Erdoğan: AB bizi yoruyor

Başbakan Tayyip Erdoğan, AB üyesi ülkelerden gelen yabancı yatırımcılara seslenerek, "AB üyeliği yolunda bizi aşırı yoruyorlar. Bu konuda bulunduğunuz ülkelerde Türkiye ile ilgili bize biraz avukatlık yapar mısınız? Buna çok ihtiyacımız var" dedi.

İSTANBUL - Başbakan Tayyip Erdoğan, AB üyesi ülkelerden gelen yabancı yatırımcılara seslenerek, "AB üyeliği yolunda bizi aşırı yoruyorlar. Bu konuda bulunduğunuz ülkelerde Türkiye ile ilgili bize biraz avukatlık yapar mısınız? Buna çok ihtiyacımız var" dedi.
Erdoğan, YASED tarafından düzenlenen 'Değişen Türkiye: Yabancı Yatırım Stratejisi ve Türkiye'nin Vizyonu' konulu yuvarlık masa toplantısının kapanışında yaptığı konuşmada, 14 CEO'nun hepsini dinlediğini, genelde altını çizecekleri müşterek başlıkları gördüklerini söyledi. Erdoğan, 'dost' olarak nitelediği CEO'ların güven ve istikrarı Türkiye'nin cazibe merkezi olabilmesi için en önemli başlık olarak ifade ettiklerini kaydetti.
ABD'lilerin "Bir şey bozuk değilse tamir etme" atasözünü hatırlatan Erdoğan, "Şimdi bir şey yolunda gidiyorsa, bunun üzerinde oynamaya, çomak sokmaya gerek yok. Bırakalım ve arzu edilen neticeye de bir an önce kavuşalım" diye konuştu. Türkiye'de yatırımları olan, veya yatırım düşüncesi olan 'dostlarına' teşekkür eden Erdoğan, CEO'ların konuşmaları sırasında "Biz, Türkiye için neler yapabiliriz?" şeklinde soruların sorulduğunu kaydetti.
'Destek istiyoruz'
Erdoğan, şöyle devam etti: Bu soruya, öncelikle AB üyesi ülkelerdeki dostlarımıza şunu söylüyorum; Bizi aşırı yoruyorlar. Bu konuda bulunduğunuz ülkelerde Türkiye'yle ilgili bize biraz avukatlık yapar mısınız? Buna çok ihtiyacımız var. Enerjimizi gerçekten çok fazlasıyla harcamamıza neden oluyorlar. Bizi bazen de hak etmediğimiz şekilde terletiyorlar. Halbuki son zamanlarda birliğe katılan 10 ülkenin katılım şekli, tarama, müzakere süreci, onların masaya yatırılan konularıyla bize uygulananların biraz farklılığı var. Bu konuda biz destek istiyoruz."
AB uyum yasalarının uygulamasının hızla yapılmasına ilişkin değerlendirmeleri de hatırlatan Erdoğan, uygulamanın öyle kolay olmadığını, zihniyet değişimi gerektirdiğini söyledi. Erdoğan bunun kolay olmadığını, ancak bu konuları aşmakta kararlı bir hükümetin bulunduğunu sözlerine ekledi.
Yabancı vergi konuştu
CEO'ların vergilendirmeler noktasında bazı temennileri olduğunu, kendilerinin de buna katıldığını dile getiren Erdoğan, özellikle şu anda kurumlar vergisi üzerinde arkadaşlarının çalıştığını söyledi. Yabancı yatırımcıların yerel ortak bulması konusuna da değinen Erdoğan, "İnanıyorum ki aradıkları vasıfta işini bilen, dünyaya açık olan ortaklar ülkemizde bulacaklardır. Türkiye'de mahcup da olmayacaklardır" şeklinde konuştu. Erdoğan, yabancı yatırımcıya önem verdiklerini de vurgulayarak, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Türkiye'de yönetim bir şeyin kararlılığı içindedir. O da dürüst bir anlayışla ülkemizde yatırım yapanlara karşı olan şükranıdır. Ülkemizde bu tür yatırımların olması bizim için bir teşekkür vesilesi olacaktır." Başbakan, yuvarlak masa toplantısının ardından katılan CEO'ların ellerini tek tek sıktı.
