Erdemir'de dört cephe

'Satılmasın'
1- CHP lideri Baykal: "Sattırmayacağız." Türk-İş lideri Salih Kılıç: "Yabancı yatırıma gelsin, olanı bozmasın." Eski Koç Holding yöneticisi Tuğrul Kutadgobilik: "Özelleştirmeye karşı değilim, ama Erdemir stratejik, satılmamalı."
'Halka açılsın'
2- Prof. Mustafa Aysan ve Mehmet Ali Kışlalı: "Blok satış hata. Halka arz edilmeli." Bilgi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Erol Katırcıoğlu: "Madem özelleştirme olacak, halkı sürece katacak demokratik yöntemler bulabiliriz."
'Yabancı almasın'
3- Özelleştirmeye veya blok satışa karşı çıkanların da dile getirdiği, 'yabancıya gitmesin' görüşünü tek başına savunanlar var. TAV'ın yöneticisi Hamdi Akın: "Bütün önemli kuruluşlar gibi Erdemir de yabancı yatırımcının eline geçmemeli."
'Alana satalım'
4- Erdemir özelleştirilmesini isteyen sırf hükümet değil. Başbakan Erdoğan'ı muhalefete karşı savunan kişi çok. Eski Rekabet Kurumu Başkanı Aydın Ayaydın: Yerli ya da yabancı fark etmez, satılınca Erdemir'de verimlilik artacak.

İSTANBUL - Türkiye'nin tek yassı çelik üreticisi Ereğli Demir Çelik Fabrikaları A.Ş.'deki (Erdemir) yüzde 49.36'lık kamu payı satılıyor. 5'i yerli ve 8'i yabancı olmak üzere 13 alıcınının ön yeterlilik barajını geçtiği özelleştirme ihalesinde son teklifler 26 Eylül'de verilecek. Ardından açık pazarlık usulüyle Erdemir'deki kamu hisselerinin yeni sahibi belli olacak.
Son teklif verme tarihi yaklaştıkça iyice tırmanan tartışmaların da etkisiyle Erdemir kamuoyunun gündeminde ön sıralara çıkmaya başladı. Her kesimin katıldığı bu tartışmalarda dört farklı eğilim gündeme geliyor. Hükümetin de dahil olduğu ilk eğilim, Erdemir'in her halükârda satılmasını öneriyor. Bir diğer kesim ise 'özelleştirmeye tamam, ancak yerli yatırımcılara satılsın' fikrini savunuyor. Diğer özelleştirmelerle kıyaslandığında Erdemir satılmasın diyenlerin sayısı ise oldukça fazla. Son ve daha zayıf eğilim ise özelleştirmenin halka arz şeklinde yapılması görüşünü benimsiyor.
Süreç istifa getirdi
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın temmuz ayında Ankara Sanayi Odası'nda yaptığı açıklamalarla Erdemir Genel Müdürü Kerim Dervişoğlu ve bu kuruluşa bağlı İsdemir Genel Müdürü Atamer Giyici'nin istifaları Erdemir'i hiçbir özelleştirme ihalesinde olmadığı kadar gündemin ön sırasına taşıdı.
Özellikle Başbakan Erdoğan'ın sözlerinin yanlış anlaşıldığını ifade ettiği 'Erdemir ve İsdemir pislik içinde' sözleri bir anda tartışmaların odak noktası oldu. Başbakan'ın sözlerine ilk cevap Erdemir ve İsdemir yöneticilerinden geldi. Dervişoğlu ve Giyici başbakanın yanlış bilgi verilerek yanıltıldığını söyledi ve tesisleri ziyarete davet etti. Ardından devreye tesislerdeki işçilerin örgütlü olduğu Türk Metal'in bağlı olduğu Türk-İş Başkanı Salih Kılıç girdi. Kılıç'a göre Tüpraş, Erdemir ve Telekom'un özelleştirilmeleri endişe verici boyuta geldi ve Türk-İş bu kuruluşların özelleştirilmelerine karşı nasıl mücadele edeceğini önümüzdeki günlerde herkese gösterecekti.
