'En üsttekiler' eğitime 'en alttakiler'den 17 kat daha fazla para harcıyor


Büyütmek için tıklayınız

Milli gelirden en çok payı alanlar eğitime en alttakilerden 17.8, kültür ve eğlenceye 11.4, sağlığa ise 4 kat fazla para harcıyor


Büyütmek için tıklayınız
İSTANBUL - Türkiye İstatistik Kurumu, '2005 Hanehalkı Tüketim Harcaması' araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre geçen yıl Türkiye'deki ailelerin yaptıkları harcamalar 2004'e göre yüzde 25.9 artarak aylık ortalama 15 milyar 206 milyon YTL'ye, yıllık olarak da 229 milyar 797 milyar YTL'ye kadar çıktı.
2005'te Türkiye'de aile başına aylık ortalama harcama miktarı ise yüzde 23 artarak 889 YTL'den 1.091 YTL'ye çıktı. Kentlerde 1.218 YTL olan aile başına ortalama harcama tutarı kırsal kesimde ise 861 YTL'de kaldı. Türkiye'de geçen yıl 229 milyar 797 milyon YTL olarak belirlenen hanehalkı harcamalarının yüzde 37.5'le büyük bölümünü aylık geliri 1.680 YTL'nin üzerinde olan en zengin yüzde 20'lik kesim yaptı. Bu kesimin 2004 yılında yüzde 38 olan payında 0.5 puan azalma olurken, aylık ortalama geliri 541 YTL'ye kadar olanların oluşturduğu en yoksul yüzde 20'nin harcamalar içindeki payı ise yüzde 9.1'den yüzde 9.2'ye çıktı. Aylık geliri 541-812 YTL arasındaki hanelerin oluşturduğu ikinci yüzde 20'nin payı yüzde 12.9'dan yüzde 13.2'ye, geliri 812-1.132 YTL.
arasında değişen hanelerin oluşturduğu üçüncü yüzde 20'nin payı yüzde 17.2'den yüzde 17.4'e yükseldi. Geliri 1.132-1.680 YTL. arasında değişen hanelerin oluşturduğu dördüncü yüzde 20'nin payı ise yüzde 22.7'de kaldı.
Farklar çok büyük
Harcama rakamları Türkiye'de 'ortadirek' olarak tanımlanan kesimlerin kullanılabilir gelirinde 'çok az da olsa' bir artış olduğunu gösteriyor. Buna rağmen en alttakilerle en üsttekilerin harcamaları arasında çok büyük farklar var. En üsttekiler en alttakilerin dört katı fazla harcama yapıyor. Bu fark gıda ve alkolsüz içeceklerde 1.9 kata, alkollü içecek, sigara ve tütünde 2.8 kata, konut ve kirada 3.7 kata çıkarken, diğer harcama türlerinde patlama yaşanıyor. En üsttekiler giyim ve ayakkkabıda en alttakilerin 4.2 katı, ev eşyasında 4.5 katı, sağlıkta 4.4 katı, ulaştırmada 14.4 katı, haberleşmede 5.1 katı, kültür ve eğlencede 11.3 katı, eğitim hizmetlerinde 17.8 katı, otel, lokantada 7.4 katı, çeşitli mal ve hizmette 5.8 katı para harcıyor.
Gıda harcamalarının yüzde 13.9'unu en yoksul yüzde 20'lik kesim, yüzde 27.3'ünü ise en zengin yüzde 20'lik kesim yaptı. En yoksul yüzde 20, toplam alkollü içki ve sigara harcamasının yüzde 11.5'ini, giyim ve ayakkabı harcamalarının yüzde 9.3'ünü, kiranın yüzde 9'unu, ev eşyası harcamasının yüzde 8.2'sini, sağlık harcamasının yüzde 9.2'sini, ulaştırma harcamasının yüzde 3.7'sini, haberleşme harcamasının yüzde 7.6'sını, kültür ve eğlence giderlerinin yüzde 4.7'sini, eğitim harcamalarının 3.2'sini, otel lokanta ve pastane harcamalarının yüzde 6'sını ve çeşitli mal ve hizmet giderinin yüzde 8'ini yaptı.
En zengin yüzde 20 ise gıda giderlerinin yüzde 27.3'ünü, içki ve sigaranın yüzde 32.3'ünü, giyim ve ayakkabı giderlerinin yüzde 39.7'sini, konut-kira giderlerinin yüzde 33.4'ünü, ev eşyası giderlerinin yüzde 37.5'ini, sağlık giderlerinin yüzde 40.8'ini, ulaştırma giderlerinin yüzde 53.5'ini haberleşmenin yüzde 38.87'sini, kültür ve eğlencenin yüzde 53.5'ini, eğitim harcamalarının yüzde 57.1'ini, otel ve lokanta harcamalarının yüzde 44.6'sını ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamaların ise yüzde 46.9'unu yaptı.
Gıda ve kiraya çalıştılar
TÜİK'in gelire göre yaptığı sıralamaya göre gelirden en az pay alan yüzde 20'lik kesim harcamalarının yüzde 37.8'le büyük bölümünü gıda için yaptı. Bu kesimin gıda harcamalarının payı geçen yıla göre 2.2 puan azaldı. En yoksul yüzde 20'lik kesimin kira ve konuta ayırdığı pay ise yüzde 25.4 oldu. En yoksul kesim harcamalarının yüzde 63.2'sini tek başına kira ve gıda için ayırdı. İçki ve sigara için yüzde 5.2'lik pay ayıran yoksulların giyim ve ayakkabı gideri harcamalarının yüzde 6.3'ünü oluşturdu. En yoksul yüzde 20'nin ev eşyası harcamaları toplam giderinin yüzde 6'sını, sağlık harcamaları yüzde 2.3'ünü, ulaştırma yüzde 5.1'ini, haberleşme yüzde 3.6'sını, eğlence ve kültür yüzde 1.3'ünü, eğitim yüzde 0.7'sini, otel ve lokanta harcamaları yüzde 2.8'ini ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar yüzde 3.6'sını meydana getirdi. Eğitime ayrılan payın küçüklüğü yoksul kesimin geleceğine yatırım yapma gücünden mahrum bulunduğunu ortaya koyuyor.
Ulaştırma gideri arttı
Aylık ortalama geliri 1.680 YTL ve üzerindeki en zengin yüzde 20'lik kesim ise harcamalarının yüzde 18.2'sini gıdaya ayırırken, konut ve kiranın payı yüzde 23 olarak gerçekleşti. Bu kesimin ulaştırma harcaması yüzde 18'lik payla gıdaya yaklaştı. Geçen yıl gıda ve alkolsüz içeceklerin toplam harcamalarda yüzde 26.4
olan payı yüzde 24.9'a geriledi. Kira ve konutla ilgili harcamaların payı yüzde 27'den yüzde 25.9'a indi. Ancak ulaştırma harcamalarının toplam harcamalardaki payı yüzde 32'lik artışla yüzde 12.6'ya ulaştı. Artışta artan petrol fiyatları nedeniyle ulaşıma yapılan zam etkili oldu.

