Emeklilik yolunda isyan

En tartışmalı düzenleyici ve denetleyici kurumların başında gelen Kamu İhale Kurumu (KİK), Kurucu Başkanı O. Sener Akkaynak'a veda ediyor.

ANKARA - En tartışmalı düzenleyici ve denetleyici kurumların başında gelen Kamu İhale Kurumu (KİK), Kurucu Başkanı O. Sener Akkaynak'a veda ediyor.
Bu yıl sonundan itibaren yaş haddi nedeniyle başkanlık görevinden ayrılacak olan Sener Akkaynak, kurulların bağımsızlığı tartışmalarına değinirken, "KİK benim evladım, cami avlusuna bırakmam" diye konuştu. Akkaynak, tasarruf genelgesini de "Başbakanlık bize 'kaçakçı' gibi bakıyor" sözleriyle eleştirdi.
KİK'in ilk başkanı olan ve eski Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı da yapan Sener Akkaynak, dün düzenlediği basın toplantısında yaş haddi nedeniyle 11 Ocak 2006 tarihi itibarıyla görevinin sona ereceğini, ancak görevi fiilen 31 Aralık 2005 tarihi itibarıyla bırakacağını açıkladı.
Yasa gereği hükümetin Akkaynak'tan boşalan kurum başkanlığına bir ay içinde atama yapması bekleniyor. Ancak, kurumda TOBB'u temsilen boşalan üyelik için iki yıldır atama yapılmadı. Akkaynak'ın yeri de hemen doldurulamadığı takdirde 10 kişilik kurulda üye sayısı 8'e düşecek, bu da karar alma sürecini olumsuz etkileyebilecek. Bir kurul üyesi atamanın gecikmesi ihtimaline "biz de dört dörtlük kararlar alırız" esprisiyle yanıt verdi.
Kaçakçı gözüyle bakıyor
Sermaye Piyasası Kurulu'nda olduğu gibi uygulamada olan Başbakanlık Tasarruf Genelgesi nedeniyle onay alamadıkları yurtdışı gezisi bulunmadığını belirten Sener Akkaynak, "Ancak, onayda gecikme nedeniyle bir geziye gidemedik" dedi. Maliye Bakanlığı'nda görev yaptığı dönemde de tasarruf genelgelerine karşı çıktığını ve kâğıt alımını sınırlayan dönemin bakanı Adnan Kahveci'ye "Biz de rapor getirmeliyiz" dediğini aktaran Sener Akkaynak, "Bizde yetki verilince kötüyle kullanılır diye bir bakış var. Maliye'deyken mükelleflerin hepsine 'kaçakçı' gözüyle bakardık. Başbakanlık da bize öyle bakıyor" diye konuştu.
'İhale alanı kirli'
"Bu saha, ihale alanı kirli, gri bir alan" diyen Akkaynak, niye böyle dediğini ise bugün Yüce Divan'da yargılanan bir başbakan ve bakanlar olduğu ve yargılamanın konusunun ihaleler olduğu örneği ile açıkladı.İhalelerin açık ve saydam yapılması gerektiğini bunun da yolunun elektronik ihaleden geçtiğini belirten Akkaynak, "İnsan varsa yüzde 2 hata payı kaçınılmaz, ama yoksa bu oran sıfıra kadar indirilebilir. Yolsuzluğu engelleyecek tek yol bu" dedi. Akkaynak, e-ihale pilot uygulamasına bu yıl içinde başlanabilecekken, SSK hastanelerinin devri nedeniyle bunun 2006 yılına sarktığını vurguladı.
İstemeyenler de sindirdi
KİK'in nisanda dördüncüsü yılını dolduracağına işaret eden Sener Akkaynak, "düzenleme ve denetleme artık oturdu. Kurumlar istese de istemese de içlerine sindirmişlerdir" diye konuştu. Akkaynak, İhale Yasası ve kurumun işleyişi ile ilgili aralarında basının da yer aldığı güçlü bir rüzgâr desteği aldıklarına işaret ederek, sözlerini özetle şöyle sürdürdü:
"Bu olmasaydı kurum ciddi yaralar alabilirdi. Her ihalede 'günah keçisi' olarak gösterildi. Kurumun bağımsızlığı kanunda var. Ben ayrılıyorum ama kendi evladımı (KİK) cami avlusuna bırakmak gibi bir niyetim yok. Mali ve idari özerkliğe sahip. Ama biz Maliye Bakanlığı en büyük ortağımız diyoruz. Ama gelirlerimizi bütçeye aktarıyoruz. Hani mali bağımsızlık diye düşünülebilir. Kamu kurumu olduğumuz hiç unutturulmadı, keşke daha rahat olabilseydi ama bağımsızlık 'başıboşluk' anlamına gelmez."
Çerçeve, 'sayı'ya takıldı
Üst kurullarla ilgili çerçeve yasa tasarısına da değinen KİK kurucu başkanı, her kurumun ortak noktası alınarak bir çerçeve düzenleme yapılması gerekirken, üye sayısında eşitlemeye çalışmanın tıkanmaya yol açtığını belirterek, "üye sayısı yedi mi, dokuz mu 10 mu olsun derken, kıyamet koptu" dedi.