Yıllarca Koç Holding'de yöneticilik ve MESS Başkanlığı yapan Tuğrul Kutadgobilik'e göre Erdemir'in özelleştirilmesi dikkatli yapılmalı. Kutadgobilik bugün 3.3 milyar dolarlık cirosuyla 1475 üreticiye mal veren, 86 ülkeye ihracat yapan bir dünya şirketi Erdemir'in işçiyle bu konuma geldiğini belirterek şunları kaydediyor: "Erdemir, stratejik sanayi mamulü üreten, Türk sanayinin yüzde 43'lük ihtiyacını karşılayan ve satılması mantıklı olmayan bir kuruluştur. Özelleştirme karşıtı değiliz ama Erdemir'e başka açıdan bakıyoruz."
'Yerli yatırımcıya satılsın'
Bir de Erdemir'in özelleştirmesine karşı çıkmayan, ancak satışın yerli gruplara yapılmasını isteyenler de var. TAV'ın Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın tüm önemli kuruluşlar gibi Erdemir'in de yabancı yatırımcılara gitmemesi gerektiğini savunuyor. Akın'ın bunun için önerisi ise vizyon sahibi milli tip işadamlarının ortaya çıkması. Koç, Sabancı gibi en büyükler atağa geçemeyeceğini ve ortaya risk alacak ikinci bir tip işadamının çıkması gerektiğini söyleyen Akın, "Genç nesilde milli tip işadamı profiline uygun işadamı var. Gücü yetenler tek başına, yetmeyenler konsorsiyumlar, ortaklıklarla cesaret gösterecek" dedi.
Finansbank Yönetim Kurulu üyesi Prof. Mustafa Aysan da Erdemir'in blok satışla özelleştirilmesine karşı çıkıyor. Aysan, bugüne kadar ki uygulamalardan 'halka açılma' yönteminin, bu büyük kuruluşların özelleştirilmesi için daha uygun olduğunu gösterdiğini belirterek "Geçmişte başarısız olduğu kanıtlanmış yöntem yerine, halka açılma uygulanmalı" diyor.
Eski Özelleştirme İdaresi Başkanı Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi ve Radikal gazetesi yazarı Metin Ercan ise şu yorumu yapıyor: "Bazıları özelleştirmeyi her problemin çözümü olarak gördü, bazıları ise ideolojik olarak baştan karşı çıktı. Özelleştirmenin her iki uçta da 'tabulaştırılmasının' maliyeti hep topluma çıktı. Temel felsefesinin verimlilik ve refah artışını sağlamak üzere yönetim anlayışında olumlu değişikliğe yol açacak bir mülkiyet değişikliği olduğu gerçeği hâlâ anlaşılamadı."
'Halka arz edilmeli'
Radikal gazetesi yazarı Mehmet Ali Kışlalı da başta Erdemir olmak üzere tüm büyük kamu kurumlarının özelleştirilmesinin halka arz yoluyla yapılması gerektiğini belirterek "Siyasi iktidarlar, Özelleştirme İdareleri neden böylesine sağlam ve gelir getiren milli kuruluşların hisselerinin çok büyük kısmını halka sunmazlar? Bu konu, sokaktaki vatandaşın anlayabileceği yöntemlerle, ortaya konulup irdelenemez mi?" diyor.
'Erdemir satılmamalı'
Radikal gazetesi yazarı Uğur Civelek de özelleştirmeye karşı çıkanlardan. Civelek 1994 krizi sonrasında özelleştirmeden çok şey beklendiğini belirterek şunları kaydediyor: "Kamu borcu bu sayede azalacaktı... Bugün özelleştirmeden sağlanacak gelir birkaç aylık faiz giderini bile karşılamıyor. Tüm bunlara rağmen günü kurtarmak amacıyla tekel niteliğindeki kurumları satmak, ancak benden sonra tufan anlayışıyla açıklanabilir, buna imza atanlar da bu vebalin altından kalkamazlar..."
Yatırımcı düşünüldü mü?