Büyütmek için tıklayınız

Eğitimde uçurum var
Türkiye'de zengin ile yoksul arasındaki uçurum özellikle sağlık ve eğitim gibi çok önemli iki alanda derinleşiyor. En zengin 20'lik kesim Türkiye'deki toplam sağlık harcamasının yüzde 40.8'ini, eğitim harcamasının ise yüzde 57.1'ini gerçekleştiriyor. Ancak, en aşağıdaki yüzde 20'lik kesimin her iki alandaki harcamaları toplam harcamanın sırasıyla yüzde 9.2'siyle 3.2'sini oluşturuyor. Özellikle eğitim harcamalarındaki 17.8 kat fark aşağıdakilerin bu alandaki sıkıntısının en iyi göstergesi. Kültür ve eğlence de benzer fark mevcut. Türkiye'nin geçen yıl harcamasının daha yüksek bir bölünü ayırdığı ulaştırma alanında da benzer bir tablo göze çarpıyor. En zenginler gerçekleşen ulaştırma harcamasının yüzde 53.5'ini yapıyor. En alttakilerin ise harcadıkları paranın toplam ulaştırma harcamasına oranı yüzde 3.7. Bu ada en alttakilerin 'mobil' olmadıklarını ve ulaştırma sorununu nispeten ucuz kamu araçlarıyla çözümlediklerini gösteriyor. Bu arada,
Türkiye'deki hanelerin harcamalarının yüzde 82.9'u parasal harcamalardan oluşurken, ailelerin kendi üretimlerinin payı ise yüzde 1.4 olarak gerçekleşti.