Başbakan Tayyip Erdoğan, konferansın açılışında yaptığı konuşmada ise iktidara geldikleri ilk günden itibaren içeride güven ve istikrarı kalıcı hale getirdiklerini, dışarıda da gece gündüz, uzak yakın demeden Türkiye'yi anlatmaya çalıştıklarını belirterek, "İşte ben pazarlama derken hep bunu konuştum, bunu anlattım" dedi.
Pazarlamaya cevap
Yabancı sermaye çekmek için ülke içindeki düzelmenin tek başına yeterli olmadığını söyleyen Erdoğan, "İyi bir pazarlama stratejisine, başarılı bir marka yönetimine ihtiyacınız olacaktır. Aksi takdirde, elinizdeki markanın sahip olduğu büyük potansiyelin değerini sizden başka kimse anlamaz. Siz yerinizde otururken, kimseden ekonomiden ulaştığınız başarıların da takdir edilmesini bekleyemezsiniz" dedi.
Başbakan Erdoğan, bunu Türkiye'de anlamayanlar bulunduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: "Ne yazık ki, ülkemizde de farklı olumsuz yaklaşımları hep görüyoruz. Çünkü hâlâ bunu anlamamakta direnenler var. Aşkla, şevkle, daha önemlisi bilimsel stratejik planlamayla elimizdeki metaı ki, bu içerideki tüm ekonomik imkân ve fırsatlarla birlikte topyekûn bir ülkenin imajıdır, bunu çok iyi pazarlamanız gerekir. Yabancı sermayenin yönünü ülkenize ancak bu şekilde çekebilirsiniz. Biz hükümet olarak ilk günden itibaren içeride güven ve istikrarı kalıcı hale getirerek, dışarıda da gece gündüz demeden Türkiye'yi anlatmaya çalışıyoruz. İşte ben pazarlama derken hep bunu konuştum. Ama bunu anlamayan ve anlamamakta direnenler var. Varsın olsun."
'Yarın çok geç kalacaklar'
Erdoğan, "Bunun içindir ki Türkiye, cazibe merkezi, yatırım ülkesi haline hamdolsun gelmiştir" diye konuştu. AB sürecinin doğrudan yabancı yatırımlar açısından önemine değinen Erdoğan, "Türkiye açısından bu süreci doğru analiz edemeyenler, Türkiye'nin hâlâ eski yerinde durduğunu sananlar, dünya ekonomisini, sermaye hareketlerini, eski ideolojik reflekslerle dar kalıplarla yorumlamaya çalışanlar, yarın çok geç kalmış olacaklardır" dedi. Konuşmasında "Bazı farklı sesler çıkabilir. Bunlar sizi yanıltmasın" diyen Erdoğan şöyle devam etti: "Her insan yeni gelişmelere aynı hızla intibak sağlayamaz. Ama hiç kimsenin şüphesi olmasın, geriden de gelseler onlar da bir gün mutlaka sizi anlayacak."
Yabancılara protesto
Yabancı yatırımcılara Türkiye'yi anlatmak için YASED'in düzenlediği 'Yabancı yatırımların yeni gözdesi: Fırsatlar ülkesi Türkiye' konulu konferans, bir grup tarafından protesto edildi.
Fotoğraf: hanife tatlI/aa



'Şartlar Türkiye lehine'
Telia Sonera İcra Kurulu Başkanı (CEO) Anders Igel, "Şartlar Türkiye'nin lehine ilerliyor. Türkiye adına iyi bir gelecek görüyorum" dedi. Igel, Telia Sonera olarak Turkcell'in istikrarlı ve uzun vadeli ortakları olduğunu vurgulayarak, "Turkcell'in iki güçlü ortağı var. Bunlardan biri Çukurova. Bizim de varlığımız, ortaklığımız sürecek" dedi. Çukurova Grubu ile Turkcell konusunda süren dava süreciyle ilgili yorum yapmak istemediğini belirten Igel, Turkcell'in bir kısım hissesine talip bulunan Rus Alfa Grubu ile olan ortaklıklarının da problemli olmadığını belirterek, bu yöndeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını kaydetti. "Turkcell hisselerinin satışıyla şirket Türklerin elinden gidiyor" eleştirilerine ilişkin soru üzerine Igel, şunları söyledi: "Başından bu yana çok teknoloji getirdik. Şu anda da perspektifimiz uluslararası alanda şirket için nelerin iyi olacağını araştırmaktır. Yoksa Türk ya da yabancı sahiplik, bunun çok önemi yok." Igel, Türkiye'nin yatırım için çok cazip bir ülke olduğunu ifade ederek, "Türkiye oldukça ilgi çekici bir dönemden geçti. AB üyelik müzakerelerinin başlamasıyla bence Türkiye için ilgi çekici bir gelecek oluştu. Biz de bu sürecin büyük destekçisiyiz" dedi.
