En zengin en fakir kesimin 4.2 katı fazla para harcıyor

Hanehalkı tüketim harcamaları içinde en yüksek pay yine konut ve kiranın oldu. 2004 yılında hane halklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde konut ve kira yüzde 27 ile en yüksek payı alırken, eğitimin payı ise yüzde 2.1'de kaldı.

ANKARA - Hanehalkı tüketim harcamaları içinde en yüksek pay yine konut ve kiranın oldu. 2004 yılında hane halklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde konut ve kira yüzde 27 ile en yüksek payı alırken, eğitimin payı ise yüzde 2.1'de kaldı. Kentlerde hane başına tüketim harcaması aylık ortalama 1 milyar 17 milyon lira , kırsalda ise 663 milyon lira oldu. Ankette toplumun en zengin yüzde 20'lik kesimiyle, en fakir yüzde 20'lik kesiminin harcama farklılığı 4.2 kat olarak belirlendi.
Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) 2004 Hanehalkı Bütçe Anketi sonuçlarına göre, hanehalkı harcamalarının yüzde 26.4'ü gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 9.5'i ulaştırma, yüzde 6.5'i giyim ve ayakkabı, yüzde 4.3'ü alkollü içecek, sigara ve tütün, yüzde 6.6'sı ev eşyası, yüzde 2.2'si sağlık, yüzde 4.5'i haberleşme, yüzde 2.5'i kültür ve eğlence, yüzde 4.5'i otel, lokanta, pastane ve yüzde 3.9'u çeşitli mal ve hizmetlere yapıldı.
Oranlar 2003 yılında, konut ve kirada yüzde 28.3, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 27.5, ulaştırmada yüzde 9.8, giyim ve ayakkabıda yüzde 6.3, alkollü içecek, sigara ve tütünde yüzde 4.1, ev eşyasında yüzde 5.7, sağlıkta yüzde 2.2, haberleşmede yüzde 4.3, kültür ve eğlencede yüzde 2.2, otel, lokanta ve pastane de yüzde 4.1, eğitimde yüzde 2, çeşitli mal ve hizmetlerde ise yüzde 3.5 idi.
Fakirin payı artıyor
Toplam tüketimde en zengin yüzde 20'nin payı, en fakir yüzde 20'lik kesimin payı arasındaki fark 4.2 katına indi. Bu fark 2003'te 4.5 idi. Ancak bu iyileşmeye rağmen fark 2002 yılında 4.1 katı yakalayamadı. Milli gelirden aldığı pay açısından en fakir kesim olan 1. grubun toplam tüketim harcamaları içinde aldığı pay yüzde 8.8'den yüzde 9.1'e yükseldi. Buna karşılık en yüksek gelire sahip olan ve 5. grupta yer alan yüzde 20'lik kesimin toplam tüketim içindeki payı ise yüzde 39.8'den yüzde 38'e indi. 2. gruptaki yüzde 20'nin tüketim içindeki payı çok fazla değişmezken yüzde 13'ten 12.9'a geriledi. 3. yüzde 20'lik dilimde yer alanların tüketim içindeki payı yüzde 16.7'den yüzde 17.2'ye, 4. yüzde 20'lik dilimde yer alanların payı ise yüzde 21.7'den yüzde 22.7'ye çıktı.
En fakir grup olan 1. grubun yüzde 13.1 olan gıda tüketimi içindeki payı yüzde 13.7'ye yükseldi. 2. yüzde 20'lik grubun gıda tüketimi içindeki payı yüzde 16.9'dan yüzde 16.8'e, en üst gelir grubu olan 5. grubun payı yüzde 28.2'den yüzde 27.7'ye, 3. grubun gıda harcamaları içinde yüzde 19.5 olan payı yüzde 19.4'e düşerken, 4. grubun payı yüzde 22.2'den yüzde 22.4'e yükseldi.
En fakir kesimin toplam alkol ve sigara tüketimi harcaması yüzde 11.3'den yüzde 10.7'ye gerilerken, en yüksek gelire sahip 5. grubun alkol ve sigara tüketiminin payı yüzde 31'den yüzde 31.1'e çıktı. En az gelire sahip ilk yüzde 20'nin giyim ve ayakkabı tüketimi içindeki payı yüzde 6.4'ten yüzde 7.2'ye çıkarken, en üst gelir grubunda bu oran yüzde 44.2'den yüzde 42.2'ye kadar indi.
