Enflasyonda mini revizyon

Merkez Bankası, önümüzdeki 1,5 yıllık dönemede enflasyon tahminine ilişkin yine iki senaryo hazırladı.

ANKARA - Merkez Bankası, önümüzdeki 1,5 yıllık dönemede enflasyon tahminine ilişkin yine iki senaryo hazırladı. Mevcut ekonomik veriler ışığında hazırlanan birinci senaryoda, daha önce yüzde 4.7-6.3 olarak belirlenen 2006 yıl sonu enflasyon aralığı yüzde 4.8-6.4 aralığına çıkarılırken, 2007'nin ilk dokuz aylık dönemi için ise yüzde 2.9-5.4 aralığında enflasyon tahmini yapıldı. Ocak ayındaki senaryoda 2007'nin ilk altı ayı için enflasyon tahmini yüzde 3-5.5 aralığı olarak belirlenmişti.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, enflasyon konusunda 'temkinli iyimser' olduklarını belirtirken, petrol fiyatlarının çok yukarılara çıkmasının enflasyon hedefini tehlikeye sokabileceğine dikkat çekti. Yılmaz, Merkez Bankası'ndaki basın toplantısında yılın ikinci enflasyon raporunu açıkladı. Toplantıda, Güven Sak ve Erdem Başçı'nın da aralarında yer aldığı Para Politikası Kurulu üyeleri hazır bulundu.
1.5 yıllık senaryolar
Sunulan raporda, 2006'nın son üç çeyreği ve 2007 yılının ilk üç çeyreğini kapsayan 1,5 yıllık sürede enflasyonun ne olacağına ilişkin iki senaryo hazırlandı.
1. senaryo: Mevcut ekonomik veriler ışığında hazırlanan ve Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde faizleri aşamalı düşüreceği var sayılan senaryoya göre, enflasyon 2006 yılı sonunda yüzde 4.8 ile yüzde 6.4 aralığında, 2007'nin ilk dokuz aylık dönemi sonunda ise yüzde 2.9 ile yüzde 5.4 aralığında gerçekleşecek.
Ocak ayında açıklanan ilk enflasyon raporunda 2006 yılı için yüzde 4.7-6.3 aralığı, 2007 yılı için de yüzde 3-5.5 aralığında enflasyon tahmini yapılmıştı.
2. senaryo: Kısa vadeli faiz oranlarının sabit kalacağı varsayımıyla hazırlanan ikinci senaryoda ise enflasyondaki düşüşün birinci senaryoya göre daha hızlanacağı ve 2007'nin üçüncü çeyreği itibarıyla yüzde 1.9 ile yüzde 4.5 aralığında gerçekleşeceği tahmini yapıldı. Bu senaryoda enflasyonun, hedefle tutarlı patikanın belirgin olarak altına inme olasılığının arttığı vurgulandı.
İkinci senaryonun hazırlanmasında, yurtiçi talepte artış seyri korunmakla birlikte, dış talebin katkısının negatif olması nedeniyle yurtiçi mallara olan toplam talebin göreli olarak sınırlı kalacağı öngörüsü dikkate alındı. Bir başka ifadeyle talep koşullarının enflasyonun düşmesine katkı yapacağı tahmininde bulunuldu.
'YTL gücünü koruyacak'
Raporda, mevcut durumda reel faizlerin kredi artışları ve talep koşullarını baskılayacak düzeyde olmadığı belirtildi. Bununla birlikte, mevcut programın uygulanmaya devam edeceği, makro ve siyasi istikrarın bozulmayacağı, yapısal reformların ve bunlara bağlı olarak uzun vadeli sermaye girişlerinin devam edeceği ve verimlilik artışlarının süreceği bir ana senaryo altında YTL'nin güçlü konumunu koruyacağı ve enflasyondaki düşüşe destek vermeye devam edeceği varsayıldı.
Cari açık endişesi az
Özelleştirme gelirleri ile hızlanan doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yanı sıra bankacılık ve özel sektörün kredi kompozisyonunda uzun vadenin payının artmasının, cari açığının sürdürülebilirliği konusundaki endişeleri azalttığı belirtildi.
2005'te 8,6 milyar dolara (GSYİH'nın yüzde 2,4'ü) ulaşan doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının, özelleştirme gelirleri ve şirket satın alımlarının devamıyla 2006'da da yüksek seviyesini koruyacağı öngörüldü.
2006 için belirlenen memur maaşları ve asgari ücret artışlarının, ücretlerde enflasyonun üzerinde bir artış olabileceğine işaret ettiği belirtilen raporda, reel birim ücretlerin 2006'da enflasyondaki düşüş sürecine yapacağı katkının azalacağı vurgulandı.
Hükümete uyarı
Yılmaz, Merkez Bankası'nın büyümeye katkısının ne olacağına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, en büyük desteğin fiyat ve ekonomik istikrar olduğunu söyledi.
Başkan Yılmaz, mali disiplinin kalitesini daha da artıracak yapısal düzenlemeler konusundaki kararlılığın devam etmesinin yanı sıra, rekabet ve yatırım ortamını geliştirecek, dolayısıyla uzun vadede verimliliği destekleyecek reformların sürekliliğinin kritik önem taşıdığını belirtti.
Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkisinin şu ana kadar sınırlı kaldığını ifade eden Yılmaz, ancak devam etmesi halinde 2006 sonu enflasyonu üzerinde olumsuz etkisi olacağını kaydetti Yılmaz, şu ana kadarki etkinin sadece birincil etkilerle sınırlı kaldığını ifade etti.
Eğer petrol fiyatları aşırı yükselirse enflasyon hedefinin tehlikeye girebileceğini dile getiren Yılmaz, bu durumda enflasyonun orta vadeli hedeflerle uyumlu olmasını amaçlayacaklarını, bu doğrultuda Merkez Bankası olarak zamana yayılacak bir 'tepki' göstereceklerini anlattı. Yılmaz, Merkez Bankası'nın 'tepki'sini kısa vadeli faiz oranlarında yapacağı değişikliklerle gösterebileceğini söyledi.
Kiranın etkisi 1 puan olacak
Merkez Bankası Başkanı Yılmaz kira artışlarının enflasyon üzerinde kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, global piyasalardaki risk alma iştahının azalması ve uluslararası piyasalardaki likiditenin enflasyon hedefinin önündeki riskler olduğu vurgulanan raporda, yurtiçinde de, başta kira alt kalemi olmak üzere hizmetler sektörü fiyat dinamiklerinin enflasyon hedefine ulaşılabilirlik açısından kritik rol üstlenmeye devam ettiği belirtildi. Kiradaki artışların 2006 enflasyonuna katkısının 1 puana yaklaşacağı tahmin edilirken, bu baskının 2007 yılında giderek azalacağı dile getirildi. Yılmaz, konut arzının zaman içinde uyum sağlamasıyla bu durumun tedricen ortadan kalkacağının tahmin edildiğini ifade etti. Raporda, yılın ilk çeyreğinde enflasyonun, belirlenen patikanın üzerinde seyretmesinin artan işlenmemiş gıda ürünleri, tütün ve hizmet fiyatlarından kaynaklandığı belirtildi.
'YTL'nin Y'si beklesin'
Merkez Bankası'nın 60 milyar dolar seviyesindeki döviz rezervinin GSMH'nın yüzde 16-17'sine denk geldiğini anımsatan Başkan Durmuş Yılmaz, bu seviyenin sabit kur uygulayan ülkelerin yarısı seviyesinde olduğunu söyledi. Yılmaz, YTL'nin başındaki 'Y'nin atılması konusunda aceleleri olmadığını da sözlerine ekledi.