Sabah gazetesi yazarı Abdurrahman Yıldırım ise Erdemir özelleştirmesine ilişkin şu yorumu yapıyor: "Yabancının Türkiye'de ikinci bir Erdemir kuracağının garantisi yok. Bu kurumdan elde edeceği kârı transfer edecek. Ancak yerliler mevzi kaybetmeye devam edebilir. Erdemir'i kaybetmekle yerli sermaye bölgesel ve uluslararası bir marka yaratma fırsatını da kaçırmış olur. Ayrıca yaklaşık 7 milyar dolarlık Türkiye çelik pazarını şirketi alacak gruba devretmenin yanında, vergi ve temettü nedeniyle kamu kesiminin gelir kaybını ve borsa boyutunu dikkate aldık mı acaba diye kuşkuluyum"
Eski Rekabet Kurumu Başkanı Aydın Ayaydın altın hisse nedeniyle satışın yerli ya da yabancıya satışının fark etmeyeceğini belirtiyor. Ayaydın yerli de alsa, yabancı da alsa Erdemir'in iktidar partisinin etkisinden kurtulacağı için daha verimli çalışacağını belirterek "Bugün kâr eden Erdemir'in, özelleşince kârını dörde katlayacağı kesin' diyor.
'Ülke satılıyormuş havası yaratılıyor'
Türkiye'de bugün ihaleye katılacak olanların dışında Erdemir'in özelleştirilmesinin gerektiğini söyleyenlerin ve bu konudaki farklı görüşlere tahammülsüzlüğünü dillendirenlerin başında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geliyor.
Başbakan 14 Temmuz'da katıldığı Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) meslek komiteleri toplantısında yaptığı konuşmayla dikkatleri üzerine topladı. Bazı gazetelere göre Erdoğan, Erdemir ve İsdemir'in modern teknolojileri izlemediğini öne sürerek 'İçeriyi dolaştığınız zaman, her yer pislik içinde, rezillik' demişti.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Erdemir konusunda o günkü konuşmasında şu ifadelere yer vermişti: "Ereğli veya İskenderun. İkisini bir araya alalım, dünya piyasalarında bir belirleyiciliği var mı? Yok. Piyasada belirleyiciliği olan devler var. Erdemir, şu anda teknolojisini yenilemekte bile güçlük çeken, kararsız bir konumdadır. Eğer para kazanma durumuna geçmişse, bizim dönemimizde geçmiştir.
Özelleştirmelerle adeta ülke satılıyormuş havası yaratılması çok yanlıştır. Dikkat ediyorum, Erdemir kurulurken, ona karşı olanlar, bugün de satışına karşı çıkıyorlar. Sanki buralar para basıyor. İyi istihdam sağlıyor! Ne kadar siyasetçi varsa, orayı ahbabı yararına dolduruyor.
Erdemirle birlikte yabancı sermaye girişi de artacaktır. Şu anda atılmış adımlar, buraya çok ciddi bir yabancı sermayenin girişi ve bunun arkasını takip edecek doğrudan yabancı sermayenin akışı olacağını gösteriyor. Erdemir de bunlardan bir tanesidir."
Özelleştirmeye katılımcı model
İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Erol Katırcıoğlu da Başbakan Erdoğan'a bir AKP grup toplantısında yaptığı konuşmadaki "Özgürlüğe kuşkuyla bakanların üretime de, sermayenin tabana yayılmasına da, demokrasiye de kuşkulu baktıkları' yolundaki sözlerine dayanarak şu çağrıyı yapıyor:
"Madem özelleştirme Allah'ın emri. Özgürlük mü dediniz sayın Başbakan, demokrasi mi? Alın size daha fazla özgürlük ve daha fazla demokrasi anlamına gelen 'katılımcı' bir özelleştirme süreci. Bir elitin değil toplumun ilgili kesimlerinin katılımında bir özelleştirme modeli. Ne dersiniz? IMF de, Dünya Bankası da, Avrupa da bunu böyle istiyor. Peki ama bu özelleştirmelerin 'nasıl' yapılması gerektiği bize dikte ediliyor mu? Benim bildiğim kadarıyla yukarıda andığım kurumların hiçbirinin bir talebi yok. O zaman biz de bir yaratıcılık yapıp özelleştirmeleri öyle bir biçimde yapalım ki onları belirli bir 'elitin' elinden alıp bir başka 'elitin' eline vermektense tüm toplumun katılacağı 'model'le özelleştirelim. Var mısınız? Böyle bir model yok demeyin. Özelleştirilecek kurumların ilgi alanına giren 'toplumsal kesimlerin' yönetimde yer alacakları özelleştirilmeler mümkün. En azından Arjantin ve Meksika'da denenmiş ve başarılı olmuş örnekler var."