Toplam konut ve kira harcaması içinde en az paya sahip ilk yüzde 20''lik dilimin payı yüzde 9.3 ile değişmezken, en yüksek gelire sahip 5. grup dışındaki diğer tüm grupların payı arttı. En yüksek gelire sahip yüzde 20'lik dilimin payı yüzde 37.5'ten yüzde 35.6'ya geriledi. Ev eşyası tüketimi içinde yüzde 43.4 payı olan en yüksek gelire sahip 5. dilimin payı yüzde 41.1'e düşerken, en düşük gelire sahip 1. grubun payı ise yüzde 6.4'ten yüzde 6.6'ya çıktı. İkinci, üçüncü grupların ev eşyası tüketimindeki payları artarken, 4. grubun tüketimi ise değişmedi.
Eğitimde durum ne?
1, 2 ve 4. grubun sağlık harcamaları bir önceki yıla göre artarken, en yüksek gelire sahip 5. grubun sağlık harcamalarının payı yüzde 43.5'ten yüzde 40.3'e, 3. grupta ise yüzde 17.3'ten yüzde 15.7'ye geriledi. Ulaştırma harcamaları içinde 2003"te yüzde 58.2 payı olan en yüksek gelire sahip grubun payı yüzde 53.5'e geriledi. Diğer dört grubun ulaştırma harcamaları içindeki payı ise arttı. Haberleşme harcamalarında ise en düşük gelir grubunun payı yüzde 6.2'den yüzde 11'e çıkarken, en zengin grubun payı yüzde 44.5'ten yüzde 42.3'e geriledi.
Eğlence ve kültür harcamalarında en düşük gelir grubunun yüzde 3.5 olan payı 2004'te yüzde 4.2'ye çıkarken, en yüksek gelir grubunun payı yüzde 59.5'ten yüzde 54.4'e düştü. En az gelire sahip yüzde 20'nin eğitim hizmetleri içindeki payı yüzde 1.2'den yüzde 2.3'e çıkarken, en üst gelir grubunun payı ise yüzde 69.1'den yüzde 59.6'ya indi. Bu rakamlar fakir kesimin kullanılabilir gelirinde artış olduğunu gösteriyor.
Ayda 15.2 katrilyon lira tüketime gitti


Büyütmek için tıklayınız
Aylık ortalama tüketim harcaması, 2003'te toplam 12 katrilyon 360 trilyon 313.5 milyar lira iken, 2004 yılında 15 katrilyon 206 trilyon 488.6 milyar liraya yükseldi. Hanehalkı başına aylık ortalama tüketim harcaması 2004'te 889 milyon 448 bin 468 lira olarak tahmin edildi. 2003 yılında bu tutar 738 milyon 171 bin
768 lira idi. Kentlerde aylık ortalama tüketim 1 milyar 17 milyon liraya yükselirken, kırsal alanda bu rakam 663 milyon liraya geriliyor.
Şehirdekiler kiraya, kırdakiler gıdaya çalıştı
  • Zengin ve yoksul kesimler arasındaki uçurum, harcama kalıplarındaki dağılıma da yansıdı. Yoksul parasını gıdaya harcarken, zenginler ise kazandıklarının küçük bir bölümünü gıdaya verdi. En fakir yüzde 20'lik dilim harcamalarının yüzde 40'ını gıdaya, yüzde 27.6'sını kiraya ayırırken, en zengin yüzde 20'lik dilim harcamalarının yüzde 19.3'ünü gıda, yüzde 25.2'sini kira ve konut için yaptı.
  • Toplam özel nihai tüketim harcamaları içinde en yoksul yüzde 20'lik dilimin payı yüzde 9.1, en zengin yüzde 20'lik dilimin payı da yüzde 38 oldu. Üçüncü yüzde 20'lik dilim ve dördüncü yüzde 20'lik dilimlerin,
    2003 yılında kaybettikleri harcama payı düzeylerini 2004 yılında
    yeniden kazandıkları ortaya çıktı. İkinci yüzde 20'lik dilim ise 2003 ve 2002 yıllarına göre daha yoksullaştı.