Böyle güçlü ve iyi gelişen bir ülkeye öneri konusunda kendisinin yetersiz kalacağını dile getiren Igel, "Başladığınız ilerlemeye devam edin. Aynı şeyi yapın. Başka sihirli formül yok" dedi. Iger, konuşmasını şöyle bitirdi: "Başbakan Erdoğan'a soru sormak yerine biz yabancılar kendimize şu soruyu sorabiliriz: Biz sizler için Türkiye markasını daha çok tanıtmak ve AB'ye katılmanıza yardım için neler yapabiliriz?"


Sabancı: Promosyon ajansı kurulmalı
TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, yabancı sermaye yatırımlarının gelecekte Türkiye ekonomisi açısından önemli dış kaynak olma olasılığının yüksek olduğunu söyledi. Sabancı, "Türkiye'nin gelecek dönem ekonomik büyümesi açısından yabancı sermaye yatırımlarının en fazla çekileceği alanların belirlenerek, bu alanlarda aktif promosyon çalışması başlatılması son derece yerinde olacaktır" dedi.
Türkiye'nin aslında bir yatırım promosyon stratejisi bulunduğunu vurgulayan Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı 2001 yılında yaptıkları çalışma ile YASED'in modelinin örtüştüğünü belirterek, özel ve kamu sektörleri arasındaki mutabakatı destekleyebileceklerini açıkladı. YASED'in toplantısında bir konuşma yapan Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Ahmet Tıktık ise, Türkiye'de yabancılar aleyhine olan düzenlemelerin en kısa sürede değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) Bülend Özaydınlı, yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik Türkiye'de daha yapılması ve aşılması gereken hususlar bulunduğunu belirterek, "En büyük rakibimiz kayıt dışı ekonomi" dedi. Bülend Özaydınlı, sermayenin yerli-yabancı ayrımına karşı olduğunu dile getirip, "Sermayenin ne ırkı, ne dini, ne milliyeti var" dedi.
Güler Sabancı Başbakan'a seslendi
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Başbakan Erdoğan'a yüzde 5 büyümenin kendisine yetmediğini belirterek, "Türkiye daha fazla büyümeli, yüzde 7-8 büyümeli" dedi. Sabancı, yabancıların kendisine Türkiye'nin son dönemde gerçekleştirdiği ekonomik mucizesinin nasıl olduğunu sorduklarını belirterek, bunun bir mucize olmadığını, çok çalışıldığını, çok kötü günlerin görüldüğünü, ancak çok iyi günlere gidildiğini söyledi.
Güler Sabancı, "Önümüzü de görüyoruz, Sabancı Holding olarak 10-20 yıllık planlar yapmaya başladık. Japon ortaklarımız, uzun vadeli planlar yaptığında 'Türkiye'de bu olmaz' derdik" şeklinde konuştu.


Gözler Türkiye'de
Siyasi ikilemler istemeyiz
Dubai Bank İcra Kurulu Başkanı (CEO) Ziad Makkawi, "Türkiye'de borsa ve emlak açısından bizim için çok cazip fırsatlar sunuluyor. Fırsatları değerlendirip Türkiye'ye girmeyi düşünüyoruz" dedi. Makkawi, petrol fiyatındaki yüksek artışta oluşan birikimin, yatırım olarak başka ülkelere aktarıldığını kaydetti. Dubai şirketinin İstanbul'da yapacağı yatırıma işaret eden Makkawi, bu yatırım kararının dalgalanmalara neden olduğunu, demokratik bir ülke olan Türkiye'de sorgulamaların yapılabildiğini, gelecek yatırımcı açısından da yöneltilen soruların yanıtlanmasının önem taşıdığını söyledi. Makkawi, "Biz yatırım yapmak istediğimizde siyasi ikilem içinde kaybolmak istemeyiz. Böyle olursa diğer yatırımcıları da ürkütmüş olursunuz. Dünya çok büyük, Çin, Hindistan gibi ülkeler de yatırımı cezbediyor" dedi. Yatırım için en önemli unsurlardan birinin güvenlik olduğunu ifade eden Makkawi, bu konunun Türkiye'de çok şeffaf olduğunun söylenemeyeceğini savundu.