'Türkiye pazar haline gelecek'
Kılıç 1 Ağustos'ta Erdemir'e yaptığı gezide sözü Başbakan'ın 'pis' lafına getirerek şunları söylemişti: "Bu görmeden verilen hüküm. Biz çok isteriz ama buraya gelirse sayın Başbakan ciddi bir öfkeyi de göze almalı.
Türkiye yassı çelik ithalatına yılda 3 milyar dolar veriyor. Ama sadece 1.1 milyar dolar yatırımla üretimi 10 milyon tona çıkabilecek. Neden bu yatırım yapılmıyor? Erdemir özelleştirilsin ve alan şirket de ona göre yatırım yapsın deniyor. Niye yatırım yapsın ki? Tam tersine tüm projeleri rafa kaldırır. Biz bunun örneğini Teletaş da yaşamadık mı? Buranın üretimini bitirip, Türkiye'yi pazar haline getirecek ki ürettiğini bize satsın. O yüzden mi Mittal Steel ve diğerlerinin bu ilgisi? Çok doğru. Adamlar dünya devi. Erdemir için ölüp bitiyorlar. Niye? Çünkü onların elinde yarı mamul fazlası var. O malzemeleri Erdemir'de işlemek istiyorlar.
Ortak girişime de karşıyız
Erdemir'in Türk firmalardan oluşan ortak girişim grubuna satılmasına da razı değiliz. Burayı almak için para bulamayanlar, yatırım için nasıl bulacak? Siz yabancı sermayeye külliyen karşı mısınız? Hiç değiliz. Gelsinler, istedikleri fabrikayı kurup, ortak olsunlar. Ama yeter ki yatırım yapmaya gelsinler, yapılmış şeyi bozmaya değil. Bugün yeni bir Erdemir-lsdemir kurmak için 12 milyar dolar lâzım. Ama hükümet onu l milyar dolara satıyor. Böyle bir imkân sağlayan hükümet varsa o da tabii ki alır."
Baykal: Erdemir'i sattırmayacağız
CHP lideri Deniz Baykal da Erdemir'in satışına karşı olanlardan. Baykal, Erdemir'in satılmasını yalnızca bir tesisin satılması değil, Türkiye'nin demir çelik politikası üzerinde söz söyleme hakkından vazgeçmesi olarak görüyor.
Baykal bu görüşünü geçen hafta ziyaret ettiği Erdemir Genel Müdür Başyardımcısı Fadıl Demirel'den brifing almadan önce şu sözlerle dile getirdi: "Erdemir'in satış kararı sanayi ve ekonomide olağanüstü gelişmelere yol açacaktır. Yani önemli sorunları beraberinde getirmiştir. Erdemir'in ayrı bir yeri var ve bu nedenle iyi etüt edilmesi şart. Erdemir ekonominin amiral gemisidir, 500 sanayi kuruluşu arasında bu yıl birinci sırada yer aldı. Türkiye'nin yassı mamul üreten tek kuruluşudur. Diğer sanayi kuruluşlarının en önemli girdisini sağlayan temel itici bir motordur. Kâr eden, yatırım yapan ve 15 bin kişiye ekmek sağlayan bir kuruluş. Ayrıca dünyada en hızlı gelişen ikinci demir çelik fabrikası. Erdemir'in özelleştirilmesinin önüne geçmek için çalışma başlattık. Konuyu Meclis'e taşıyacağız. Buna herkesin duyarlılık göstermesi gerekiyor."