En az vergiyi Türkler ödedi

Türkiye kişi başına düşen vergi geliri açısından 30 OECD ülkesi arasında sonuncu oldu. OECD'nin Ekim 2005 tarihinde açıkladığı 1965-2003 yıllarını kapsayan çalışmasına göre...

ANKARA - Türkiye kişi başına düşen vergi geliri açısından 30 OECD ülkesi arasında sonuncu oldu. OECD'nin Ekim 2005 tarihinde açıkladığı 1965-2003 yıllarını kapsayan çalışmasına göre, Türkiye kişi başına düşen vergi geliri açısından 30 ülke arasında sonuncu olmaya devam ediyor. Yıllar itibarıyla bakıldığında Türkiye'de 1965 yılında 40 dolar olan kişi başına düşen vergi geliri 1970 yılında 63 dolara, 1975 yılında 186 dolara, 1980'de 278 dolara çıktı.
Bu rakam 1985 yılında 206 dolara düştükten sonra 1990'da 537 dolara, 1995 yılında 620 dolara, 2000'de ise 955 dolara yükseldi.
Kişi başına düşen vergi geliri 2002 yılında 822 dolara düştükten sonra 2003 yılında yüzde 35.2 oranında artarak 1111 dolara yükseldi. Bu yükselişe karşın Türkiye 2000 ve 2002'de olduğu gibi kişi başına vergi geliri açısından 2003 yılında da 30 OECD ülkesi içinde sonuncu oldu. 1995'te 529 dolarla en düşük kişi başına düşen vergi gelirine sahip OECD ülkesi olan Meksika, bunu 2000'de 1087 dolara, 2002'de 1155 dolara, 2003'te de 1184 dolara yükselterek, en düşük kişi başına gelire sahip ülke konumunu Türkiye'ye bıraktı.
Lüksemburg ilk sırada
OECD içinde en yüksek kişi başına vergi geliri toplayan ülkenin ise 24 bin 785 dolarla Lüksemburg olduğu belirlendi. İkinci sırada 20 bin 979 dolarla Norveç, üçüncü sırada 18 bin 929 dolarla Danimarka yer alıyor. Kişi başına düşen vergi gelirinin en düşük olduğu Türkiye'ye en yakın ülke Meksika'da bu rakamın 1184 dolar, Polonya'da 1885 dolar, Slovakya'da da 1886 dolar olduğu belirlendi.
OECD ortalamasında kişi başına 9 bin 822 dolar vergi geliri düşüyor. Türkiye'nin farkı kapatması için kişi başına düşen vergi gelirini yüzde 784 artırması gerekiyor. Raporda, AB'nin 15 ülkesinde kişi başına vergi geliri ortalamasının 12 bin 527 dolar olduğu belirtildi. Türkiye'de vergi gelirinin düşük olmasında, ulusal gelirin düşüklüğü ve kayıt dışı temel belirleyici görünüyor.