Stewart International Başkan Yardımcısı Tevfik Türel de, yabancıya mülk satışına ilişkin yasanın iptal edildiğini anımsatarak, satışın sona erdiği 26 Temmuz'dan bu yana yabancıya satış yapılamadığı için her gün 2.5 milyon dolar kaybedildiğini söyledi. Aareal Bank Türkiye Pazarı Başkan Yardımcısı Şenay Azak da, Türk pazarının güven verdiğini, Aareal Bank'ın ticari gayrimenkul kredisi alanında Türkiye'de 230 milyon avroluk portföyü bulunduğunu belirtti.
Turkcell olmadı, Telsim'le ilgiliyiz
Kuveyt Ulusal Bankası Başkanı İbrahim Dabdoub, Körfez ülkelerinde 150 milyar dolarlık gelir fazlası olacağını belirterek, "Bunu dışarıya aktarmaya çalışıyoruz" dedi.
Dabdoub, ilgilendikleri sektörlere ilişkin bir soruyu, "Telekom uzmanlık alanımız. Telsim ile ilgileniyoruz. Ancak Turkcell'e de baktık. Sayın Karamehmet ile üç ay önce bir araya geldim. Ama olmadı. Ayrıca perakendecilik ve finansal hizmetlerle ilgileniyoruz. Enerji uzmanlık alanımız olacak" diye yanıtladı. ODTÜ'de bir süre eğitim gördüğünü belirten Dabdoub, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerde petrol gelirinin 300 milyar doları aşacağını, bu ülkelerde 150 milyar dolar petrol geliri fazlası olacağını belirtti. Dabdoub, şöyle konuştu: "Zenginliğin artması nedeniyle, ekonomiler küçük olduğundan bu ülkelerde yerel borsalar çılgın noktaya geldi. Biz de frene basmak istiyoruz ve bunu mali makamlarla yapmaya çalışıyoruz." Dabdoub, 5 milyar dolarlık gayrimenkul yatırımı yapacak Dubai International Properties'e yönelik eleştirilerle ilgili, "Doğrudan yabancı yatırımlar için bir eleştiri olmamalı. Shaya Group, Starbucks yatırımını Türkiye'yi çok iyi incelememiş olsaydı yapmazdı" dedi. Dabdoub, Avrupa ve ABD'nin 11 Eylül olaylarından sonra Arap sermayesine sıcak bakmadığını belirterek, "Büyükannemizin adını vermeden hesap bile açmıyorlar. Türkiye'nin yakın oluşu, bizim ve Avrupa arasında yer alması, ortak dini ve tarihi paylaşması ilgimizi artırıyor" diye konuştu.
Tüp geçit kredisi AYB'den gelecek
Avrupa Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Wolfgang Roth, bölgesel gelişme üzerinde özenle durduklarını belirtirken, Türkiye'nin de ellerindeki rakamlara göre kendilerine güven verdiğini kaydetti. Roth, tüp geçit için 800 milyar euro, Şişecam'a da kamu garantisi istemeden 60 milyon euro ayırdıklarını belirterek, "Garanti istememek oluşmuş güvenin gösterilmesi açısından önemlidir" dedi. Anlaşma dün İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ile Roth tarafından imzalandı. AYB olarak Türkiye'ye gelecek doğrudan yabancı yatırım aksiyonunu destekleyeceğini kaydeden Roth, Türk bankalarıyla işbirliği içinde olduklarını, altı partner bankalarının olacağını ve yakında Türkiye'de yönetim merkezi açacaklarını ifade etti. AVEA Genel Müdürü Cahit Paksoy da Motorola'nın Türkiye'den ayrıldığı riskli bir dönemde yabancı ortakla 2.5 yıl önce piyasaya girdiklerini belirterek, şimdi bu ortaklığın kârlı bir şirket haline geldiğini kaydetti. Paksoy, 2.5 yıl önceki bu ortaklıkla 'yabancı sermayenin bu ülkeden gidişinde stop düğmesine bastıklarını' kaydetti.