  • Toplam gelirden en az pay alan ilk 20'lik dilimde bulunanlar, toplam özel tüketim harcamalarındaki artışı, gıdaya, sağlığa, bu zamana kadar ertelediği giyim, ayakkabı ve ev eşyası alımları, eğitim, ulaştırma ile kültür ve eğlenceye yönlendirdi.
    Çoğunun evi yok
  • Şehirdekiler harcamalarının büyük bölümünü kira, kırdakiler ise gıda için yaptı. Kentlerde hanelerin harcamalarında ilk sırayı, önceki yıla göre payı azalmasına rağmen yüzde 29.1'le konut ve kira harcamaları aldı. Bu sonuç Türkiye'de konut sorununun ciddi boyutta olduğunu ortaya koydu. Şehirdekiler harcamalarının yüzde 23.1'ini gıda, yüzde 9.6'sını haberleşme, yüzde 6.5'ini ev eşyası ile giyim ve ayakkabı için yaptı. Kırsal kesimde yaşayanların yaptığı harcamalarda ise yüzde 35.4'le ilk sırayı gıdaya verilen para aldı. Daha sonra yüzde 21.4'le kira, yüzde 9.2'yle ulaştırma, yüzde 6.9'la ev eşyası harcamaları geldi.
    Daha fazla et, daha az ekmek tüketiyoruz

    Büyütmek için tıklayınız
    Türk insanının et tüketimi artmaya başladı. Kırmızı etin toplam gıda harcamaları içindeki payı yüzde 11.4'ten yüzde 13.1'e yükseldi. Kişi başına düşen aylık ortalama kırmızı et tüketimi, 2003 yılındaki 0.6'lık düzeyinden 2004 yılında 0.7 kiloya çıktı. Beyaz et tüketimi de 0.6 kiloya ulaşırken, ekmek tüketimi 5.2 kiloya indi. DİE'nin açıkladığı hanehalkı tüketim harcamaları anketine göre, Türk halkının kırmızı et tüketimi artıyor. Kişi başına düşen aylık ortalama sığır ve koyun eti tüketimi, 2003 yılındaki 0.6 kiloluk düzeyinden 2004 yılında 0.7 kiloya yükseldi. Kırmızı etin toplam gıda harcamaları içindeki payı da yüzde 11.4'ten yüzde 13.1'e yükseldi. Kırmızı et, gıda harcamaları içinde payı en fazla artan ürün oldu.
    Bu arada beyaz et tüketimi de artıyor. 2003 yılında kişi başına ortalama 0.5 kilo olan aylık ortalama kümes hayvanı tüketimi, 2004 yılında 0.6 kiloya yükseldi. Bu artışa karşın beyaz et tüketiminin toplamdaki payı yüzde 3.5 düzeyinde kaldı.
    Peynir tüketimi arttı
    Bu arada halkının temel gıdalarından ekmeğin tüketimi ise azalıyor. 2003'te 5.4 kiloya yükselen kişi başına aylık ortalama ekmek tüketimi, geçen yıl 5.2 kiloya indi. Ekmeğin toplam harcamalardaki payı yüzde 11.9'dan yüzde 10.2'ye geriledi. Karpuz tüketimi 1 kilodan 0.8 kiloya, makarna tüketimi 0.5 kilodan 0.4 kiloya indi. Kişi başına aylık ortalama ıspanak tüketimi 0.2 kilo, kurufasulye tüketimi 0.2 kilo, patates tüketimi 1.9 kilo, margarin tüketimi 0.3 kilo, çay tüketimi 0.8 kiloda kaldı.
    Kişi başına aylık ortalama yumurta tüketimi 9.8 adetten 10.4 adede yükseldi. Aylık ortalama tüketim sütte 2.5 litreden 2.8 litreye, elmada
    1 kilodan 1.2 kiloya, yoğurtta 1.4 kilodan 1.5 kiloya, domateste 2.2 kilodan 2.4 kiloya, beyazpeynirde 0.4 kilodan 0.5 kiloya ulaştı. Toz şeker tüketimi 1.2 kilodan 1.3 kiloya, patlıcan tüketimi 0.5 kilodan 0.6 kiloya, pirinç tüketimi de 0.6 kilodan 0.7 kiloya çıktı.