarınızı geri veriniz ve geldiğiniz yere gidiniz' sözleriyle başlandı

İSTANBUL - IMF ve Dünya Bankası’nın İstanbul’da yapılacak yıllık toplantısına, Türk-İş, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den oluşan emek örgütleri katılmayacaklarını açıkladı. Çalışanları temsil eden örgütlerin de davet edildiği IMF ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantısına yönelik gelen daveti geri çeviren emek ve meslek örgütleri, genel başkanlarının imzasıyla davete cevaben IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn ve Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick’e birer mektup göndererek protesto etti.
İstanbul’daki yıllık toplantılar kapsamında seminer ve konferanslara toplumun değişik kesimlerinin yanısıra çalışanları temsil eden sendika ve sivil toplum örgütleri de davetliydi. 3-5 Ekim arasında 15 oturumda yapılacak toplantılarda küresel krizin dünya ekonomilerine yansımaları, Türkiye ve bölgesi ile ilgili konular, kriz sonrası durum gibi başlıklar tartışılacak. 

Hak-İş katılacak
Emek ve meslek örgütleri adına yapılan açıklamada, Türk-İş, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, IMF ve Dünya Bankası’nın İstanbul’da yapılacak yıllık toplantısı kapsamındaki etkinliklere ilişkin daveti geri çevirdiği belirtildi. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, IMF ve Dünya Bankası’nın savunduğu ve empoze ettiği politikaların emeğiyle geçinenlerin, dar ve sabit gelirlilerin aleyhine olduğunu belirterek, bu kuruluşların Türkiye’de özellikle özelleştirmeler, ücretlerin düşük tutulması, bölgesel asgari ücret gibi emek karşıtı talep ve önerilerle bilindiğini, emeğe bakışını sorunlu buldukları için davetlerine katılmama kararı aldıklarını bildirdi. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB de aldıkları ortak kararla IMF ve Dünya Bankası’nın davetini geri çevirirken, Hak-İş’in etkinliklere katılacağı belirtildi.

‘İstanbul yeniden düzenlendi’
IMF ve Dünya Bankası’na hitaben 20’nci yüzyılda inşa edilmiş ‘küresel zorbalar’ ifadesinin kullanıldığı kuruluşların mektubuna, “Bizden aldıklarınızı geri veriniz ve geldiğiniz yere gidiniz” sözleriyle başlandı.
İstanbul’un IMF ve Dünya Bankası toplantısı için yeniden düzenlendiğine dikkat çekilen mektupta, “Trafik size göre ayarlanıyor, oteller sizin için menüler hazırlıyor, kent sizin için temizleniyor ve güvenlik hizmetleri yine sizin için gözden geçiriliyor. Kendinizi evinizde hissedesiniz diye. Biz, Türkiye’nin gerçek sahipleri yani emekçileri, yani işsizleri, yani yoksulları, sizi evimize, ülkemize çağırmadık. Bizim davetlimiz olmadığınızdan ülkemizdeki varlığınız bizim için ancak bir zorlama, bir tür zorbalıktır” görüşüne yer verildi.

‘Sermayenin sesisiniz’
IMF ve Dünya Bankası’nın sadece sermayenin ve iktidarların sesi olduğuna dikkat çekilen mektupta, şu görüşlere yer verildi: “Davetsiz olarak bulunduğunuz bu ülkenin halkları, sizleri ve temsil ettiğiniz ideolojiyi hiç bitmeyen istikrar programlarınızla, yıllarca emekçilerin alınteriyle üretilmiş kamusal varlıkları talan eden özelleştirmelerinizle, reform olarak direttiğiniz ve her seferinde budadığınız sosyal haklarla çok iyi bilmektedir. Küresel düzeyde yarattığınız krizin bu büyük yıkımında sanki sizin hiçbir etkiniz olmamış gibi, ülkemize gelecekmişsiniz, kapitalizmin krizi için çıkış yolları arayacakmışsınız ve yine hiç utanmadan 1980’li yıllardan bu yana şiddetle savunduğunuz liberal politikaları, yufka yürekli yoksulluk edebiyatına bulandırıp insanlığa çözümmüş gibi duyuracaksınız.”

Faturayı kim ödeyecek?
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn’a, krizin faturasının 1.4 trilyon doları aştığı yönündeki sözlerinin hatırlatıldığı mektupta, sıradan bir iktisat öğrencisinin bile krizi aşmanın, ödemekle mümkün olduğu dile getirilerek, “IMF Başkanı bu krizi kim ödeyecek?” sorusu yöneltildi. Mektupta, Strauss-Kahn’a sorular şöyle devam etti: “Toplantıya çağrılanlar mı ya da onların temsil ettiği uluslararası sermaye mi, yoksa dünya halkları mı? Yani dünyanın her yerinde işsiz kalanlar, yoksullaşan sıradan insanlar mı?” 

‘Politikalarınız trajik’
Mektupta, Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick’e yönelik olarak şu ifadelere yer verildi:
“Mevcut krizin dünyanın her yerinde milyonlarca insanı işsiz ve yoksul bıraktığını büyük bir fütursuzlukla açıklıyorsunuz. Peki ama çeyrek yüzyıldır dünyanın her yerinde aralıksız uyguladığınız yapısal uyum politikalarının yaşadığımız küresel krizle hiçbir bağlantısı yok mu? Küresel sermaye adına konuşan siz ‘Sayın’ Dünya Bankası Başkanı Zoellick dünya halkları için konuşamazsınız. Yufka yürekli yoksulluk politikalarınız olsa olsa trajiktir. Sizin yardımseverliğiniz çağımızın ‘yoksullar yasasıdır’, utanç vericidir. Sizin ulufenizi değil, emeğimizin değerini istiyoruz. Toplumun gerçek sorunlarının sizi ilgilendirmediğini biliyoruz. Paranın ve kârın güvenliğini sağlamak için insanın ve toplumun hayatını dikkate almadığınızın farkındayız.”

Alternatif toplantılar var
Bilgi Üniversitesi Uluslararası Ekonomi Politik Yüksek Lisans Programı ve Heinrich Böll Stiftung Derneği, Dünya Bankası ve IMF’nin 6-7 Ekim’de İstanbul’da yapacağı  Guvernörler Toplantısı’na alternatif bir etkinlik düzenliyor.
Alternatif konferansta, ekonomik bunalımın sebepleri, ekolojik kriz, işsizlik, yoksulluk uluslararası kuruluşların rolleri gibi konular tartışılacak. Yine Bilgi Üniversitesi’nde 2-4-5 Ekim’de düzenlenecek ‘IMF-DB ve Krizdeki Dünya: Karşıt Sesler’ isimli forumda ise dünyadan ve Türkiye’den kadınlar, çevreciler öğrenciler ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu IMF ve DB hakkındaki eleştirilerini ve karşı çıktıkları noktaları toplantılarda ele alacak. Dünya Bankası’nın 2010 Kalkınma Raporu’nu İstanbul’da açıklayacak olması nedeniyle bu konular da uzmanlar tarafından değerlendirilecek.  (Radikal)